Bilişim Dünyası 09 ARALIK 2013 / 08:12

Akıllı şehirlerin kalbinde veri merkezleri yatıyor

Schneider Electric’in Dubai’de düzenlediği “Power to the Cloud” Konferansı’nda akıllı şehirler, enerji verimliliği ve yeni nesil enerji kaynakları konuşuldu.

Schneider Electric’in geleneksel olarak düzenlediği iki gün süren Power to the Cloud Konferansı 25 - 26 Ekim tarihlerinde Dubai’de yapıldı. Ortadoğu, Afrika ve Türkiye’den gelen bilişim ve enerji alanında hizmet veren profesyonelleri bir araya getiren konferansta hastanelerden üniversitelere, finans kuruluşlarından havaalanlarına kadar birçok sektörü hedefleyen çeşitli çözüm ve ürünler tanıtıldı. Cisco, IBM, Dell ve HP’nin de standlarının bulunduğu ve akıllı şehir kavramına sahip fuar alanında Smart Grid, telekom, üniversiteler, hastaneler, havalanları, veri merkezleri, elektrikli araçlar, oteller ve akıllı binalara yönelik çözümler yer aldı.
Konferansta konuşan Schneider Electric Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mike Hughes şunları söyledi: “2050 yılında enerji ihtiyacının şu anki ihtiyacımızın iki katına çıkması bekleniyor. Enerji ihtiyacı artarken çok önemli iklim değişiklikleri yaşamamak için CO2 emisyon oranını da bu süre içerisinde şu anki seviyenin yarısına indirmemiz gerekiyor. Bunun için sadece yenilenebilir enerjiler yeterli değil enerji verimliliğinin de tam dört katına çıkarılması şart. Aksi takdirde enerji alanında sık sık kesilmeler, önemli iklim değişiklikleri ve enerji fiyatlarının aşırı yükselmesiyle karşı karşıya kalacağız.”
Artık enerjiden tasarruf etme zamanının geldiğine inandıklarını belirten Hughes, enerjinin verimli ve etkili bir şekilde kullanılabilmesi için Schneider Electric’e büyük rol düştüğünü vurguladı.
Konferansın en ilgi çekici konusu ise akıllı şehirler oldu. Akıllı şehirlerin oluşturulmasında veri merkezlerinin büyük önemi olduğunun vurgulandığı etkinlikte, Schneider’ın veri merkezlerine yönelik enerji verimliliği ve tasarrufu sağlayan ürün ve çözümleri katılımcılara aktarıldı.
Konferansta konuşma fırsatı bulduğumuz Schneider Electric Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Paul-Francois Cattier ise akıllı şehirler ve veri merkezleri ile ilgili olarak bize şu bilgileri aktardı: “Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde ekonomilerin daha da büyümesiyle birlikte sürdürülebilir akıllı şehirlerin önemi daha da artacak. Daha verimli ve etkili akıllı şehirler kurmanın yolu veri merkezlerinden geçiyor. Akıllı şehirlerin düzenli bir şekilde işleyebilmesi için gerekli tüm bilgiler ve veriler veri merkezlerinde toplanıyor. Vatandaşlık hizmetlerinin elektronik olarak sağlanması, sağlık sistemi, trafik yönetimi gibi tüm kamu hizmetleri veri merkezleri üzerinden yapılıyor. Bu yüzden bu veri merkezlerinin kesintisiz bir şekilde işlemesi gerekiyor. Ayrıca enerjinin çok yoğun kullanıldığı bu veri merkezlerinde enerji yönetimi çok büyük önem taşıyor. Schneider Electric olarak veri merkezlerinde tümleşik bir yaklaşıma sahibiz. Veri merkezleri için geliştirdiğimiz özelleştirilebilir çözümlerimizle yüzde 70’lere kadar enerji tasarrufu sağlayabiliyoruz. Örneğin bazı durumlarda veri merkezinde yapacağımız bir analizle herhangi bir ek yatırıma gerek kalmadan sadece cihazların yerini değiştirerek dahi yüzde 30’lara varan tasarruflar elde ettiğimiz dahi oldu.”
Nesnelerin internetinin de akıllı şehirler ve veri merkezleri açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Paul-Francois Cattier sözlerine şöyle devam etti: “2010 yılında internete bağlı olan 12,5 milyar cihaz vardı. 2015 yılında ise bu rakam 25 milyara çıkacak. Dünyanın nüfusu ise 7,2 milyar olacak. Bu cihazların da yolu kuşkusuz veri merkezlerinden geçiyor. Veri merkezlerinin akıllıca yönetilmesi ve işletilmesi önümüzdeki birkaç yıl içerisinde çok daha büyük önem kazanacak.”
Schneider Electric’in Dubai’de düzenlediği bu etkinlikte dikkatimizi çeken en önemli nokta sürdürülebilir bir gelecek için sadece yenilenebilir enerjinin yeterli olmadığı, aynı zamanda enerji tasarrufu ve enerjinin verimli bir şekilde kullanılmasının çok büyük önem taşıdığı oldu. ABD, Avrupa ve Japonya’da bu konuda önemli adımlar atıldı ve atılmaya devam ediyor. Örneğin Energy Agency’nin Dünya Enerjisine Bakış 2013 raporuna göre Avrupa’da çeşitli ülkelerde ve Japonya’da binalara enerji verimliliği sağlayacak geliştirmeler yapılmaya başlanmış. ABD’de ise devlet ve otomobil üreticileri arasında 2025’e kadar 3,3 milyon adet sıfır emisyonlu araç üretilerek satılması konusunda anlaşmaya varılmış.
ETİKETLER : Sayı:949