Dosya Akıllı Şehirler 23 MART 2015 / 09:20

BÜTÜNCÜL BİR YOL HARİTASI BELİRLENMELİ

‘Akıllı Şehir’ kavramını; içinde yaşamını sürdüren insanların ihtiyaçlarının düşünülerek yaşam kalitesinin bilgi ve iletişim teknolojilerinden faydalanılarak planlandığı yaşam alanı olarak açıklayabiliriz. Gelişmiş toplumlarda kentleşme ve şehirleşme oranları gün geçtikçe artıyor. Öyle ki, tarımla uğraşmayı ve kırsal kesimde yaşamayı seçen insanların yaşadıkları yerleşim alanlarında dahi, ‘kentleşme’ ve ‘şehirleşme’ kavramlarının kapsamında kalabilecek talepler ve ihtiyaçlar da oluşmakta. Ancak genel anlamda göç gibi önemli bir parametre nedeniyle şehirlerde ve kentlerde nüfus, bu bölgelerde insan ihtiyaçları ve talepleriyle de doğru orantılı olarak artıyor. Bu talep ve ihtiyaçlar, hangi hizmet sektörüyle ilgili olursa olsun, bilgi çağında, daha çok bilgi ve iletişim teknolojileri eksenli olmakta. Bu ise insanların her bir yaşam evresinde olanaklarından faydalandığı ve yaşam kalitesini artırmanın önemli bir aracı olarak gördüğü ‘Akıllı Şehir’lerin oluşumuna ait talebi ve ihtiyacı teşvik etmekte.

Akıllı sistemlerin bütünleştirilmesi için tüm sektör paydaşları koordineli olarak çalışmalı

Dünyada, yönetimler modern şehir plancılığında ve kent yaşamında, doğal örtüyü bozmadan, çevreye de önem vererek, akıllı şehir kavramına uygun planlamalar yapmakta. Akıllı şehirler planlanırken nüfus artışı da göz önünde bulundurularak ulaşım, enerji, su, sağlık, çevre ve güvenlik alanlarında da iyi bir planlama yapılması gerekmekte. Karşılaşılan sorunlara çözümler üretebilmek için şehirlerin yeni teknolojileri kullanarak ulaşım, su, enerji, iletişim gibi ana sistemlerini ‘akıllı’ hale dönüştürerek kısıtlı kaynaklarını en verimli biçimde kullanmaları sağlanmış olacak. Bilgi ve iletişim teknolojileri, şehirlerde karşılaşılan yukarıda bahsedilen hizmet alanlarında kalitenin artırılması, ortaya çıkan sorunların kısa sürede çözülmesi, sunulan kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi ve nihayetinde de vatandaşların yaşam kalitelerinin artırılması yönünde katkı sağlanması amacıyla kullanılmakta. Son yıllarda akıllı ulaşım alanında Bakanlığımızca da çalışmalara hız verildi ve bu kapsamda Ulusal Ulaştırma Portalı (UUP) 2012 yılında devreye alındı. Yerel yönetimlerin bu konuda ileriye yönelik planlama, koordinasyon, iş birliği ve bilgi paylaşımında bulunmaları sürdürülebilirliği sağlayacak. Ayrıca diğer sistemlerle akıllı sistemlerin bütünleştirmesinin sağlanması için tüm sektör paydaşlarının koordine halinde çalışması gerekiyor.

Bugün itibarıyla fiber kablo uzunluğu 250 bin km’ye yaklaştı

Akıllı şehirlerde birçok hizmetin vatandaşa sunulması konusunda genişbant internet altyapısına ihtiyaç olacak. Bakanlığımızca bu konuda genişbant internet erişiminin artırılmasına yönelik 11. Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Şurası’nda da ileriye yönelik sürdürülebilir hedefler belirlenip bu hedeflere ulaşılabilmesi için gerekli çalışmalar yapılmakta. Yine bu amaca yönelik olarak fiber optik altyapının artırılmasına yönelik politikalar ve stratejiler belirlendi  ve çalışmalar devam ediyor. Bugün itibarıyla genişbant internet kullanıcı sayısı 40 milyonu geçti, fiber kablo uzunluğu ise 250 bin km’ye yaklaştı. Genişbant altyapının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasını iki farklı teknolojik altyapıyla eşzamanlı olarak sürdürmekteyiz. Bunlardan birisi fiber, diğeri ise kablosuz mobil altyapılardır. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde halihazırda 3G olarak adlandırılan kablosuz geniş bant erişim altyapısından 4G altyapısına geçeceğiz. Buradaki amacımız; 3G’ye oranla daha fazla ‘download’ ve ‘upload’ kapasitesine ve hızına sahip altyapının ülkemizin her köşesine yaygınlaştırmak. Mobil altyapılardaki bu veri artış miktarının ihtiyaç duyacağı sabit altyapıyı da; fiber altyapıların kurulumlarını hızlandırarak karşılamayı hedefledik. Bu amaçla, fiber altyapı yatırımlarının kolaylaştırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için geçiş hakkı ve tesislerin paylaşımına yönelik düzenlemeler yaptık. Şimdi benzer düzenlemeyi baz istasyon kurulumlarına bir usul-esas getirmek, belediyelerin ve vatandaşların talep ve görüşlerini dikkate alarak işletmecilerin yatırımlarının önünü açmak, işletmeci yatırımlarıyla vatandaş taleplerini dengeli bir şekilde karşılamak amacıyla mobil sektör için de yapacağız. Bunun için de baz istasyon kurulumunda uyulacak usul esaslar ve ücretlere yönelik düzenleme yapacağız.

Finansman, standartlara uyumluluk ve bütünleştirme gibi önemli sorunlar ortaya çıkıyor

Türkiye’de ‘Akıllı Şehir’ yolunda çözümler, özellikle nüfusun yaklaşık olarak yüzde 20’sini barındıran İstanbul’da hayata geçirilmeye başlandı. İstanbul dışında; Konya, İzmir, Kocaeli, Eskişehir, Antalya, Ankara, Bursa, Gaziantep, Manisa gibi diğer başka şehirlerimizde de genelde kentsel hizmetler, ulaşım ve su hizmetleri alanlarında akıllı kent uygulamalarının hayata geçirildiği örnek projeler görülmekte. Akıllı şehir çözümleri hayata geçirilirken finansman, standartlara uyumluluk ve bütünleştirme gibi önemli sorunlar ortaya çıkıyor. Akıllı kent teknolojilerinin çoğu, şebekeler üzerinden hassas verilerin toplanarak bir merkeze aktarılmasına dayanmakta. Bu verilere ilişkin güvenlik konuları ilgili sektörler tarafından mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Akıllı şehir planlamasında karşılaşılacak sorunları en aza indirmek için bütüncül bir yol haritası belirlenmeli. ‘Akıllı Şehirler’ ile insan, cihaz, altyapı ve merkez arasında çok yönlü ve sürdürülebilir veri iletişimi sağlanırken sistemin avantajı olarak; güvenliğin sağlanması, iletişimin artırılması, zamandan tasarruf edilmesi, enerji verimliliğinin sağlanarak çevreye verilen zararın azaltılması sayılabilir. Akıllı şehirlerdeki uygulamaların daha da artması amacıyla mobil altyapılar üzerinden sunulan ve Makine-Makine iletişimi olarak da adlandırılan M2M (Machine-to-Machine) teknik altyapısının da önemli bir katkı sağlayacağını öngörmekteyiz. Bu teknolojinin de hizmet sektörlerinin sorumlu kurum ve kuruluşları tarafından önümüzdeki süreçte daha fazla talep edileceğini düşünerek Bakanlık olarak, işletmecilerce kurulacak altyapıları buna göre yönlendirmekteyiz. Dünyada da; Tokyo, Viyana, Toronto, Londra, Barselona, Amsterdam gibi şehirlerde, yaşam kalitesi, çevre ve bilişim teknolojilerinin akıllı kullanımı gibi çeşitli kriterler dikkate alınarak ‘Akıllı Şehir’ uygulamalarında öncelikli olarak düşük karbon tüketimi, bisiklet kullanımı için akıllı yollar, enerji kullanımı tasarrufu, trafik sıkışıklığının giderilmesi, ulaşım kolaylığının sağlanmasına yönelik çalışmalar yapıldığı bilinmekte. Özetle; ‘Akıllı Şehirler’in oluşumu esasen bir çok paydaşı olan ve her paydaşın da aynı hedef doğrultusunda eşzamanlı olarak gayret göstermesi gereken bir alan ve bu konuda ülkemizde son yıllarda önemli gelişmeler olmakta. Bu da bizi daha da cesaretlendirirken ülkemiz ve vatandaşımız için daha fazla gayretle çalışmaya teşvik etmekte. Kurum ve kuruluşlarımızın vatandaş odaklı, merkeze insanı alan ve çevreye duyarlı politikaları çerçevesinde gerçekleştireceğimiz faaliyetlerimizle birlikte, bu alanda daha büyük gelişmelerin olacağını düşünüyoruz.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Haberleşme Genel Müdürü Mustafa Koç

 

 
ETİKETLER : 1014