Dosya Akıllı Şehirler 23 MART 2015 / 09:21

AKILLI ŞEHİRLERE GİDEN YOLLAR VE STANDARTLAR

Çok iyi bildiğiniz gibi Akıllı Şehirler, bilgi ve iletişim teknolojilerinin geliştirildiği ve ticarileştirildiği iş ve yaşam bölgeleridir. Ancak, sadece bu ölçekte düşünmek asıl amaç olan ‘uygar bir yaşam ortamı sağlamak’ olan ana hedefi ıskalamak anlamına gelecektir.

K. İhsan Mutlu

Çünkü  “Akıllı Şehirler çalışmaları” özünde, organize sanayi bölgelerinden ve teknokentlerden farklı olarak ‘sürdürülebilir bir yaşam’ kavramını da barındırmaktadır.  Bu ana hedefe uygun olarak adımlar atan çalışmalar yürüten şehirler; sanayi, üniversite, devlet ve finansal kurumlarla işbirliğini daha kolay yürütebilmekte ve etkin olabilmektedir.

Akıllı Şehir kavramı, gelişmiş şehirlerden farklı olarak Bilişim Teknolojileri (BT) ile sosyal ve çevresel varlıkları göz önüne çıkararak ‘rekabet gücü yüksek’ stratejisine geçmek anlamına gelmektedir. Geçtiğimiz yıllarda 6 boyutta değerlendirilmekte olan Akıllı Şehir anlayışı (akıllı ekonomi, mobilite, çevre, insan, yaşam, yönetim ve denetim) geçtiğimiz yıl yerini “Toplumun Sürdürelebilir Kalkınması; Şehir Hizmetleri ve Yaşam Kalitesi için göstergeler” başlığını taşıyan ISO37120 standardına bıraktı. Yeni göstergeleri oluşturan temalar geçen yazımda da özetlediğim gibi; Ekonomi, Eğitim, Enerji, Çevre, Finans, Acil Çağrı Cevaplama, Yönetişim, Sağlık, Nefes alınacak alanlar yaratma, Barındırma, Katı Atıklar, Telekomünikasyon ve Yenileşim, Ulaşım, Kentsel Planlama, Atık Su, Su ve Temizlik başlıklarını taşıyor. Görüldüğü gibi, omurgası ortak çalışmalarla oluşturulan bir standart üzerinden gidildiğinde çok büyük bir hızla gelişme sağlanıyor ve başlıkta belirtildiği gibi yollar aydınlanıyor.

Peki, şehirler ISO37120 standardını nasıl kullanacak?

  1. Hizmet performansını ve yaşam kalitesini değerlendirerek,

  2. Şehir bütçesine öncelik vererek,

  3. İşletim şeffaflığını artırarak,

  4. Bölgesel ve küresel kıyaslamalara/örneklemelere önem vererek,

  5. Açık veri ve uygulamalarına destek vererek,

  6. Altyapı yatırımlarında kamu ve özel finansman için kaldıraç sağlayarak...


Yukarıda özetlenen tabloya baktığınızda, söz konusu standartın niçin önemli olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şöyle ki;

  • Etkili Şehir Yönetimi ve Performans Ölçümü sağlanmaktadır.

  • Sivil Toplumla Devlet arasındaki boşluğu kapatmak için  köprü oluşturup şeffaflık oluşturulmaktadır.

  • Şehir Yönetim Kılavuzu oluşturulup Sürdürelebilir Planlama yapılmaktadır.

  • Yerel ve küresel  olarak şehirler arasında öğrenim kolaylaştırılmaktadır.

  • Böylelikle daha ilkesel politika geliştirmek üzere karşılaştırmalı analizler yapılabilmektedir.

  • 3.Taraflarca doğrulanmış Açık Veri kullanımı sağlanmaktadır.


Standart üzerinden yürünecek bu aydınlık yoldan kimler yararlanacak? sorusuna cevap olarak her kente uygulanabilir olması sebebiyle; belediyeler, yerel devlet kurumları denilebilir. Bu imkan, belediye başkanları, şehir yöneticileri, planlamacılar, politikacılar, araştırmacılar, iş dünyasının liderleri, tasarımcılar, diğer profesyonel yöneticiler ve vatandaşlar için önemli bir araç oluşturmaktadır.

Söz konusu standardın hayata geçirilmesiyle işin bittiğini düşünmek büyük bir emekle sürdürülmekte olan çalışmalara haksızlık olacaktır. Çünkü, şimdi sıra “Sürdürülebilir Kalkınma ve Esneklik için Şehir Göstergeleri”ni oluşturma aşamasına gelmiştir (ISO37121 ++).  Bu çalışmanın alt başlıkları sırasıyla;

  1. Acil Durum Hazırlıkları,

  2. Yağış ve fırtına dalgalanmalarında değişiklikler,

  3. Biyolojik çeşitlilik Korunması,

  4. Alternatif Enerji,

  5. Risk Değerlendirmeleri,

  6. Altyapıda Esneklik,

  7. Akıllı Şebekeler (Smart Grid),

  8. Ekonomide Esneklik,

  9. Politikada Esneklik,

  10. Yürüyerek ulaşabilirlik ve Erişebilirlik,

  11. Toplu Taşıma ve Hareketlilik,

  12. Su ve Atık Yönetimi,

  13. Doğaya saygılı binalar(Green Buildings),


şeklinde oluşturulmuş ve Akıllı Şehir grup çalışmalarıyla sürdürülmektedir.  The World Council on City Data (WCCD) vakfı tarafından tüm dünyada sürdürülmekte olan bu çalışmalara dahil olan şehirler; Amman, Buenos Aires, Barcelona, Bogota, Dubai, Guadalajara, Haiphong, Helsinki, Johannesburg, London, Makati, Minna, Mekke, Rotterdam, Sao Paulo, Shanghai ve Toronto’dur. Şehirler arasında yaratıcı bir öğrenme ortaklığı, uluslararası örgütler, kurumsal ortaklar, ve daha fazla akademik yenileşim, alternatif gelecekler imgeleme, daha iyi ve daha yaşanabilir şehirler inşa etmek  için WCDD küresel merkez haline geldi.

Bir de geçen yıl ‘Akıllı Şehirler’ konusunda önemli çalışmalara imza atan Eve Kadar Fiber Konseyi (FTTH Council) içinde yer alan SmartCitiesGroup var. Bu grup, 10-12 Şubat arasında Varşova’da yapılacak olan toplantı ve çalıştaylarda üye ve katılımcılara önemli sunumlar hazırladı. Bu sunumlardan önemli bir özeti sizlerle paylaşmak üzere çalışmalarımı sürdüreceğim. İnanıyorum ki konuya ilgi duyanlar mutlu olacaktır.

WCCD Foundation tarafından çizilmiş olan bu gelecek tablosunda ülkemizden herhangi bir şehrin yer almaması bana epeyce düşündürücü geldi. Ayrıca liste gözden geçirildiğinde yaşadığımız tüm olumsuz olayların neredeyse tamamına karşı yapılacak çalışmalar, söz konusu standartta yer alıyor. Ağırlıklı olarak yerel yönetimlerin bundan böyle standartlara saygılı bir tutumla alacakları kararlar her tür yalnızlığı, kenarda bırakılmışlığı ortadan kaldırıp çok önemli adımların atılmasını sağlayabilir.

Değerli okurlar, konu üzerinde çalışan akademisyenler, yöneticiler bu durum karşısında bize özgü bir tabirle ‘enseyi karartmamalı!’. Yapılacak çok şey, yürünecek çok yol var. Daha kaliteli ve her bireye kolayca uzanan bir eğitim politikasıyla geleceğin “Akıllı Şehir” mimarlarını, mühendislerini, uzman ve yöneticilerini yetiştirmeliyiz. Evet, enseyi karartmamalıyız ama kısacık ömrümüzü de yollarda heba etmemeliyiz değil mi? Daha güzel günlerde yaşayabilmek için daha çok çalışmalı ve hem insana hem de çevremize  saygılı olmalıyız.

ihsan.mutlu@botmas.com.tr

 

 
ETİKETLER : 1014