Bilişim Dünyası 31 ARALIK 2012 / 08:00

AİHM 5651 sayılı internet sansür yasasını mahkum etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 18.12.2012 tarihinde çok önemli bir karar yayınladı. 24 Haziran 2009’da Google.sites platformu barındırdığı bir içerik tarafından engellenmiş, bu platformda içerik yayınlayan çok sayıda kullanıcı bu ölçüsüz karar yüzünden mağdur olmuş, bunlardan biri olan Ahmet Yıldırım, iç hukuk yollarını tükettikten sonra, Alternatif Bilişim Derneği aracılığıyla konuyu AİHM’ne taşımıştı. AİHM de 3111/10 sayılı kararıyla Ahmet Yıldırım’ı haklı buldu ve Türkiye’yi tazminata mahkum etti (http://goo.gl/tspVv; http://goo.gl/BGuiu; http://goo.gl/KlXRk).  Karar, bununla yetinmeyip, Türkiye’yi on binlerce sitenin engellenmesiyle internet sansürcüsü ülkeler liginde başa taşıyan 5651 sayılı internet sansür kanununun, altında imzamız bulunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. Maddesini açıkça ihlal ettiğine hükmetti.

Karar, hem ulusal hem de uluslararası medyada yankı buldu. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Elektronik Ufuklar Vakfı, Avrupa Dijital Haklar inisiyatifi gibi kuruluşlar, hükümete internet sitelerini hukuksuz bir biçimde engellemekten vaz geçmesi çağrısında bulundular (http://goo.gl/rJ4DT; http://goo.gl/8ZRCf; http://goo.gl/B24Ow). Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün “Dünyanın en büyük gazeteci cezaevi” olarak adlandırdığı ülkemiz (http://goo.gl/6e9e8), ifade özgürlüğünün internet üzerinde de açıkça çiğnendiği bir ülke olduğu en yetkili merci tarafından ilan edilmiş oldu.

5651 sayılı kanunun, hem anayasamızı hem de imzaladığımız ve iç hukukumuzdan üstün olduğunu kabul ettiğimiz uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini sürekli tekrarlayan birisi olarak, AİHM’nin kararını tamamen yerinde buluyorum. Üstelik karar sadece Türkiye’yi de ilgilendirmiyor: Hem internet üzerinde erişim engelleme bakımından hem de Web 2.0 platformları açısından verilen ilk karar olma özelliğini de taşıyor ve örnek oluşturacak. Yöneticilerimiz “öncü” olmayı seviyorlar; bu konuda bir düzenleme oluşmasına da öncülük etmiş oldular dolaylı olarak.

Umarım bu baskıcı düzenleme, yol açtığı “güvenli internet” sansürü dayatması, keyfi bürokratik erişim engelleme kararları, otosansür zorlamasıyla beraber bir an önce ortadan kalkar.