Dosya 2014'e Damga Vuranlar 29 ARALIK 2014 / 10:58

Yeni nesil sanayi devrimi: 3 boyutlu yazıcılar

2014’e geldiğimizde, 3 boyutlu yazıcıların, atölye ve fabrikalardan çıkıp, evlere kadar girdiğini görebiliyoruz.

3 boyutlu yazıcılar daha çok oyuncak üretme ve benzeri işlevlerle benimsense de, bu sadece buz dağının görünen kısmını oluşturuyor. 2010 yılından bu yana yaygınlaşmaya başlayan ve kullanım alanını genişleten 3 boyutlu yazıcılar, ilk olarak 1984 yılında üretilmiştir. İlk 3 boyutlu yazıcı 1984 yılında Chuck Hull of 3D Systems firması tarafından geliştirilirken, maliyet sorunları nedeniyle uzun süre boyunca atıl bir proje olarak kalmıştı. 2014’e geldiğimizde ise, 3 boyutlu yazıcıların, atölye ve fabrikalardan çıkıp, evlere kadar girdiğini görebiliyoruz.

Neredeyse her sektörün faydalanabileceği bir cihaz olan 3 boyutlu yazıcılarla birlikte, oyuncak, yedek parça, kemik ve hatta silah üretmek bile mümkün hale geldi. Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde 3 boyutlu yazıcılar, şirketler ve bireyler tarafından hızla benimsenmeye başladı. Basit bir plastik oyuncaktan, bir insanın omurga kemiğine kadar geniş bir alanda üretim yapılabilen 3 boyutlu yazıcılar, gerektiğinde kendi parçalarını bile üretebiliyor. Sektörün geleceğini oluşturması beklenen sanayi ve sağlık sektörleri ise, 3 boyutlu yazıcı teknolojisinden en fazla faydalanan alanlar olarak dikkat çekiyor.

Dişçilik, mimarlık, havacılık, ayakkabı sanayi, mücevher, robot, heykel, aksesuar, müzik aletleri,  inşaat mühendisliği, uçak-otomotiv sanayi, tıp sektörü, kimyasal alan gibi birçok sektörde üretim teknolojisine devrim yaratması beklenen teknolojinin, özellikle yedek parça sektörünü baştan aşağı değiştirdiğini belirtmek gerek.

Araç ve gereçlerin yedek parçalarını bulmak her zaman kolay olmadığı gibi genellikle de yarattığı maddi külfet sebebiyle araç sahiplerinin başını epeyce ağrıtıyor. 3 boyutlu yazıcılar ile birlikte tamamen değişmeye başlayan bu süreç, yedek parça sektörünün yeniden şekillenmesine önemli rol oynamaya başladı. Klasik otomobillerden, matkap vidalarına kadar birçok farklı araç ve gerecin yedek parçasını evde bile üretmek mümkün hale geldi.

Arkeoloji ve mimari tasarımlar da 3 boyutlu yazıcıların sağladığı avantajlardan faydalanıyorlar. Dinozor fosilleri, insan iskeletleri ve tarih öncesi dönemlere ait bulguların eksik parçaları, 3 boyutlu yazıcılar sayesinde giderilebiliyor.

Mimari tasarımların ve tarihi eserlerin restorasyon çalışmalarında da etkin bir şekilde kullanılan 3 boyutlu yazıcılar, şehir dokusunun korunması adına büyük önem taşıyorlar. Geçtiğimiz yıl içerisinde Rodin’in heykellerinin bir bölümü analiz edilerek, eksik ya da hasar görmüş yanları 3 boyutlu yazıcılar tarafından üretilen malzemelerle giderilmesi bunun en güzel örneklerinden biri olarak göze çarpıyor.

Bireysel silahlanmanın yolunu açabilir

3 boyutlu yazıcılar, özellikle sanayi sektörüne gözle görülür birçok avantaj sunsa da, silah üreticilerinin de ufkunu oldukça geliştirdi. İnsanlar, oldukça ufak boyutlarda olan 3 boyutlu yazıcıları kullanarak silah üretmeye başlarken, bunun örneklerinden biri de Japonya’dan geldi. Teknoloji konusunda sınır tanımayan ülke, bu defa da 3 boyutlu yazıcılar ile üretilen tabanca ile gündeme gelirken, bu durum bireysel silahlanma konusunda endişe yarattı.

27 yaşındaki Yoshimoto Imura isimli üniversite çalışanı, elinin altında bulunan 3 boyutlu yazıcı ile ikisi öldürücü mühimmat ateşleyebilen beş adet tabanca üretti. Yaptığı ürünlerin yasal olup olmadığını bilmeden internete koyan şahıs, polisi hareket geçirdi ve Imura kısa sürede kıskıvrak yakalandı. Bir diğer örnek de ABD’den geliyor. Defense Distributed adlı kâr amacı gütmeyen grup, ürettiği 16 çeşit silahla, silah endüstrisine epeyce fikir veriyor. Grubun lideri 25 yaşındaki Cody Wilson, silahın taslağını eBay üzerinde satışa çıkartarak, bu teknolojiden herkesin faydalanmasını istiyor. Kendisini bir "kripto-anarşist" olarak tanımlayan Wilson, silahın taslağını internette yayımlama planlarının tamamen "özgürlükle" ilgili bir şey olduğunu vurguluyor.

Sağlık sektörü için umut ışığı

Sağlık sektörü belki de 3 boyutlu yazıcıların en fazla kullanılması gereken ve canlıların kaderini tamamen değiştirecek alan olarak dikkat çekiyor. 3 boyutlu yazıcıların kullanımı bu alanda çok fazla yaygınlaşmasa da daha şimdiden kafatası, gaga, doku ve aort kapakçığı gibi tıpta hayati önem taşıyan birçok alanda kullanılmaya başlandı.

Bu yılın başlarında Varşova Hayvanat Bahçesi’ndeki şanssız bir penguen, alt gagasını bir kavgada ya da düşme sonucunda yitirdi. Bu kaybın pengueni yemek yiyemez hâle getirmesinden ötürü, kuşun açlıktan ölebileceğine dair endişeler vardı. Ancak Polonyalı üç boyutlu yazıcı şirketi Omni3D pengueni kurtardı ve ölü bir penguenden yola çıkarak, naylon gibi maddelerle yeni bir gaga üretmek için devreye girdi.

Omni3D, penguen için en iyi hangi materyalin olacağını bilmeden, üç adet gaga ürettiler. Ancak gagaları üretmek iki haftalarını aldı. Şans eseri penguenin gagası yeniden çıkmaya başladı ve üretilen gagaya gerek kalmadı ama bu ilham verici deneme, üç boyutlu yazıcının tüm zamanların sınırlarının nasıl ötesine geçtiğini ve yeni fırsatlar açtığını gösterdi.

Bu konuda dikkat çekici bir örnek de Sudan’dan geliyor. Sudan’daki savaşlar sebebiyle yaralanan ve uzuvlarını yitiren çocuklar, sağlık sorunlarına yaratıcı ve teknolojik çözümler üreten Not Impossible Labs’ın  Kurucusu Mick Ebeling’in dikkatini çekti. Ebeling, uzuvlarını kaybeden çocuklara yardım etmek için iki 3 boyutlu yazıcı ve malzemeleri ile geçtiğimiz Kasım ayında Sudan’a gitti.

Mick Ebeling, savaş sonrası uzvu kesilmiş yaralılarla ilgilenen Doktor Tom Catena ile beraber, yerel hekimlere ve halka 3 boyutlu yazıcılar ve malzemeler vererek protez organların yapımını öğretti. Böylece bölgedeki diğer yaralılara da protez kol ile tedavi edilmesini sağladı.  Dünyanın birçok yerinde tedavi için sıkça kullanılmaya başlanan 3 boyutlu yazıcılar, Sudan’da da yaralı insanların ve çocukların tedavisinde hem daha ucuz hem daha pratik bir yol olarak görülüyor.
ETİKETLER : 1002