Araştırma 21 ŞUBAT 2013 / 10:44

Kurum içi sosyal ağlar etkili bir çözüm mü ?

Kurum içi iletişim kurumsal şirketlerin özellikle iş akışlarında aksaklıkların yaşanmaması için hayati bir önem taşıyor. Bu anlamda kurum içi sosyal ağlar şirketlere yeni çözümler sunuyor. Kurum içinde ortak çalışma, iletişim ve bilgi paylaşımı konusunda çalışanlara bir platform sunan kurum içi sosyal ağlar, ‘ sosyal ‘ sıfatı sayesinde çalışanları ağa katılmaya ve kendilerini göstermeye yönelik motive eden bir yapıya sahip. Fakat buna rağmen bu ağlar hala her derde çare olabilecek yapıda görülmüyorlar. Deloitte’in 2013 yılında kurum içi sosyal ağların durumuna yönelik ortaya koyduğu öngörüler şu şekilde:




Deloitte tarafından yapılan anket, 50 bin çalışanın internet üzerinden verdiği cevaplar neticesinde gerçekleştirildi.  Anket neticesinde ortaya çıkan öngörülere göre 2013 yılının sonunda, Fortune 500 listesindeki şirketlerin yaklaşık olarak yüzde 90 ’ı kısmi ya da tamamıyla bir kurum içi sosyal ağı uygulamaya sokacak. Bunun yanında bu ağların birçoğu kullanıcıların katılımı için onları etkileme ihtiyacı duyuyor. Anketin sonuçlarına göre, bu ağlara katılmak için özel bir kayıt işlemi gerekliyse kullanıcıların yaklaşık yüzde 20-30 kadarı ağlara katılmayı tercih etmiyor. Kayıt olma işlemiyle ağlara katılan çalışanların ise sadece yüzde 40 ’ı ortalama ayda bir paylaşım yapıp genellikle içeriklere de haftada bir göz atıyor.





Kurum içi bilgi paylaşım araçları (Intranet) platformları bugünkü manada sosyal ağlarla aynı işlevde olmasa da 90 ’lı yıllardan beri kullanılıyor. Fakat genele bakıldığında bir şirketin bütün çalışanlarının ana sayfası Intranet olarak ayarlanmış olsa da çalışanların yarısından çoğu bu sayfayı günlük kullanmıyor. Bu noktada kullanıcı katılımı konusu kurum içi sosyal ağlar için önemli sorunsallardan bir tanesi olarak görülüyor.







Kurum içi sosyal ağların, genellikle yeni bir teknoloji olarak genç yaştaki çalışanlara daha cazip geldiği düşünülse de ağlara kayıt olan 40-49 yaş aralığındaki çalışanların yüzde 40 oranında katılım gösterdiği ve bu yaş aralığındaki katılımcıların yüzde yüzden fazlasının da 20-29 yaşındaki katılımcılara oranla daha çok ileti paylaşımı yaptığı açıklandı.







Aynı anketin sonuçlarına göre çalışanların büyük bir bölümü zaman kısıtlamalarının kurum içi sosyal ağları kullanmalarını engellediği yönünde görüş bildirdi. Çalışanların büyük çoğunluğunun bu ağların yararları ve potansiyeli hakkında fikir sahibi olmadıkları ve halihazırda başka bir sosyal ağ ile meşgul oldukları belirtildi. Ankete katılan çalışanların belirttiğine göre, bir kurum içi sosyal ağ deneyiminin geliştirilmesi için ağın mevcut iş akışına dahil edilmesi ve kullanım talimatları gibi ihtiyaçlar duyuyorlar. Bu gibi ihtiyaçları karşılayan bir kurum içi sosyal ağ kuran şirketin ağa katılım oranını yükselteceği öngörülüyor.





Bu ağları yaygınlaştırmanın risk ve maliyet yönetimi açısından şirket içi iş birliği ve iletişim konularında uygulamaya yatkın çalışanların verimini artırdığı ortaya çıktı. Çalışanlara sağlanan bu gibi uygulamaların sayısının git gide artması ise çalışanların u uygulamalardan uzaklaşmasına neden oluyor. Kısacası çalışana sunulan kurum içi uygulamaların sayısı arttıkça bu uygulamaların kullanım oranı da düşüyor. Kurum içi sosyal ağların, kullanım oranı açısından e-posta ve cep telefonlarının şirketler tarafından çalışanlarına ilk sunulduğu dönemle benzerlik taşıdığı belirlendi.