Dosya Ağ Yönetimi ve Güvenlik 21 EKİM 2013 / 08:27

Ağ yönetimi ve güvenlik yatırımları artık kaçınılmaz

Mobil cihazların da dâhil olmasıyla birlikte ağ üzerindeki cihazlar ve bunların güvenliğinin sağlanması için yatırım yapılması gerekiyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ağ yönetimi ve güvenlik önem kazanıyor. Şirketler ağlarında bulunan son kullanıcı cihazlarını, altyapı cihazlarını, ağ trafiğini açıkçası ağ üzerindeki her şeyi yönetmek ve izlemek istiyor. Diğer taraftan da bu cihazların ve hassas bilgilerin güvenliğini sağlamak hedefleniyor. Dolayısıyla ağ yönetimi ve güvenlik için yatırım yapılması, bu yatırımların süreklilik arz etmesi gerekiyor. Yaşayan bir yapıya sahip olmak şirketlerin işlerini kolaylaştırıyor.
Aruba Networks Sistem Mühendisleri Takım Lideri Oğuzhan Eren, mobilite kavramının günlük çalışma hayatına en önemli yansımalarından birisinin kablosuz ağ altyapıları olduğunu vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: “Kablosuz ağ altyapıları artık daha profesyonel bir şekilde idare ediliyor. Şirketlerin kullanıcılarına sundukları en önemli ve en göz önünde olan hizmetlerden birisi haline geldi. Kurumlar çalışanlarına ilk temas ettikleri nokta olan kablosuz ağ altyapılarına daha çok önem vermeye ve hem güvenlik anlamında hem de ağ yönetimi anlamında yatırım yapmaya devam ediyorlar. Şirketler hem altyapı performanslarını hem de çalışanlarının verimliliğini artırabilmek için adeta bir motorun tüm iç aksamını motor çalışırken görülebilen sistemlere yatırım yapmalılar. Bu sayede şirket ve çalışan arasındaki en temel bilişim köprüsü olan kablosuz ağ altyapısının doğru ve performanslı çalışması sağlanabilir.“
Mobil cihaz yönetimi ön plana çıkıyor
Bimsa Sistem Mühendisi Erçin Dinçer ise mevcut sistem ve uygulamaların mobil platforma uyumluluğuna dikkat çekiyor: “Şirketlerin Mobil Cihaz Yönetim (MDM - Mobile Device Management) sistemlerini kendi yapıları için incelemelerinde fayda olduğunu düşünüyorum”.
Biznet Bilişim Genel Müdür Yardımcısı Onur Arıkan ise VPN ile şirket ağına erişimin önem taşıdığını vurguluyor: “Bir dizüstü bilgisayardan VPN ile kurum ağına erişmek çok tanımlı bir süreçken, bir cep telefonu ya da tablet bilgisayardan VPN erişimini uygulama bazlı sınırlamak önem kazanacak. Özetle BYOD altyapısını oluştururken bilginin hem sabit durumdaki hem de hareket halindeki güvenliğine dikkat etmek gerekecek. Bununla birlikte çalışanların mobil cihazlarına kurulacak olan ajanların, çalışanlar üzerinde olumsuz bir etki yaratmaması için, konuyla ilgili bilgilendirmelerin zamanında ve doğru şekilde yapılması uygun olacaktır.”
Dataserv Bilgi Güvenliği Satış Müdürü Erdem Mengeş mobil cihaz yönetim çözümlerinin önem taşıdığı görüşüne sahip: “Kurumlar mobil cihazları da kapsayacak şekilde ağ erişim kontrolü (NAC) çözümlerini planlayarak hayata geçirmeli ve mobil cihazların merkezi yönetimini sağlayan mobil cihaz yönetim çözümlerini kullanmalı. Mobil cihaz yönetim çözümleri sayesinde kurumsal ve bireysel mobil cihazların politika, güvenlik yönetimi ile içerik yönetimi kolaylıkla merkezi olarak yapılabilir.”
Son yıllarda yapılan araştırmalarda özellikle cep telefonu ve tabletlerin şirketler açısından çok önemli bir tehdit olduğu ortaya çıktı. Örneğin Frost & Sullivan tarafından hazırlanan “The 2013 (ISC)2 Global Information Security Workforce Study” başlıklı raporda 12 ana tehdit bulunuyor ve mobil cihazlar listede 3. sırada yer alıyor. KoçSistem İletişim Teknolojileri ve BT Güvenlik Grup Yöneticisi Orhan Düz, BYOD kapsamında yer alan cihazlar için özellikle güvenlik politikaları oluşturulması ve uygulanmasının büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Düz, 2013 yılında mobil cihazlarla ilgili kullanılan güvenlik çözümlerini önem sırasına göre şu şekilde sıralandırıyor: “Bu çözümlerin en önemlileri arasında şifreleme, uzaktan erişim (VPN), mobil cihaz yönetimi yer alıyor. Kurumların da özellikle bu alana yatırımlar yapması bekleniyor. Mobil ortamlarda bulut bilişim temelli uygulamalar öne çıkıyor. Mobilitenin yaygınlaşması ile kablosuz ağ altyapılarının yüksek hızda ve kararlı yapılarda olmasına yönelik yatırımlar kaçınılmaz olacak. NAC, MDM, Günlük Yönetimi yatırımları da odaklanılması gereken çözümler arasında yer alacak.”
Neteks Teknik Müdürü Sinan Yılmaz da mobil cihaz yönetimine dikkat çekerken şirket verimliliği için bilgi sistemlerinin bir arada toplanması ve sanallaştırılmasının önem taşıdığının altını çiziyor: “Çalışan verimliliği adına her noktadan erişilen ve her tür cihaz ile çalışma imkânı veren BYOD kavramı uygulanabilir. Buna ek olarak masaüstü sistemlerin ve uygulamaların sanallaştırılması ile çalışan verimliliği en üst noktaya taşınırken, şirket tarafından çalışan cihazlarına yapılacak yatırım asgari düzeye çekilerek tasarruf sağlanabilir.”
ZyXEL Türkiye Kurumsal Çözümler Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Ömer Faruk Erünsal, “Mobil internet çağı” olarak tanımlanabilen bir döneme tanıklık ettiğimizi ve iş yerlerinde akıllı telefon, tablet ve dizüstü bilgisayar kullanımının giderek arttığını belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu durum, işletmelerin BT kaynaklarını daha iyi yönetmelerini zorunlu kılıyor. Analistler, 2014 yılına kadar kurumsal ağlarda 1,9 milyar cihazın Wi-Fi ile internete bağlı olacağını öngörüyorlar. Mobilite eğilimi, iş süreçlerinde kısa zamanda olumlu bir etki sağlıyor, dolayısıyla mobil uygulamalar çalışanların üretkenliklerini ve motivasyonlarını artırıyor. Teknoloji yatırımlarını zamanında yapamayan kurumlar, rekabet güçlerini kaybedeceklerdir. Sonuç olarak, bu çağın gerisinde kalmak istemeyen şirketler; sağlam ve güvenli bir altyapıya, inovasyona, verimliliği en üst, maliyeti en alt seviyede olan, rekabet üstünlüğü sağlayan ürün ve çözümlere yoğunlaşmalılar.”

MOBİLİTE ÜÇ TEMEL KRİTERE DAYANIYOR

Mobilite, değişen ve gelişen iş dünyasının olmazsa olmazı haline geldi. BT üreticileri genel itibariyle mobiliteyi “herhangi bir yer” , “herhangi bir zaman”, “herhangi bir cihaz” gibi üç temel kritere dayandırarak müşterilerine sınırsız erişim olanağını sağlamayı hedefliyorlar. Kurumlar ise çalışan verimliliğini artırabilmek ve çalışanlarına mobilite sağlamak adına bu üç kriterin çalışanlara sağlanması üzerine yoğunlaşıyorlar. Çalışanların ekseriyetle mobil cihazlar kullanması, bu cihazlar ile herhangi bir noktadan şirketteki bir kaynağa güvenli bir şekilde erişebilmesi, zamandan mekândan bağımsız çevrimiçi toplantılar yapabilmesi, bulut üzerinde çalışma alanları oluşturulması ve bu özelliklerin tümünün birden fazla cihaz ve işletim sistemi üzerinde sağlanması mobilite uygulamalarının yeni dönemdeki temellerini oluşturuyor. Bu temeller ise ortaya, erişilebilirliği en yüksek seviyede, bilgi güvenliğinin ise karmaşık bir noktada durduğu durumu meydana getiriyor. Tam bu noktada ise BYOD çözümleri, bu karmaşıklığa çözüm getiriyor. Kurumların önümüzdeki dönemde ağlarını BYOD’ye hazır bir hale getirmeleri için yatırım yapmaları da kaçınılmaz hale geliyor.
ETİKETLER : Sayı:942