Bilişim Dünyası 04 MART 2013 / 08:10

Anadolu şirketleri kendilerine sarılacak el arıyor

Bilişim sektörüne ‘Evrenle bütünleşin’ mesajını veren Simet, farklı teknolojileri kurumların hizmetine sunuyor.

Ağ teknolojileri ürün ve çözümlerini portföyünde bulunduran, özellikle ürün geliştirme, ürün özelleştirme, yerel özelliklerin ilavesi, eğilimler doğrultusunda yol haritası belirleme gibi çalışmalarıyla özel ürünleri bilişim profesyonellerinin kullanımına sunan Simet Teknoloji Teknik Genel Müdürü Sinan Bedir, Anadolu odaklı bakış açılarını ve hedeflerini aktardı. Simet’in kuruluş tarihi olan 1997’den 2006 yılına kadar bütünleştirici şirket olarak çalıştıklarını kaydeden Sinan Bedir Türkiye’de bu konuda büyük eksiklikler olduğunu gözlemlediklerini dile getirdi. Bedir, “Büyük markalar her zaman küçük şirketleri eziyor. 2005 yılının sonlarında bir karar aldık; birçok markayla görüştükten sonra 2003 yılında çalışmaya başladığımız Draytek’i resmi dağıtıcı olarak açıkladık ve dağıtımına başladık. 2005’te bütünleştirici iken yaşadığımız her türlü sıkıntı aslında pazarın büyük eksiğini yansıtıyordu. Anadolu’da, özellikle İç Anadolu’da ciddi bir sıkıntı olduğunu gördük. Bu bakış açısıyla, tüm bunları giderebilecek bir yapı kurduk. Bu yapıyı verimli bir şekilde kurmak için tamamen ücretsiz teknik eğitimlere başladık. Teknik eğitimlerin yanı sıra ‘workshop’lar, satış eğitimleri düzenledik” dedi.
Bedir konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitimlerimize; bayi, son kullanıcı, kayıt yaptırmak kaydıyla herkes katılabiliyor. Marka bilinirliğimizi bu tür organizasyonlarla sağlıyoruz ve başarılı olduğumuzu da görüyoruz. Düzenlediğimiz DrayTek HiTech Camp 2013’te İstanbul, Marmara Bölgesi’nden çok, katılanların neredeyse tamamı Anadolu şirketiydi. Anadolu şirketleri kendilerine sarılacak el arıyor. Dolayısıyla biz de onlara yaklaştık. Pazarda gördüğümüz finansal açıdan eksikler vardı ki bütünleştirici iken çektiğimiz sıkıntılardan birisi de buydu. Biz varolan yapıyı tersine döndürdük; dağıtıcılara diyoruz ki, siz finansal işlere karışmayın, tamamını biz finanse edelim. Büyük şirketlerden hiçbir şekilde ellerini taşın altına koymalarını beklemiyoruz. Ürünler tamamen bizim finasmanımızla Türkiye’ye geliyor, Ar-Ge’sini yapıyoruz, ürünleri teslim ediyoruz ve onlar da satışını yapıyor. Ne zaman ki paralarını alıyorlar o zaman bize ödeme yapıyorlar, dolayısıyla bu sistem çok rağbet gördü. Son 3 sene içerisinde bayi yapımız duble yaparak gidiyor ve bu durum ciromuza da  yansıyor. 2011- 2012 arası yüzde 60 büyüme kaydettik”


Çalıştığımız tüm markaların ürünlerine kendi katma değerimizi koyuyoruz
Bakış açılarının her zaman farklı olduğunu vurgulayan Sinan Bedir, bu yüzden ‘Evrenle bütünleşin’ mesajını verdiklerini belirtti. Toplantılarda da önce dostluk ve teknik tarafı ön plana aldıklarını, ticaretin sonradan geldiğini söyleyen Bedir, “Hızlı bir şekilde de büyümemizi devam ettiriyoruz. Krizler dönemi de dahil hiç eksi büyüme yaşamadık. Draytek ve diğer markalarımızla yaptığımız etkinliklerimize farklı adlar veriyoruz. Road Show mantığını da aslında Türkiye’de biz geliştirdik. Toplantılarımızda geliştirdiğimiz teknolojileri sunuyoruz. Farklı markalar için farklı yöntemler uyguluyoruz. Synology şirketiyle Lab Days temamız var. Kendi organizasyonumuz içinde bayilerimizden bu işe odaklanmış teknik olarak iyi olan şirketleri davet ediyoruz; sahada yaşanan problemleri orada simule ediyoruz, tatbikat yaptırıyoruz. Her markamız için böyle farklı temalarımız bulunuyor” dedi. Satışlarının yüzde 50’sini yerel dağıtıcılar, kalan yarısını da  bayiler vasıtasıyla yaptıklarını dile getiren Bedir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğrudan satışımız bulunmuyor. Bizde sözleşmesi olmayan hiç kimse bizden mal alamaz. Ar-Ge bizim için çok önemli. Çalıştığımız tüm markaların ürünlerine kendi katma değerimizi koyduğumuz için bu durumdayız. Türkiye’ye göre özellikler ekliyoruz. Burada çok ciddi bir bilgi birikimimiz var. Bunu kendi üretimimizde de kullanmak istiyoruz.”

Yeni bir Türk markası geliyor
Sinan Bedir şirketin hedeflerini de şu şekilde aktardı: “Farklı farklı yeni ürün gruplarına girmek istiyoruz. Mobilite çok yoğun olarak, her yönüyle artıyor. 2013’te yeni birtakım teknolojiler açıklayacağız. 2013’te ayrıca yine tema değiştiriyoruz; ‘Her zaman şaşırtmaya devam ediyorsunuz’ dedikleri konu da bu. Yeni bir marka; yerli Türk markası çıkaracağız. Eğer mümkün olursa Haziran’dan sonra Tayvanlı yatırımclarla Türkiye’de yatırım yapmak ve Türkiye’deki ilk gerçek üretim hattını kurmak istiyoruz. Hedefimiz de Çankırı veya Ankara’da üretim yapmak. Simet olarak değil ama kendi markamızla çıkacağız. Örneğin Sentino da bizim markamız; şimdi yeniden, tekrar aktive ediyoruz. Büyüme hedeflerimiz sürüyor; Ekim ya da Kasım ayı gibi Tayvan’da yıl sonunda yeni bir şirket kuruyoruz; Türkiyede’de ‘branch office’ açacağız; şimdilik Ar-Ge yapacak. Yeni kurulacak şirket tamamen Tayvanlı olup Türkiye’de faaliyet gösterecek. Simet’in artık eski kapalılığı, içe dönüklüğü kalmadı, artık açılan bir yapıya sahibiz.”
ETİKETLER : Sayı:911