Bilişim Dünyası 31 MART 2014 / 08:12

Android Geliştirici Günleri markalaşma yolunda

GDG Ankara ekibinden Yavuz Kerem İnceçayır, Göksel Güren ve Oğuz Mermerkaya ile GDG Ankara’yı ve büyük heyecanla yürüttükleri, artık geri sayıma başladıkları Android Geliştirici Günleri’ni konuştuk. Android Geliştirici Günleri’nin bu yıl 3.sünün düzenleneceğini belirten ekip yaşadıklarını şöyle paylaştı: “Çok farklı insanlarla, kültürlerle tanışma fırsatımız oluyor. Örneğin geçen sene GDG Ermenistan ile tanıştık. Toplam 65 konuşmacı sunumlarını gerçekleştirdi. Gelen ziyaretçiler sadece bu organizasyonu değil, ülkemizi de tanıyorlar. Organizasyon sadece teknoloji içerikli gözükse de konuşmacı olarak gelenler internette aktif olan, blogları olan insanlar. Konularında; ya ülkelerinde ya da dünya çapında tanınıyorlar. Bu insanların bilgi paylaşımında bulunması, tecrübelerini aktarması sağlanıyor. Bu da hem bilişim sektörüne hem de ülkemizin tanıtımına büyük katkı oluyor.”

Artık ‘Türkiye’de niye çok iyi yazılım üretilmiyor?’ bahanemiz yok
“Kitaptan çok şey okuyabiliyoruz ama bunu yapan insanlarla tanışmak çok etkili. ‘Acaba başarabilir miyiz, bunu yapabilir miyiz?’ diye kendimize sorarken bunu yapan insanla karşılaşıyoruz. Bizim zihnimizde oluşturduğumuz süper insanların süper projeleri gibi algılanıyor, tanıtılıyor. Biz, bu insanların bizden farkının olmadığını göstermek de istiyoruz. Kabiliyetler açısından farkımız yok. O insanlar yapabileceklerine inanıyorlar ama biz inanmıyoruz. Kafamızda süper kahramanlar yaratıp biz öyle olamayız diyerek işin içinden çıkıyoruz. Bu nedenle artık ‘Neden olmasın?’ aşamasına geldik. Android Geliştirici Günleri’ni ‘Android Developer Days’ adıyla markalaştırıyoruz. ADD projesinin bir noktada işlevi de bu: Bilgi paylaşımı, teknoloji odaklı yaklaşım, uzman kişilerin tecrübe aktarımı işin bir tarafı. Türkiye’de bu sektörde çalışan insanları bir araya toplayabilmek, belli bir konu üzerinde yoğunlaşmalarını sağlayabilmek, buradan üretim sağlanmasını amaçlıyoruz” diyen ekip, konuşmalarını şöyle sürdürdü:
“Artık sadece açık kaynak dünyasında değil lisanslı dünyada da kalite de gittikçe artıyor. Çünkü toplam bilgi artıyor ve herkese açık; Türkiye’ye de açık. Her türlü kaynağa erişmek mümkün. Süper kahraman olarak gördüğümüz insanların, aslında çok çalışarak belli bir metodoloji geliştirerek bu noktaya geldiğini görüyorsunuz. Artık ‘Türkiye’de niye çok iyi yazılım üretilmiyor?’ bahanemiz yok. Türkiye’de elle tutulur açık kaynak projesi bulunmuyor. Bu da, bilişim sektöründeki insanların daha henüz dışa açılmada kendilerine tam güvenmediklerinin göstergesi. Bu hem o kişinin, hem de ülkenin isminin duyulmasını sağlayacak bir durum. Fransa, Almanya, İngilere, ABD hatta Güney Amerika ve Portekiz’de var ama bizde elle tutulur bir şey yok.”
İnceçayır, Güren ve Mermerkaya, GDG Ankara olarak herkesin sorumluluk aldığını özellikle vurgulayarak şunları söyledi:

Siz de gelin, bir tuğla koyun…
“Türkiye’ye kazandıracağımız en önemli şey bu: Ne kadar çok kişiyi dahil edebilirsek o kadar iyi. Daha işin çok başındayız. Ancak birkaç gönüllüyle yola çıkarak uluslararası bir marka yaratıyoruz. Biz böyle bir konferans düzenliyoruz; bunu da en iyi haliyle, uluslararası konferans şeklinde yapıyoruz diyoruz. Android Geliştirici Günleri, bu yolda çok büyük bir adım; 3. yılımız çok daha verimli geçecek. Artık Google tarafında da organizasyonumuz daha çok tanınmaya başladı. Hatta diğer GDG’ler organizasyon yapmak istediklerinde bize danışmaya başladı. Markalaşma diyoruz; başka ülkelerde de ‘Android Developer Days’in organize edildiğini göreceğiz. 3-5 kişinin ortaya attığı bir fikir dünyaya mal olacak. Bu konferansı; ‘Açık Konferans’ haline getirmek istiyoruz. Destek vermek isteyen kurumsal ya da bireysel herkese kapımız açık. Dünyada markalaşmaya giderken, ülkemizdeki insanlara da faydası var derken, onlardan da yardım ricasında bulunuyoruz. Konuşmacılar için de etkin katılım çağrımız açık; 1 Nisan son başvuru tarihimiz. Diğer yandan bu sene ‘Programlama Çocuk Oyuncağı’ projesini de ADD içinde tanıtmak istiyoruz. ‘Hekaton’ düzenlemeyi planlıyoruz. Amatör ruhumuz devam ediyor. Yapmaktan zevk aldığımız şeyi yapıyoruz yoksa devamını getiremeyiz.”