Bilişim Dünyası 06 ARALIK 2015 / 17:00

“Arttırılmış gerçeklik teknolojisi hızlı bir şekilde yaygınlaşacak”

Arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulaması geliştiren Pandora, modellerindeki yüksek poligon sayıları, mobil cihazlardaki yüksek performansı ve görüntü kalitesiyle fark yaratıyor.
Günümüzün en popüler giyilebilir teknoloji ürünleri arasında yer alan, sanal gerçeklik (VR) ve arttırılmış gerçeklik (AR) gözlükleri kullanarak; mimarlık alanında ve çeşitli sektörlerde uygulamalar hazırlayan Pandora CEO’su Kemal Akçalı ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Pandora fikri nasıl ortaya çıktı?
Benim İzmir’de dijital reklam ajansım bulunuyordu.  O dönemler bir inşaat firmasıyla çalışıyorduk ve firmanın önemli bir fuar etkinliği vardı. Gösterişli bir şeyler yapmamız gerekiyordu ama yapacağımız işi yetiştirememiştik. O süreçte araştırma yaparken, sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik teknolojileriyle tanıştım. Bu teknolojileri o fuarda kullandık. Kısacası bir müşterinin ihtiyacına çözüm üretirken fikir ortaya çıktı.

Mimarlık ya da farklı bir sektörde ürettiğiniz uygulamalarınızı,  ne kadar sürede hayata geçiriyorsunuz?
Mimarlık ile ilgili olan projeler aşırı karışık değilse, 10 ila 15 gün içerisinde hayata geçiriyoruz. Eskiden bu süre bir buçuk, iki ayı buluyordu. Şimdi bu süreyi kısalttık. Hatta ileride bu süreyi 1-2 güne indirmeyi planlıyoruz.
Eğlence, ürün tanıtımı ya da diğer sektörlerde projeyi hazırlamak, daha uzun sürebiliyor. Çünkü bu sektörler için hazırladığımız bir otomasyonumuz bulunmuyor. Müşterinin ihtiyacına yönelik her şeyi sıfırdan hazırlıyoruz.

Modelleme için hangi programı kullanıyorsunuz?
Biz Studio Max, Sketch Up ve Maya programlarının hepsinden yararlanıyoruz. Ortağım Caner Soyer, modellemeleri yapıyor. Aynı zamanda müşterilerimizin inşaat çalışması yaparken, hali hazırda yaptırdıkları modelleri de kullanabiliyoruz. Buda müşterilerimiz için bir avantaj oluyor. Normalde arttırılmış gerçeklik uygulamalarında modeller kompleks olduğu zaman, modellerin baştan yapılması gerekiyor. Ya da modellerin mobil cihazlarda çalışır hale gelmesi için görüntü kalitesinin düşürülmesi gerekiyor. Biz Pandora olarak farkımızı burada yaratıyoruz. Hazır modelleri dönüştürebiliyoruz. Akıllı bir algoritmamız var; optimizasyon için en karmaşık modelleri bile mobil cihazda kaliteli gözükecek şekilde çalıştırabiliyoruz. Bu işi yapan birçok firma çok var; ancak görüntü kaliteleri çok kötü. Aslında artırılmış gerçeklik teknolojisinin bugüne kadar kullanılmamasının sebebi de bu. Bizim sektöre kattığımız artı değerde bu noktada ortaya çıkıyor.

Türkiye’de sanal gerçeklik teknolojisinin ne zaman yaygınlaşacağını düşünüyorsunuz?
Biz hem arttırılmış gerçeklik hem de sanal gerçeklik uygulamaları geliştiriyoruz.  Sanal gerçeklik yakın vadede yaygınlaşabilecek bir teknoloji değil. 2016 yılının ilk çeyreğinde Oculus yeni VR gözlük çıkartacak ama insanların günlük hayatına yakın zamanda bu teknolojilerin girebileceğini sanmıyorum.  Bir insan VR gözlükle 30-40 dakika durduğunda; baş dönmesi, mide bulantısı gibi rahatsızlıklar yaşıyor. Sanal gerçeklik sürekli kullanım için hala çözülebilmiş bir teknoloji değil.
Biz arttırılmış gerçeklik üzerine daha çok iş yapıyoruz. Arttırılmış gerçeklik teknolojisi hızlı bir şekilde yaygınlaşacak. Şuan dünya üzerindeki tüm büyük şirketler, bununla ilgili ciddi yatırımlar yapıyor.
Arttırılmış gerçeklik teknolojisi yakın gelecekte giyilebilir cihazlara entegre edilecek ve insanlar cebinden telefonunu çıkarmadan, gözlüğüyle bir şeyler yapmaya başlayacak.

Sanal gerçeklik teknolojisinin hangi sektörlerin hangi alanlarında kullanılacağını düşünüyorsunuz?
Sanal gerçeklik gözlükleri ilk başta askeri alanda simülasyon amaçlı kullanılıyordu. Askeri alanda hala da kullanılıyor. Tıpta veya eğitimde hem arttırılmış gerçeklik hem sanal gerçeklik teknolojisi, eğitim amaçlı simülasyonlarda kullanılacak. Oyun sektöründe bu teknolojiler, zaten bomba etkisi yapacak.

Pandora’nın yakın gelecek hedefleri nelerdir?
Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojileri çıktı ancak hala son kullanıcıya inemedi. Arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik cihazlarının son kullanıcıya inememesinin sebebine pazarda son kullanıcının kullanabileceği uygulamaların az olması diyebiliriz. Biz bu uygulamaları hızlı geliştirebileceğimiz platformlar üretiyoruz. Son zamanlarda mimarlık için ayrı bir otomasyon üzerinde çalışıyoruz. Bu otomasyon bizim 15 günlük model hazırlama sürecimizi 1-2 güne kadar indirebilecek.  Bu otomasyonlar her sektöre uygulanabilir. Kısacası şirket olarak genel eğilimimiz, arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojilerini son kullanıcıya indirmek. Amerika’da da satışlarımız iyi gidiyor. Ürünlerimiz kullanıyor ve beğeniliyor. Bizde ürünlerimizi, daha hızlı nasıl üretebileceğimiz sorusuna odaklanmaya çalışıyoruz.
 
 
ETİKETLER : 1049

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics