Bilişim Dünyası 30 MART 2015 / 09:22

360 derece kapsamla anlık bilgi

Gelişen teknoloji ile bilgi üretimi ve araştırma disiplini de doğal olarak kendini yeniliyor. Bu yenileme markaların bakış açısından, araştırma yöntemlerine ve araştırma sektöründeki insan kaynağının yetkinliklerine kadar birçok başlıkta hayat buluyor.

Gelişen teknoloji ile araştırmalarda kullanılan metotlar da değişim gösteriyor. Örneğin bilgi alınırken, bireylerin beyanlarının ötesine geçilebiliyor artık. Bu değişim hakkında bilgiler veren Barem Genel Müdürü Hakan Döngel, Türkiye’nin 3’üncü araştırma şirketi olarak 1982 yılında kurulduklarını, temel yaklaşımlarının ise bilimsel ve etik kurallara uygunluk olduğunu belirtiyor. Araştırma sektöründe çok sayıda yenilik gerçekleştiren, 2009 yılından beri WIN (Dünya Bağımsız Araştırmacılar Ağı) üyesi olan, son olarak 2014 yılında OPR ile stratejik ortaklık kuran şirketin hedefleri ve gelişen teknolojinin araştırma üstünde etkilerini Hakan Döngel paylaşıyor:

Araştırma sektörüne sunduğunuz çözümler hakkında bilgi verir misiniz?

Uzmanlık alanımız müşteriye özel araştırmalar. Tek bir müşteri için kalitatif ve kantitatif yöntemle yürüttüğümüz araştırmalar tek seferlik veya periyodik olabiliyor. İçerik olarak pazarlama kararlarında ihtiyaç duyulan tüm araştırma türlerini gerçekleştiriyoruz. Tüketiciyi anlamak için insanı tanıma önceliğiyle bazı sosyal araştırmalar da yapıyoruz. Özellikle WIN/ Gallup International Association ile her yıl gerçekleştirdiğimiz birkaç çalışma bize Türk insanının duygu, düşünce ve inançlarının dünyanın neresinde olduğunu gösteriyor.

Şirketlerin pazarlama yöneticileri olan müşterilerimiz, araştırmayı bir sonraki adımlarını planlamak için yaptırıyor. Yani yalnızca bilgi almak, bazı sayı ve oranları görmek için değil. Doğru bilgi şart ve bu ilk adım. İkinci adımda bu bilgi, biraz sezgi işin içine katılarak ayıklanıyor ve anlamlı bulguya ulaşılıyor. Onu, iç görülerden yola çıkarak uzun vadeli planların şekillendirilmesinde rol almak izliyor. Bu aşamada kalmak mümkün, ama biz bir adım ileri giderek içgörünün nasıl aksiyona dönüşebileceğine dair yönlendirme de yapıyoruz. 

2014 yılında OPR ile kurduğunuz stratejik ortaklık ve bunun sağladığı faydaları anlatır mısınız?

Bu bir güçbirliği aslında. Alanında uzman iki firma, deneyimini paylaşacak. Pazarlama stratejilerinin oluşturulmasında önemli olan perakende paneli araştırmalarında uzman OPR Araştırma Hizmetleri, özellikle teknoloji perakende panelinde, yani büyük beyaz eşya, küçük ev aletleri, cep telefonu, tablet, BT ve televizyon başta olmak üzere tüketici elektroniğinde öne çıkıyor. OPR, fiyat ve kampanya takip araştırmalarında teknoloji alanının yanı sıra hızlı tüketim ürünleri alanında (FMCG) pazarı şeffaflaştırmaya yönelik periyodik raporlar da üretiyor. Müşteriye özel yaptığımız araştırmaları büyük perakende veri setleriyle ilişkilendirmek yoluyla, büyük veriyi markaların geleceğini daha hızlı ve net öngörebilecekleri bir dile kavuşturacağız. Bu işbirliği ile araştırma sektörüne farklı bir bakış, yeni bir sistem getirmiş olduk.

2015 yılı hedef, plan ve stratejileriniz neler olacak?

Dünyada bilgi üretimi ve araştırma disiplini kendini yenilerken, hedefimiz daha çok markaya, katma değerli hizmetlerimiz ile beraber ‘yeni nesil araştırma’ çözümlerimizi sunmak. Bunun bilinci ile oluşturulmuş ekibimiz, en önemli gücümüz. İçinde bulunduğumuz WIN/Gallup ağı ile tüm öğrenimlerimizi 75 ülkede paylaşabilmek de bizim için önemli. Bilgiyi ve deneyimi küresel düzeyde tutarak, müşterilerimize en yüksek faydayı sunuyoruz. Bunları 2015’de daha çok müşterilerimize anlatmak, onların stratejik çözüm ortağı olmak istiyoruz.

Gelişen teknoloji, araştırma metotlarınızı nasıl değiştiriyor?

Gelişen teknoloji, bilgisayar, akıllı cep telefonu kullanıcısı gibi kişilere ulaşımı kolaylaştırıyor. Örneğin, akıllı telefonlar için yazılan uygulamalarla kişilere kendi doğal ortamlarında ve araştırma konusu olan aktiviteyi yaparken ulaşıp görüşlerini alabiliyoruz. Bu, hem araştırmaya zaman kazandırıyor hem daha doğru ve taze bilgilere, duygulara ulaşmamızı sağlıyor. Benzer şekilde bir uygulama ile bilgilerini paylaşmak isteyen kişilerin internetteki aktivitelerini takip edip, gerçek deneyimleri raporlayabiliyoruz.

Yeni nesil araştırma yöntemleri neler?

Burada akla, teknoloji ile araştırmanın bir arada değerlendirildiği, bahsettiğim çözümler geliyor. Bunların bazıları uygulamada yerini buluyor, ama çoğu bilinme aşamasından uygulamaya veya denemeden sık uygulamaya geçemedi. Dünyada yüzde 20 civarında olan online araştırma payı, bizde hala yüzde 5’in altında.

Bu konuda insan kaynağı yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz ne gibi eğitim ve gelişim fırsatları sunuyorsunuz?

Meslektaşlarımızı 2 gruba ayırırsak; ilk grup, projeleri salt araştırma olarak gören ve bu disiplinle hareket ederek müşteri tarafını anlamakta sıkıntı çeken “klasik araştırmacılar”. Diğer grup bütünsel bakış açısı olan, araştırmanın araç olduğunun bilincinde, müşterilere danışmanlık seviyesinde yakın olan, yeniliklere kafasını zorlayan araştırmacılar. Özellikle yeni nesil yaklaşımlar teknik bilgisi yüksek, uygulama deneyimi olan araştırmacılar tarafından yapılmalı. En büyük açık da burada. Projelerde konunun uzmanları veya akademisyenlerle çalışarak, müşterilerimizin ihtiyacına yönelik uygulama ve geliştirmeler sağlayabiliyoruz. Tüm ekibimiz, WIN/Gallup’un eğitimlerine sürekli katılıyor, değişim programlarına başvurabiliyor, yurtiçinde mesleki olarak gerekli tüm eğitim olanaklarına yönlendiriliyor. Her çalışanımızın yetkinlik bazında hedefleri ve bunlara ulaşması için imkanları var. Bu bağlamda, her çalışanımızın sürekli gelişim performansı ve kariyer planı önümüzde.

 
ETİKETLER : 1015