Bilişim Dünyası 31 AĞUSTOS 2015 / 00:40

2015 rölantide geçti, 2016 ‘temkinli iyimserlik’ yaratıyor

Türkiye’de 2015 yılında bilişim yatırımları, 2014 yılına göre kaçınılmaz olarak daha yavaş başladı. Bunun en büyük nedeni Haziran genel seçimlerini bekleyiş oldu. Ama bu bekleyişe seçim derman olmadı. 2014 yılındaki daha yoğun seçim takviminde beklemeye alınan yatırımlar, 2015’in ilk yarısındaki bekle-gör stratejisinin ardından, ikinci yarıda da yenilenecek seçimler yüzünden bu stratejiyi devam ettirecek gibi gözüküyor. İç ve dış gündemle yatay seyrini terk eden dolar ve euro bir yandan, faiz yükü bir yandan şirketleri beklemeye itiyor. Bu bekleme de bilişim yatırım takvimlerinde öteleme ve önceliklendirmeleri beraberinde getiriyor.

Seçim sonrası dönemde de hükümetin kurulamaması, kurumlar üzerinde baskı yarattı. Üstüne bir de Amerika’da açıklanan ekonomik veriler ve bunların ışığında Amerika Merkez Bankası’nın (FED) dünyayı hop oturtup hop kaldıran toplantıları, tüm dünyayı diken üstünde tutan faiz artırımı olup olmayacağı yorumları yetmezmiş gibi, bir de Avrupa ekonomisindeki istikrar arayışı, üstüne son darbe olarak Çin ekonomisinde ekonomik yavaşlama geldi. Bu demirbaş dertler ve daha fazlası, şirketlerin döviz cinsinden de TL bazında da borçlanmasını zorlaştırıyor, son çeyrek dönemlerde daralan ekonominin gölgesinde yatırımlarda isteksizlik ve öteleme ön plana çıkabiliyor. En azından sektör bazında bu değişimi görmek, bilişim yatırımları söz konusu olduğunda erteleme veya önceliklendirme yoluna gitmenin şirketlerin tercihi olduğunu söylesek yalan olmaz. Yeri gelmişken, söylemesi kolay ama yapması zor bir gerçeği de vurgulamamak olmaz: Türkiye’de, bütün sektörlerde faaliyet gösteren her ölçekte şirketin, bilişim yatırımlarını ‘zorunluluktan’ değil, şirket kültürüne katkı yapan, rekabet avantajı sunan, masraftan ziyade ek gelir yaratan bir destek olarak görmesi, iç ve dış ekonomi gündeminin etkilerini minimuma indirebilir.

Yazılımda seçici yatırımlar öne çıkacak

“Müşterilerimiz geride bıraktığımız 8 aylık dönemde yatırımlarına devam etse de, oluşan bu baskı nedeniyle yatırım kararı alırken artık daha temkinli davranıyor” bilgisini paylaşan Metric Genel Müdürü Gökhan Arıksoy, gelecek 4 aylık dönemde ise geçen yıllarda olduğu gibi bir yılsonu hareketliliği beklentisi içinde olduğunu vurguluyor. Dış pazardaki gelişmeler, erken seçime kadarki süreç, seçim sonrası çıkacak siyasi tablo ve siyasi partilerin seçim sonrası süreci nasıl yöneteceği de pazarın hareketliliğini ve iş sonuçlarını etkileyecek. İş analitikleri alanında Ar-Ge yatırımlarında herhangi bir kesinti yapmadıklarını söyleyen Gökhan Arıksoy, yine de geçmişten ders aldıklarını şu sözlerle anlattı:

“Bütçemizi 2014 yılı sonunda planladığımız gibi değerlendirmeye devam ediyoruz. Ama geçmiş deneyimlerimiz, geleceğe yönelik kararları etkiliyor. Geçen son 20 yılda, kurun hareketli olduğu dönemler hepimizde daha dikkatli olmamız gerektiği algısını öğretti. Bu bakış açısıyla, kurdaki hareketliliğin ve siyasal belirsizliğin kurumsal müşterilerimizde bazı yatırımların ötelenmesi sonucunu doğurduğunu söyleyebiliriz. Yazılım sektörü içindeyse iş analitikleri, veri bilimi/büyük veri, müşteri deneyimi yönetimi, bulut bilişim gibi bazı özel alanların diğerlerinden daha hızlı büyümeye devam etmesini bekliyoruz. IDC gibi bağımsız değerlendirme kuruluşlarının yaptığı araştırmaları incelediğimizde, bu özel alanlar dışında sektördeki büyüme hızının genel olarak yavaşlayacağını tahmin ediyoruz.”

Sadece tüketmesek de, bilişimde üretici olsak…

Ekonomik veya siyasi belirsizlikler, gerekli asgari yatırımları engelleyecek seviyeye ulaşmadı, ancak planlanan sektörel büyümeyi sağlamadığı da ortada. “Kur dalgalanmaları, bundan sonra sektörü daha fazla etkileyebilir” tahmininde bulunan NetApp Ankara Bölge Müdürü Burak Koç’a göre, bilişim sektörünün, ithalata dayalı bir sektör olduğunu da dikkate aldığımızda, kurumlar ve şirketler ihtiyaçları olandan daha azıyla yetinmesi gerektiği gerçeği ile karşı karşıya kalabilir.

Burak Koç, kamu ve özel sektörün 2015 yılı için Türkiye’de altyapı yatırımlarına devam ettiğinin görüldüğü kanısında. Ancak bunun ‘sürdürülebilir’ olmasının önünde temel engeller de var. Burak Koç’a göre dert de derman da açıkça ortada: “Ekonominin yaşadığı her belirsizlik döneminde bilişim yatırımlarının kesintiye uğramasının önünü, sadece bilişim tüketen değil aynı zamanda üreten bir ülke olduğumuz zaman görebileceğiz.”

Bulut servislerine talep arttı

2015’i iki yarıyıla bölerek değerlendirmek lazım. İlk yarıyılda konjonktür ve kur dengesi nedeniyle hemen hemen her alanda belirli büyümeler oldu. Bulut ise son yıllarda olduğu gibi en hızlı büyüyen yatırım alanı. Bu yorumu yapan Bulutistan kurucu ortaklarından Begim Başlıgil’e göre, ikinci yarıyılda ise hem yaz dönemi hem ardındaki belirsiz dönem nedeniyle geçmişten alışık olduğumuz bir dondurma dönemi başladı. Yine de Başlıgil, bu durumun, bulut servislerinin getirdiği “kullandığın kadar öde” modelinin çekiciliğini artırdığı kanısında. Yani bazı alanlarda durma ve gerileme olurken, bu dönem bulut servislerinin ivmesinin arttığı görüldü. Öte yandan, şirket giderlerini düşürecek servisler, örneğin video konferans ile ulaşım giderlerini düşürmek ya da geliri arttıracak CRM servisleri de Başlıgil’e göre, popüler yatırım başlıkları. Bu arada, son dönemlerde olduğu gibi veri merkezi ve felaket yönetimi alanına olan talep de pazardaki hareketliliği arttıran bir unsur.

Yarıyıldan yeni yıla bakış

Bulutistan kurucu ortağı Orçun M. Özalp: “Bu yılın son döneminde yatırımların belirli ölçüde dondurulmasına rağmen, genelde olduğu gibi, büyüyen ve hızlanan bir pazar bekliyoruz. Biz, insan kaynağı yatırımlarımızı arttırıyoruz ve geleceğe yatırım yapıyoruz. Öncelikli stratejiler konusunda, bulut bilişim ve nesnelerin interneti konularında 2016’ın da hareketli bir yıl olacağını düşünüyoruz.”

Metric Genel Müdürü Gökhan Arıksoy:  “2016’da bilişim sektöründeki hızlanma, siyasi tabloya göre şekillenecek. 2015 Nisan ayında Gartner tarafından yapılan araştırmaya göre, önümüzdeki 5 yıllık dönemde dünya genelinde CEO’ların gündeminde; ilk sırada müşteri deneyimi yönetimi yer alırken, bunu dijital pazarlama, iş analitikleri, bulut bilişim, veri bilimi/büyük veri ve akıllı süreçler takip ediyor. Kurumsal firmaların üst düzey yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerden, Türkiye’de de benzer bir eğilim olduğunu görüyoruz.”

NetApp Ankara Bölge Müdürü Burak Koç: “Sadece 2015 değil, gelecek iki ila üç yılın, Türkiye’nin altyapısını iyileştirmek ve bilişim sektörü ile ilgili mevzuatı düzenlemekle geçeceğini düşünüyorum. 4.5G, bulut altyapıları gibi yatırımlar sürecek. Bulut bilişimde dünya ülkelerine göre geri kaldığımızı ve hızlı bir şekilde yatırımların devam etmesi gerektiğini söylemeliyim. Altyapıların tamamlanması ile başlayacak süreç, bilişiminin ithalata dayalı olmasından çıkıp, kendi içinde yaşayan bir ekonomiye dönüşmesini sağlayacak.”

 
ETİKETLER : 1036