Bilişim Dünyası 05 MAYIS 2014 / 08:08

“Bir kurumun bilgisi ne kadar çok olursa gücü de o kadar çok olur”

Bilgi toplumuna dönüşürken kurumlara, profesyonellere ve özellikle gençlere çok büyük rol düşüyor.

Teknoloji ve gelecek odaklı düşünceyi bir araya getiren Gelecekhane’nin kurucusu Halil Aksu ile “bilgi” ve “büyük veri” konulu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bilginin gücü ile tam olarak neyi kastediyorsunuz?
Bilgi sahibi olmak iyi bir pozisyondur, güçlü bir durumdur. Müşterinin ne istediğini bilmek, havanın nasıl olacağını öngörmek, bir ürünün tutup tutmayacağını bilmek, işe alınan bir çalışanın başarılı olup olmayacağını bilmek, bir hastalığın nasıl tedavi edileceğini bilmek, elbette ki çok faydalıdır. Bilgi, bilmekten türetilmiştir. Bilmek, kesinlikle bilmemekten çok daha iyidir. Bu anlamda bir kişinin, bir kurumun bilgisi ne kadar çok olursa, o kadar güçlü olur. Bu güç olumsuz olarak algılanmamalı. Bu güç hayat kurtarır, doğayı korur, eğitimi yaygınlaştırır. Bilgi insani değerler ile harmanlandığında, sosyal güce dönüşür ve büyük dönüşümler sağlayabilir.
Büyük veri ile ilgili düşünceleriniz neler?
Büyük veri, internet devlerinin çok büyük miktarda veriyi çok hızlı bir şekilde arama yapabilme ihtiyacından ortaya çıktı. Daha hızlı arama sonuçlarını sunabilmek, e-ticaret ile bir ürün ya da hizmet alan bir kişiye anında başka ilgili bir şey önerebilmek için geliştirildi. Bu projeler açık kaynak projeleri olmalarından dolayı herkes kullanabilir. Yaygınlaşmasındaki en önemli etken de bu oldu.
Büyük veri çözümleri sağlık, enerji, havacılık, meteoroloji, finans ve pek çok alanda kullanım alanı buldu. Hatta yenilikçi çözümler üretilebilmesi için “Hack-Day”ler, Hackaton’lar ve benzeri etkinlikler düzenlendi ve düzenlenmeye devam ediyor.

Bilgi toplumu ve bilgi ekonomisi kavramlarını siz nasıl yorumluyorsunuz?
Bilgi çağında yaşadığımızı öne sürüyoruz. Bilgi çağında isek, şu anki toplum da bilgi toplumu olmalıdır, ekonomimiz de bilgi ekonomisi olmalıdır. Bakalım öyle mi? Büyük oranda tarımla uğraşan toplumlara, tarım toplumu denir. Büyük oranda sanayi ile uğraşan toplumlara, sanayi toplumu denir. Buna göre büyük oranda bilgiyle uğraşan topluma, bilgi toplumu denir. Henüz tam olarak o aşamada olduğumuz söylenemez. Ama oraya doğru evriliyoruz.
Bir toplumun daha çok bilgiyle, bilgisayar başında veya kâğıt ve kalemle, entelektüel kapasite gerektiren eseler, çıktılar üretirse, bilgi toplumuna dönüşür. Daha yüksek katma değer üretir, refah seviyesi ve yaşam kalitesi artar. Bu ister bir eğitim içeriği olsun, ister bir film, isterse bir mobil uygulama. Bu işlerle uğraşan kişilerin sayısı arttıkça, toplumun tamamı bilgi toplumuna doğru evrilir.

Bu alanda kurumlara öneriniz nedir?
Kurumlar bu alanda kapasite ve yetkinlik geliştirmeliler. İster kendi bünyelerinde, isterse üniversiteler veya benzeri organizasyonlarla işbirliği yaparak. Ayrıca bu konu yeni olduğu için, deneme yanılma yaklaşımı şart gibi görünmektedir. Bundan dolayı daha az riskli alanlarda denemeler yapılabilir. Yetkinlikler geliştikçe önemli alanlara ve daha büyük veri miktarlarına uygulanabilir.

Profesyoneller neler yapmalı?
Bu konuya yatkın olanlar, kendilerini bu alanda geliştirmeli. İster mevcut kurumlarının bünyesinde, isterse hackathon ve benzeri tarzı kamusal veya sosyal projelerde yer alarak olabilir. Bu eğilim kaçınılmaz ve bütün yüzyıl boyunca ve sonrasında, devam edecek. İnsanlığın bu alandaki yetkinlikleri şu an için hayal edemeyeceğimiz şekilde gelişecek. Nasıl ki fiziki maddeden bugün hayal edebildiğimiz neredeyse her türlü eşyayı üretebiliyoruz. Gelecekte sanal ve bilgi malzemesinden de her şeyi hayal edebileceğiz ve oluşturabileceğiz. Buna hazırlanmamız lazım.

Gençlere nasıl bir rol düşüyor?
21. yüzyılda her türlü meslekte analitik ve mantıksal düşünebilme yetkinlikleri önkoşul olacaktır. İster biyoloji olsun, ister tasarım, ister felsefe, ister siyasi bilimler. Dünyadaki veri miktarı bu kadar artmaya devam ettiği sürece, bunların büyük bir kısmı açık veri olduğu için her türlü araştırmada, geliştirmede bu verilerin kullanılması kaçınılmaz olacak. Her şey otomatik hale gelene kadar insan beynine, yorumuna ve tasarımına ihtiyaç duyulacak. Bilginin gücü hep sizinle olsun.

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics