Dosya Akıllı Şehirler 23 MART 2015 / 09:25

EN DÜŞÜK ENERJİ KULLANIMIYLA EN YAŞANABİLİR ÇEVREYİ SUNABİLME VURGUSU ÖN PLANA ÇIKIYOR

Akıllı kentlerimizde, temelde en öncelikli hedef o kentin tüm canlılarının her imkândan en sağlıklı, en hızlı ve güvenilir bir şekilde yararlanabilmesidir. Günümüzde artık eski kent yönetiminden daha çok yeni yönetim tarzına geçilmiştir. Nedir bunlar; örneğin sağlık, eğitim, kullanılan enerji ve benzeri yaşam süreçleri de artık kent yönetiminin vazgeçilmez birer ögeleri olmuştur. Subjektif olarak kentin akıllı olması onun bu süreçleri de kapsayacak şekilde akıllı yönetilmesidir. Söz konusu akıllı yönetimin olmazsa olmazlarından biri de; bu sürecin her adımında Bilgi İletişim Teknolojileri’nden (BİT) en iyi şekilde rasyonel yararlanmaktır. Akıllı kentler çevre alanında da önemli kazanımlar sağlamakta. Avrupa’da önemli şehirlerin üyesi olduğu EUROCITIES tarafından da akıllı kentler için, en düşük enerji kullanımıyla en yaşanabilir çevreyi sunabilme vurgusu ön plana çıkarılmakta. Özellikle akıllı elektrik şebekeleri ve akıllı binalar bu alandaki önemli gelişmeler. AB’de tüketilen elektriğin yüzde 40’dan fazlası binaların aydınlatma, ısıtma ve soğutmasında kullanılmakta. AB tarafından topluluk programları kapsamında desteklenen akıllı bina pilot projelerinden yüzde 20 enerji tasarrufu sağlandığı görülüyor. Kentsel dönüşüm sürecinde akıllı kent uygulamaları önemli fırsatlar sunuyor. Kentsel dönüşümün tasarımında, yönetiminde ve sürece vatandaş katılımının sağlanmasında yenilikçi uygulamaların kullanılması zaman ve maliyet tasarrufu sağlamakta. Bu kapsamda akıllı kent altyapılarının oluşturulması, yeni inşa edilecek binalarda akıllı bina uygulamalarına yer verilmesi gibi tedbirler yaşam standardının artmasına katkıda bulunmakta. Akıllı kent planlaması için temel teşkil eden CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) altyapısı ülkemizde az sayıda belediye tarafından hayata geçirildi. İçişleri Bakanlığı’nın 2011 yılında tüm belediyelerin yüzde 90’ı üzerinde yaptığı e-Devlet anketine göre CBS çalışmaları belediyelerin sadece yüzde 3’ünde tamamlanmış olup yüzde 14’ünde ise kısmen devam etmekte. CBS altyapısını oluşturacak teknik kapasitesi olmayan belediyelerin bu konuda desteklenmesi ihtiyacı gözleniyor. Kentsel dönüşüm uygulamalarını Akıllı Kentlere geçişe bir süreç gibi değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Bu amaçla strateji ve hedefler belirlenmeli, örnek modeller oluşturulmalı ve bunlar için politikalar saptanmalıdır.

‘Akıllı Kentler’ geleceğe dönük bir yaşam modeli

Sonuç olarak Akıllı Kentler bir ihtiyaçtır, geleceğe dönük bir yaşam modelidir. Bu konuyla ilgili acil alınması gereken ciddi kararlar bulunuyor ve bir an önce de uygulamaya geçirilmesi gerekiyor. Stratejilerin belirlenmesi, platformun oluşturulması, ortak uygulamaların geliştirilmesi için teşvik edilmesi gibi konular acilen gündeme getirilmeli. Kısacası, siyasetler üstü, devlet politikası olarak ele alınmalı, en önemlisi de siyasi güç her zaman arkasında durmalı ve sürdürülebilirliğinin sağlamasına özen gösterilmelidir.

BT ve Akıllı Kentler Uygulamaları Uzmanı - TBD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi İ.Nejat Çerçi
ETİKETLER : 1014