Dosya 2015 yılı teknoloji gündemi 05 OCAK 2015 / 09:39

4G’ye geçiş dönüşümü tetikleyecek

Telekomünikasyon sektörü, bir süredir istikrarlı bir büyüme çizgisini sürdürüyor. Bu pozitif görünüm aynı zamanda diğer sektörlerin ve genel olarak ülke ekonomisinin büyümesine önemli katkı sunuyor. Gerek BTK’nın 2014 yılı 3. çeyreğine ilişkin pazar verileri gerekse çeşitli kurumların bağımsız araştırmaları bunu gösterir nitelikte. BTK verilerine göre geniş bant internet abone sayısı geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 28,2 artışla 40 milyona yaklaştı. Emarketer araştırması ise internet kullanıcı sayısının 2015’te 45 milyona dayanacağını söylüyor. Buradaki gelişmeler hem bireylerin dünya ile bağlarının güçlenmesi hem de kurumların iş süreçlerinin dönüşümü açısından büyük önem taşıyor. İnternet altyapısında yoğun trafiği karşılayacak altyapı fiber olduğu için büyümede fiberin öncülük yapacağını söyleyebiliriz.

2015’te de etkinliğini sürdürecek mobilite, M2M, bulut bilişim ve büyük veri gibi trendlerin en önemli ortak özelliği, hepsinin daha fazla bağlantı ve daha fazla trafik anlamına gelmesi: bu nedenle de güçlü bir internet altyapısına, yani fibere ihtiyaç duyması.

Aynı zamanda 4G’ye geçiş de sektörde önemli bir dönüşüm yaratacak. Ericsson Türkiye’nin yaptığı bir araştırma, akıllı telefon kullanıcılarının en az yüzde 42’sinin halihazırda 4G abonesi olma konusunda istekli olduğunu gösteriyor. 4G’nin hayatımıza girmesiyle birlikte buluta yüklenen verilere mekan ve zamandan bağımsız olarak erişmek, böylece gerçek mobiliteyi yaşamak mümkün olacak.

Bu gelişmelere bağlı olarak gerek eğlence gerek iş konusunda müşterilerin beklentileri de sürekli yükseliyor. Bu nedenle sektörün sunacağı yeni ürün ve hizmetler, bulut bilişimin ve artan mobilitenin etkisiyle her zaman ve her yerde erişilebilir ve daha güvenli olma özelliklerine mutlaka sahip olmalı. 2015 yılını bu anlamda daha rekabetçi bir dönem olarak görebiliriz.

Evler ve şehirler akıllanıyor

M2M teknolojilerindeki hızlı yükselişle yakından bağlantılı olarak, 2015 yılında evleri ve şehirleri giderek daha akıllı hale getirecek uygulamalarda bir artış beklenebilir. McAfee’nin Safeguarding 2025 araştırmasına göre tüketiciler önümüzdeki 10 yılda teknoloji ve cihazların etkili bir şekilde evlerini yönetebileceğine inanıyor. Yüzde 56’lık bir kesim, 11 yıl içerisinde kendileriyle konuşan ya da okuyan akıllı bir ev sahibi olabileceğini düşünüyor. Dünyada internete bağlı cihaz sayısının insan nüfusunu geçtiği 2008 yılı, M2M teknolojisinde önemli bir dönüm noktasıydı. Cisco, 2020 yılına gelindiğinde internete bağlı cihazların sayısının 50 milyar olacağını öngörüyor. Bu durumda 2015 yılı içerisinde bu gelişmeyi besleyecek teknolojilerin ve cihazların hayatımızdaki rolünün artacağını söyleyebiliriz.

Ülkelerin büyümesinde teknolojik altyapının öneminin herkes farkında. Bu alanda yatırımları teşvik eden bir yaklaşım çok önemli. Bugün özellikle ABD ve Uzakdoğu ülkeleri bu konuda hızlı adımlar atıyor ve giderek öne geçiyorlar. Türkiye’nin de bu yarışta geriye düşmemesi için kamu, özel sektör, sivil toplum, üniversiteler, vatandaşlar olarak ortak bir vizyonla hareket etmemiz çok önemli.

Türkiye’nin Balkan ülkelerine oranla en önemli avantajı kendi içindeki 40 milyona yakın internet kullanıcısının yarattığı bir trafiğinin olması. Ancak buna güvenmeyerek hızlı davranılması, Türkiye’de içerik yaratılması, içeriğin dağıtılması ve internete bilgiyi gönderen veri merkezlerinin açılması konularında mali ve kanuni gerekli adımların atılması gerekiyor.

İstanbul dijital başkent haline gelebilir

Batıda internet bir doygunluğa ulaştığı için hızlı büyümüyor. Ancak özellikle Türkiye’nin güneyinde bulunan ülkeler ve Kafkasya coğrafyası en yüksek büyüme potansiyeline sahip. Bölgede yaşanan kompleks jeopolitik sıkıntıların ortadan kalkmasıyla Türkiye için büyük bir gelir kapısı yaratılacağını, İpek Yolu’nun dijital olarak hayata geçirilebileceği söylenebilir.

İstanbul’un internet ağlarının merkezi haline getirilmesi, Türkiye’nin 2023 vizyonu ile de uyumlu bir hedef olarak ortaya çıkıyor. 2023 yılında 14 milyon haneye 1000 Mbps hızında internet sağlanması için Türkiye’nin iç pazarın yanı sıra dış pazarların da ürün ve hizmet ihtiyacına cevap verebilir bir noktaya ulaşması gerekiyor.

Türkiye’nin bu anlamda atacağı adımlar İstanbul’u gerçekten bir dijital başkent haline getirebilir. Teknolojisi, kalifiye insan kaynakları, coğrafi konumu ile dünya internet ağlarının kesişim noktası olma potansiyeline en üst düzeyde sahip bulunan İstanbul, önümüzdeki dönemde büyük uluslararası oyuncuları Türkiye’ye çekecek düzenlemelerin de hayata geçirilmesiyle parlayan bir yıldız olarak öne çıkma potansiyeli taşıyor.

Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan
ETİKETLER : 1003