Dosya Ağ Yönetimi ve Güvenlik 24 ŞUBAT 2014 / 08:25

SDN ile gelen sadelik

Eğilimlere göre yeniden şekillenen ağ dünyası, yazılım tanımlı ağlarla birlikte ‘oyunun’ yeniden başlamasına sebep oluyor. Karmaşanın sadeliğe dönüşmesinin anahtarı olarak SDN görülüyor.

Son zamanlarda bireylerin artan cihazlar karşısında ne yapacağını bilemediği gözlemleniyor. Deloitte’un 2013 yılı sonu raporunda yer alan verilere göre, Türkiye’de kişi başına 5,4 taşınabilir cihaz düşüyor. Akıllı telefonlar ve tabletlerin yaygınlaşması, her birinden birden fazla kullanılmaya başlanması sıradan bir hal alıyor. Bireysel cihazlarımızı iş hayatından ayıramazken, iş hayatı için kullandığımız cihazları da günlük hayatımızın içine sokuyoruz. Bu karmaşayı bireyleri kendi düzenleyemezken, günümüz BT yöneticilerinden istenense en karmaşık yapıdan en uygun çözümü çıkarmaları. Son dönemin popüler kavramlarından biri haline gelen yazılım tanımlı ağlar (SDN) BT yöneticilerinin karmaşık yapılardan kurtulmaları için bir çözüme dönüşecek gibi duruyor.
Avaya Sistem Mühendisi Nail Yavuz’a göre, yazılım tanımlı ağların neleri değiştireceğini öngörebilmek için öncelikle SDN ile nelerin hedeflendiğini irdelemekte fayda var. Günümüzde ağ teknolojileri ile ilgili karmaşık, birbiri içine geçmiş bir sürü protokol kümesi bulunduğuna değinen Nail Yavuz, “Her yeni protokol bir şeyleri çözerken, aslında bir yandan da daha karmaşık, yönetilmesi daha zor ağ yapıları oluşmasına neden oluyor. SDN’in öncelikli hedefi ağlarda bu karmaşanın önüne geçerek, daha basit, daha kolay yönetilebilir yeni nesil ağ yapılarının oluşturulabilmesine imkan sağlamak. Böylelikle kurumlar kendi durumlarına ve ihtiyaçlarına göre ağlarında kendilerine özgü uyarlamalar yapabilecekler” dedi.
Nail Yavuz, SDN ile sade bir yapı dışında hedeflenenleri de şu şekilde sıraladı:
• Ağ yapılarını marka bağımsız hale getirebilmek. Ağ mimarilerini oluştururken, markaların ürün ve çözüm yol haritaları ile yönlendirmelerine bağlı kalmaksızın çözümler oluşturabileceğiz.
• Uygulama temelli ağlara (Application Driven Networking) olanak sağlaması.
• Sanal sunucu ve uygulama hareketliğine (virtual machine mobility) uyum,
• Bireylerin kişisel cihazları (PC, tablet, akıllı telefon) ile kurumsal kaynaklara güvenli ulaşımı sağlayan BYOD teknolojisi ile uyum sağlaması.
• Bulut servislerinin kolaylıkla ve hızlıca devreye alınmasına olanak sağlayan çok kullanıcılı yapılar oluşturulabilmesi.
Nail Yavuz sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bu hedeflere ulaşıldığında fiziksel ve sanal servislerin çok daha hızlı devreye alındığı, kurulması ve işletilmesi çok daha basit, marka bağımlılığı olabildiğince azalmış, ölçeklenebilir, kurumların kendi ağları üzerinde kendi ihtiyaçlarına göre daha kolay uyarlamalar gerçekleştirebilecekleri ağ yapılarına sahip olabileceğiz. Bu sektör için yeni fırsatları ve zorlukları beraberinde getirecektir. Bunu bir fırsat olarak görüp, gerekli yatırımı yapan markaların rekabette bir adım öne çıkacaklarını söyleyebiliriz.”

Yazılım tanımlı ağların yükselişi ile birlikte ağ donanımlarının fonksiyonel olarak işlevlerinin ve orantılı olarak maliyetlerinin azalarak yönetim katmanında yer alan uygulamaların yaygınlaşmasının öngörülerden yalnızca biri olduğuna değinen ZyXEL Kurumsal Çözümler Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Ömer Faruk Erünsal, “Yazılım tanımlı ağların sanallaştırma uygulamaları üzerinde büyük bir etki yaratması da bekleniyor. Ayrıca bulut tabanlı bir ağ üzerinde yüksek boyutta veriyi hızlı ve etkin bir şekilde taşımak üzere yazılım tanımlı ağların etkin şekilde kullanılması söz konusu” şeklinde konuştu.
Geleneksel ağ sistemleri sanallaştırmaya uyum sağlamadı
Sunucu sanallaştırmanın devreye girişinin, son on yıl içinde kurumsal BT altyapılarında gerçek bir devrime neden olduğunu belirten Dell Türkiye Çözüm Grubu Direktörü Didem Duru, “Sanallaştırma, sunucu altyapısı esas alınarak kurulmuş olan tüm operasyonel modeli öyle derinden değiştirdi ki kurumsal BT’nin tümüyle yeniden tasarlanmasına yol açtı” dedi. Duru’ya göre, sanallaştırmanın sağladığı güç sayesinde yeni bir sunucunun devreye alınması bir düğmeye basmak kadar basitleşti. Ancak bu dönüşüme geleneksel ağ çözümlerinin yeterince uyum sağlayamadığını dile getiren Duru, “Geleneksel ağ çözümleri, uygulama ekosistemlerinin ortaya çıkmasını engelleyen, yüksek düzeyde otomasyona ve uygulama bütünleştirmesine imkan vermeyen geliştirme metodolojileri kullanılarak oluşturuldu. Yeni bir tür ağ sanallaştırması sunan SDN, böylece kurumsal veri merkezlerine düşük maliyetli, her şeyin dahil olduğu özel bulut çözümleri sağlama yolunda bulmacanın son parçasını da tamamlıyor” ifadelerini kullandı.
“SDN ağ sanallaştırmasıdır”
“Uygulamalar sanallaştırma sayesinde büyük inovasyonlar gerçekleştirirken, ağ hala donanıma bağımlı halde” diyerek sözlerine başlayan Surgate Labs CTO’su İsmail Yenigül, SDN için ağ sanallaştırması tanımı yapılabileceğini belirtti. SDN ile şimdiye kadar uygulanan tüm ağ süreçleri bir anlamda geçersiz kaldığını vurgulayan Yenigül, “Bu yüzden sektörde ağ ürünlerini konumlandırma yöntemleri değişecektir. SDN ile birlikte daha büyük bulut altyapıları kurulabilecek, farklı bulut servislerin ortak bir ağdan sunulma imkanları artacak” dedi.
SDN ile maliyetler azalacak
SDN’in kurumların ağ yönetimine dair sabit ve operasyonel maliyetlerinin azalmasında önemli bir rol oynayacağını belirten DevoTeam Sistem Destek Uzmanı Rıza Utku Batıralp, “SDN, kurumların bilgisayar ağlarını uçlarda daha basit ve standart cihazları kullanıp bu cihazların üzerinde akacak olan veri trafiğinin yönetimini de merkezi olarak yapabilmelerini sağlayacak” dedi.
Prolink Sistem Mühendisi Ali Eskiocak’a göre, yazılım tanımlı ağlar ile birlikte daha merkezi, değişikliklere karşı daha otomatize ve dinamik cevap verebilen yapılar ortaya çıkıyor. Bu sayede de ağda yönetim kolaylığı, operasyonel maliyet, yeni uygulamaların bütünleştirme rahatlığı, enerji ve zaman kazanımı gibi birçok fayda sağlanıyor.
Kavi Ağ Teknolojileri Ürün Müdürü Osman Karan’a göre, yazılım tanımlı ağları tek bir cümleyle dinamik, yönetilebilen, maliyet etkisini azaltan ve uyum sağlayan yapılar olarak tanımlamak mümkün. Doğrudan programlanabilen ve merkezileştirilmiş yönetim ağ sistemleri ile bütünleşen yazılım tabanlı ağlar yönetim ve yapılandırmalarda ciddi farklar yaratacağını ifade eden Karan, “SDN tanımlamaları, üretici şirketlerin özelleştirdiği cihazlar ve protokoller yerine ağ tasarım ve operasyonunu basit bir hale getirecektir” dedi.
2016’da yatırımların yüzde 35’i SDN olacak
“Bulut bilişim, BYOD, mobil gibi uygulamalar hızlı bir şekilde gelişip değiştiği için günümüzde sanallaştırma teknolojilerinin sunucu ve işletim sistemlerine getirdiği esnekliğin iletişim teknolojilerinde de kullanılması ihtiyacı ortaya çıktı” diyerek sözlerine başlayan KoçSistem İletişim Teknolojileri ve BT Güvenlik Yönetilen Hizmetler Grup Yöneticisi Fatma Hacıoğlu Doğar, SDN ile ağların hızla devreye alınmasını sağlamakla birlikte şu faydaları sağlayacağını ifade etti:
“Bu uygulamaların gerektirdiği hızlı devreye alma dışında kolay yönetilebilme ve sorunları hızlı olarak çözebilme noktalarında da mevcut çözümler yetersiz kalmaktadır. Ağ mühendisleri ve yöneticilerinin değişen iş ihtiyaçları açısından, yazılım çözümlerini, donanım tabanlı sağlanan çözümlere göre çok daha hızlı ve esnek olarak devreye alınabildiği için tercih edilebilmektedir.”
Veri merkezlerinin 2016 yılında Ethernet teknolojileri tercihlerinin yüzde 35’inin SDN olmasının beklendiğine dikkat çeken Doğar, “Yazılım olarak çözümler geliştirilebileceği için çok daha küçük şirketler çözümlerini oluşturup farklı üreticilerin cihazları üzerinde çalıştırabilme olanağına kavuşacaklardır. Bu durumun, çözüm çeşitliliğini artırması ve maliyetleri hızla aşağıya çekmesi beklenmektedir” görüşlerini paylaştı.

Yazılım tanımlı altyapılar (SDI) benimseniyor

Sanallaştırmanın büyümesinin, bulutun yükselişinin ve operasyonel, iş çevikliği ihtiyaçlarının, işletmeleri yazılım tanımlı altyapılarını (SDI) benimsemeye ittiğini ifade eden IBM Türk Güvenlik Ürünleri Satış Müdürü Pelin Konakçı, “SDN ihtiyacının artmasında pek çok faktör etkili olduysa da bulut bilişimin popülerleşmesi en etkili sebeplerden bir tanedir. Kamu ve özel buluttaki büyüme, BT’nin tüketiciye uyarlanması, kendi cihazını getir gibi yaklaşımlar bu yükselişte etkili olan olgulardır. Tüm bu eğilimlerin bir araya gelmesiyle dinamik ve büyüyen mobil uygulamalarını destekleyecek ağ çevikliği gereksinimi oluşmuştur” şeklinde konuştu.

SDN oyunu yeniden başlatacak

SDN’in faydasını “Asıl işi tek bir merkez yaptıktan sonra geri kalan ekipmanların basitleştirilip bu sayede de ucuzlaştırılabilmesi” şeklinde özetleyen Merit Network Servisleri Teknik Müdürü Onur Paşaoğlu, şu şekilde devam etti:
“Ağ cihazları üzerinde daha hızlı bir performans elde etmek mümkün olabilecek. SDN sektörde rekabeti yeni bir boyuta taşıyarak, tabir yerindeyse ‘oyunu tekrar başlatacak’. Bu sayede üreticiler bazında sıralamalar değişebilir, yeni üreticiler bile pazara üst sıralardan girebilirler. Özellikle veri merkezlerinde yoğun olarak kullanılan SDN yakın gelecekte olmasa da 20-25 sene içerisinde tüm ağ teknolojilerinin SDN’e dönebileceği otoriteler tarafından öngörülüyor.”

Maliyetler azalacak

İnnova Teknoloji Çözümleri Grup Yöneticisi Ersel Karşal şu şekilde konuştu:
“Sanallaşmanın yaygınlaştığı günümüzde SDN, bir yandan ağ yöneticilerinin üzerindeki yükü azaltırken, diğer yandan kaliteli servis ve daha düşük maliyet gibi özelliklerle ağa bakış açısını değiştirecek ve altyapının hizmet kalitesindeki önemini göz önüne getirecektir. SDN çözümlerinin ağ teknolojileri pazarını hareketlendireceğini ve operasyon maliyetlerini önemli ölçüde azaltacağını öngörüyoruz.”

En fazla katkı güvenliğe olacak

Labris Genel Müdür Yardımcısı Baran Erdoğan’a göre, SDN tabanlı çözümler güvenlik anlamında ağa çok fazla katkı getirecek. Edoğan, “Ağlara hakim olmak için geçmişte ortaya çıkan ve çoğunlukla üretici kilitli çözümlerin SDN ile beraber daha merkez yönetilebilir ve heterojen ortamları destekler hale gelebileceğini öngörebiliriz” dedi.
ETİKETLER : Sayı:960