Bilişim Dünyası 10 ŞUBAT 2014 / 08:16

Ar-Ge’nin izinde önce Türkiye, sonra yakın coğrafya

Faaliyetlerini son 10 yılda yoğun olarak teknoparklar, teknoloji ve Ar-Ge ile uğraşan şirketler, bunların yatırımı ile uğraşan kurum ve kişiler, bu konuda kamu kuruluşları, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK ile yakın çalışmalara odaklayan Sistem Danışmanlık, teknoloji, Ar-Ge ve bunlara yönelik yatırım ve yenilikçilik gibi konularda bütünleşik hizmet sunuyor.

Türkiye’de hemen hemen her teknoparka hizmet sunduklarını söyleyen Sistem Danışmanlık Kurucu Ortağı Yeminli Mali Müşavir Hüseyin Karslıoğlu, Türkiye pazarındaki yayılım stratejilerini, Uzakdoğulu şirket ile yaptıkları işbirliğinin Türk girişimcilere ve sermaye kaynaklarına etkisini, yasal yapıların sunduğu potansiyeli anlattı:

n Bütünleşik destek yapınız neleri içeriyor?
Mali mevzuat ana işimiz. Desteklerin önemli kısmı mali mevzuattan kaynaklanıyor. Hukuk müşavirliği hizmeti veriyoruz. Özellikle fikri ve sınai haklar, bilişim hukuku, ticaret hukuku ve sözleşme hukuku anlamında uzmanlaşmış ekibimiz var. Danışmanlık bölümümüzde satın alma ve birleşmeler konusu, teşvikler, yatırımlarla ilgili devletten sağlanabilecek faydalar ele alınıyor. Yine kendi içimizde 9 kişiden oluşan mühendislik kadromuz var. Fikirden hibenin alınıp projenin bitme noktasına kadar mühendislik ve süreç danışmanlığı yapıyorlar. Ankara merkezli bir şirketiz, İstanbul’da ticari merkezimiz var ve 2013 sonunda Gaziantep’te şubemizi açtık. Orada ciddi üretim ve ihracat var. Bu ‘potansiyel’ demek. Oysa TÜBİTAK’tan alınan Ar-Ge proje oranı yüzde 5’in altında.

n İlleri nasıl seçiyorsunuz? Başka hangi iller gündemde?
TÜBİTAK verileri, ihracat potansiyeli, üretim ve istihdam, bölgesel konum önceliğimiz. Orada çözüm ortaklığı yapabilecek kurum veya kişileri buluyoruz. Gaziantep’te Merger Finansal Danışmanlık yatırımların finansmanı ile ilgileniyor, biz de yatırımın diğer tarafı ile ilgileniyoruz. 2015 sonuna kadar Bursa ve İzmir’de de yapılanmayı hedefliyoruz. Bunlar dışında bir il düşünmüyoruz. Bu programla Türkiye’nin önemli bölgelerini kapsamış oluyoruz.

n 2013 yılı nasıl geçti?
2008’den beri yukarı yönlü eğilim var. İnovasyon, Ar-Ge alanında canlılık artıyor. Hedefiniz neyse, kendinizi buna uygun planlamalısınız. Eskiden hedefler uzun vadeliydi, ama 2010’dan sonra süre iyice kısaldı. Çünkü teknoloji hızlı gelişiyor. Devletin de doğru yönlendirmesi var. Melek yatırımcı sertifikası aldık. Dolayısıyla bir şirketin projesi varsa, Ar-Ge ve inovasyon ile ilerlemek istiyorsa ona yatırımcı ilişkilerinde ve finansal destek mekanizmalarında tercihten başlayarak tüm süreçlerde ona özel yol haritası çiziyoruz. Bu yol bir otoban ve araç çıkışları her zaman yok. Elinizde bir haritayla gitmezseniz olmaz. Bugünden rotanızı iyi çizmeli, yola böyle çıkmalısınız.

n 2014 planlarınız neler?
Farklı ülkeler de gündemimizde. Asya bölgesinde 12 ülke ve ABD’de, yani toplam 13 ülkede olan, bizim gibi yapılanmış, Japonya merkezli ama yönetimi Singapur’a taşınmış bir şirket ile iş ortaklığına giriyoruz. Bu konuda Aralık ayında niyet mektubu imzaladık. Bunun iki etkisi olacak. Birincisi Türkiye’ye bu kanalla gelecek Asyalı yatırımcıları karşılayıp, burada doğru şirketlere gitmelerini sağlayacağız. Ayrıca onların olduğu ülkelerde biz ‘Türk masası’ oluşturuyoruz. Buradan o ülkelere gitmek isteyen üretici, yatırımcı ve girişimcilere bu Türk masalarında, Türk personellerimizle hizmet sunacağız. Yani ilk etapta Asyalı grupla Asya sermayesini burada Türk şirketlerine aktarma hedefimiz var ve oradan gelecek şirketlere burada lokal hizmetler sunacağız. İkincisi onların olduğu Asya ülkelerinde Türk iş dünyası ve girişimcilerine bölgede fırsatları gösterecek ‘Türk masaları’ kuracağız.

n Bu işbirliği, farklı ülkelerde çalışmaları da gündeme getirecek mi?
Evet. Asyalı iş ortağımızla Irak, İran, Türk Cumhuriyetleri, Rusya hedef ülkeler. Buralarda sermaye, Türkiye’de proje ve girişimci var. Asya’daki kaynağı ve Ar-Ge yetkinliğini Türk girişimcilere taşıyıp, onları da komşu ülkelerde sermaye ile buluşturmak hedefimiz. Katma değer ve ihracatta komşu ülkelerdeki sermayeyi buradaki projelerle buluşturmak önemli.

n Türkiye’de Ar-Ge ve inovasyon gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teknopark, Ar-Ge merkezleri ve kamu fonları ile ilgili önemli verimlilik, farkındalık artışı var, ama yeterli değil. İnsanlar korkuyor bu süreçlerden. Oysa devletin amacı da girişimciyi büyütmek. Önümüzde alacağımız çok yol var.

n Teknopark Kanunu’nda ne gibi gelişmeler bekleniyor?
Kanun 2001’de çıktı, 2004’te daha aktif hali geldi, 2011 Mart’ta da radikal değişiklikler oldu. Örneğin kamu ihtiyacı gördü ve teknoparkta teknolojik ürün üretimine izin verdi. Proje kısmında vergisel destekler var. Üretimde ise sadece hak verildi, vergisel destek yok. Ama ilerleyen süreçte bunun değişmesini bekliyorum. Organize sanayi bölgeleri ile, sanayi alanları ile işbirliği yapıp oralarda teknokentlerin şubelerini açıp, oralarda teknokentlere ait üretim sahaları geliştirmek şart. Kamu burayı teşvik etmeli, girişimci ve yatırımcı burayı izlemeli, teknokent sahibi üniversitelerdeki yönetici şirketler de altyapılarını üretime hazırlamalı. Sonuçta yapılacak daha çok şey var, ama önemli adımlar atıldı.

n Yabancı fonlar, melek yatırımcılar girişimcilerin ihtiyaçlarını ne oranda karşılıyor?
Türkiye’de ‘çok proje-az sermaye’ var. Ya Türkiye’ye sermaye girişi yapmanız ya da Türkiye’de var olan sermayeyi etkin kullanmanız lazım. Bunu için yapılan düzenlemeleri doğru buluyorum. Birçok çalışmada danışman olarak girişimci ve fon arasında köprü oluyoruz. Girişimcinin esas ihtiyacı kurumsallık ve yönetim. Projene odaklan ve detayları fona bırak. Türkiye bunları desteklemeli ve sermaye akışının önünü açmalı.

n Bunun için ne yapılmalı?
Türkiye’de ‘finansal serbest bölgeler’ oluşturalım, küresel fonları Türkiye’ye çekelim. Biz Türkiye’yi fonların merkezi haline getirebilirsek, fon buradayken girişimci sermaye kaynağına daha rahat ulaşabilir. Siz bugün olmayan, ama bu düzenleme ile Türkiye’ye getireceğiniz parasal hareketten vergi almayacaksınız. Dolayısıyla bütçeye yükü sıfır. Ama desteklenecek olan girişimlerden gelecek katma değer ve benzer gelirler büyük.
ETİKETLER : Sayı:958