Bilişim Dünyası 23 EYLÜL 2012 / 14:57

“Bilişim ülkeye değer katıyor”

Atos Türkiye’ye göre bilişim sektörü Türk ekonomisine büyük değer katıyor.

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen ICT Summit Eurasia Bilişim Zirvesi’12 etkinliğinde sohbet etme olanağı bulduğumuz Atos Türkiye Genel Müdürü Orhan Akbulut, zirvenin katma değerinin çok yüksek olduğunu belirtti. Sektöre değer katan bu etkinliğe katılarak kendilerinin de değer katma hedeflerini yerine getirme yolunda hareket ettiklerini paylaşan Akbulut, “Bu pazarda Atos’un algısına da katkı sağlamayı hedefliyoruz. Zirvede çok yoğun ve kapsamlı bir program vardı. Burada oluşacak ortak akıl ve üretilecek fikirlerin özellikle çevre ülkelerle de birleştiğinde çok büyük bir değere oluşturacağını düşünüyorum. Burada hepimizin katkı yapabileceği gibi öğreneceği de çok şey var” dedi.
Bilişim sektörümüzün güçlü yönleri olduğu kadar zayıf yönleri de olduğunun altını çizen Akbulut, “Türkiye’de uluslararası şirketlerin güçlü yerel bir yapıya kavuşması gerektiğini düşünüyorum. Bu şirketlerin hali hazırda yönettikleri ekonomiyi Türkiye’ye kaydırmaları gerçekten ülkemize de değer katacaktır. Ayrıca mevcut şartlar altında bunun kolay gerçekleşecek bir süreç olduğunu da söyleyebilirim. Bütün bunlar Atos ve Türkiye için de geçerli tabii ki. Zira bütün yabancı şirketler bizimle aynı fikirde. Yurtdışından bakıldığı zaman Türkiye finansal olarak çok güçlü görünüyor ve yatırım yapılacak ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor” şeklinde görüş belirtti.

Ana eğilim bulut bilişim
Ana eğilimlerin geleceği de şekillendireceğini belirten Akbulut, “Özellikle bulut bilişim bu eğilimlerden bir tanesi ancak bulutu da kendi başına bir sürükleyici lider kavram olarak görmemek lazım. Bulutu daha çok netice olarak görmek lazım. Onun arkasındaki mobil bilişim gibi alt başlıklara önem vermek gerekiyor. Önümüzdeki dönemde bu eğilim çok hızlı yayılacak ve bu cihazlar ne kadar insan doğasına uygun hale gelirse de o kadar fazla yaygınlaşacak” dedi.
Üretilen verinin de büyük bir hızla arttığına değinen Orhan Akbulut bu konuda ise şunları söyledi:
“Üretilen verileri anlamlı kılmak ve bunları insan hayatına faydalı bir hale getirmek çok önemli. Büyük veri konusu çerçevesinde bir sosyal medya tarafı var. Ben bunu sosyal bilişim olarak nitelendiriyorum ve önümüzdeki yıllarda sadece insanların değil şirketlerin de hayatlarını önemli ölçüde belirleyecek bir eğilim olacağını düşünüyorum. Şöyle ki sosyal bilişimle artık bireyler de söz sahibi olmaya başladı. İnsan doğası gereği iyi bir şeyler yapma hissi de işin boyutlarını üst seviyelere taşıyor. Eskiden ayakkabı alırken sadece markayla ilgileniyorduk. Ancak bugün geldiğimiz noktada o ayakkabı markasının çocuk işçi çalıştırıp çalıştırmadığını ya da çevreye saygılı olup olmadığını da sorguluyoruz. Kısaca sosyal bilişim geleceği en çok etkileyecek konu. Bunu doğru şekilde yönetmek de şirketler tarafında hak ettiği değeri bulacaktır.”

Ayrı şehirlerden yarışabilecekler

Teknolojinin olimpiyatlara etkisini değerlendiren  Orhan Akbulut da, 2016 ve sonrasında yapılacak olimpiyatlarda heyecan yükselirken, teknolojiyle sporun daha fazla etkileşim içinde olacaklarını vurguluyor. Teknoloji ve spor endüstrisinin beklenmeyen bir hızla değiştiğine ve iç içe geçtiğine değinen Akbulut, “Londra Olimpiyatları bugüne kadar düzenlenmiş en büyük olimpiyatlar olarak tarihe geçti. Elde edilen sonuçlar Atos’un devasa bir bilişim operasyonunu başarıyla yönettiğini gösteriyor. Umarım 2020 olimpiyatları da İstanbul’da olacak ve buranın altyapısını da biz hazırlayacağız” dedi.
ETİKETLER : Sayı:889

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics