Bilişim Dünyası 07 OCAK 2013 / 08:00

Ar-Ge’ye dayalı üretim gelirlerimizin büyümesini hedefliyoruz



1994 yılında Ankara’da kurulmuş aile kökenli bir şirket olan Tektronik Genel Müdürü Hakan Yavuz, gömülü elektronik ağırlıklı çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Kurulduğunda; elektronik test ve ölçüm çözümleri konusunda hizmet veren Tektronik, daha sonraki yıllarda pazarın değişimini gözlemleyerek gömülü elektronik donanım ve yazılımına yöneldi. Hakan Yavuz gömülü elektronik ve çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: “Gömülü elekronik; klasik bilgisayar sistemleriyle yapılmıyor ama bilgisayar sistemleri işlevlerini yerine getiriyor. Örneğin; bir uçağın görev bilgisayarı veya atış kontrol bilgisayarı bir telekomünikasyon sisteminde, veri anahtarlaması veya verilerin üzerinde birtakım incelemeler yapılmasında kullanılıyor. Gömülü sistem dediğimiz aslında; ekranı klavyesi olmayan küp gibi ‘computer’. Girdide bir uçağın değişik sensörlerinden, bir geminin radarlarından gelen bilgiler olabilir; bunları işleyip kullanıcı veya pilotun ekranına birtakım görüntüler verebilir, bir sivil uçağın yakıt yönetim sistemi gibi buna göre belli sistemleri yönetebilir. Bizim alıştığımız gibi ekranı ve klavyesi olan bir bilgisayar değil. Gömülü sistem; donanım ve yazılıma sahip olmak zorunda, bunların bir arada çalışan fonksiyonel bütünü. Bizim ana işimiz de gömülü sistem etrafında. Bu konuda ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya’dan temsilciliklerimiz var; Men Micro, RTI, Wind River, Curtiss -Wright Defense Systems, CM Computer gibi dünyanın en iyi şirketlerinin Türkiye dağıtıcısıyız. Katma değerlerimizi daha çok artırmak için sistem bütünleştirme işine başladık. Gömülü bilgisayarın diğer birimlerle konuşabilmesi; bunun üzerinde de bir görev yazılımı olması lazım. Biz görev yazılımına kadar olan kısmını bütünleştiriyoruz, görev yazılımı bizim kullanıcılarımızın uzmanlık alanı. Örneğin, yazılım şirketine birarada ve amaca yönelik çalışan, istenilen titreşim, sıcaklık, çevre, nem gibi şartları sağlayan altyapıyı sağlıyoruz. Böylece müşterilerimize kendi uzmanlık alanlarının altındaki işlerde zaman harcamayacakları bir altyapı sunuyoruz; gömülü sistem bütünleştirmesi yapıyoruz. Biz onların kendi uzamanlıklarını en verimli şekilde kullanacağı noktaya kadar sistemi getiriyoruz. Bu arada, Intel’in gömülü sistemlerde; tek olarak Türkiye Tasarım Danışmanlık İş Ortağı seçildik.”

Sertifikalandırılmamış hiçbir sivil araç uçamaz
Savunma sanayisindeki hemen her şirketle çalıştıklarını kaydeden Hakan Yavuz sözlerine şöyle devam etti: “Uzmanlık alanlarımızdan biri de sertifiye edilebilir sistemler. Sertifikasyon gereksinimi olan dünyada dört alan var; birincisi, hava araçları. Sertifiye edilmeyen hiçbir sivil araç uçamaz. Askeri araçlarda da öyle. Yazılımlar, donanımlar, kullanılan her parça sertifiye edilmek zorunda. Havacılık dışındaki sertifikasyon gerektiren şeylerden biri; raylı taşımacılık. Yüksek hızlı trenlerde çok yüksek güvenlik ölçütlerine ihtiyaç bulunuyor. Nükleer enerjide güvenlik standartları çok önemli; bir nükleer santralı kontrol eden yazılımda hata oranının sıfır olması lazım. Medikal sistemlerde de; güvenlik sertifikasyonları olması lazım. Bizim bütünleştirmede oluşturduğumuz çözümler; bu tür sertifikasyonlara yönelik, bu sertifikasyonların sağlanmasını sağlayabilen platformlar.”
Hakan Yavuz, Avrupa Birliği projesi olarak; Çevre Bakanlığı’na bir BT sistem bütünleştirme projesi yaptıklarını, bu Çevre Bilgi Değişim Sistemi’yle Türkiye’nin 81 ilinde Çevre Bakanlığı’nın çevre değerlendirme bilgilerinin bir ağ kapsamında değişimini sağlayan yazılım ve donanım altyapısını kurduklarını, bunun bir BT yaygınlaştırma projesi olduğunu ve 3 yıl sürdüğünü aktardı. Deloitte Technology Fast500 EMEA 2012 Programı’nda son 5 yılda yüzde 11,368 büyüme ile Avrupa-Ortadoğu-Afrika teknoloji şirketleri arasında, EMEA bölgesinde yazılım kategorisinde en hızlı büyüyen birinci teknoloji şirketi ödülünü alan Tektronik, genel klasmanda da EMEA’nın altıncı hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu. Yavuz, başarılarını aile şirketi olmalarına, eşi Hülya Yavuz ile birlikte hızlı karar alabilmelerine bağladı: “Bir pazar inişte, bir pazar çıkıştayken, birinden çıkıp diğer pazara girerken doğru zamanda doğru yatırımı yapmışız. Risk aldık ama riskin geri döneceğini gördük, yanılmadık, doğru adımları attığımız için başarabildik.”
Hakan Yavuz, “Bizim yazılım ürünümüz yok. Terzi usulü çalışıyoruz, konfeksiyon değil. Bütünleştirmeyi sonuç olarak yazılımla yapıyoruz çünkü bizim gelirlerimizin büyük bölümü yazılım. Çok büyük miktar yazılımla bütünleştirdiğimizden, yazılım cirosu yüksek olduğu için Deloitte’da da yazılım kategorisine girdik. Bu tür gömülü sistemlerin bütünleştirmesi ağırlıklı olarak yazılımla yapılır. Gelirlerimiz yazılım ağırlıklı olduğu için yazılım ön plana çıktı; bu kategoride ona göre ödüle aday gösterildik. 1996’da Princeton, New Jersey, ABD’de faaliyete geçen kardeş şirket Tektronik Inc. de ABD’den Türkiye’ye yönelik ticarette çalışıyor” dedi.

Tektronik’in ilk ürünü geliyor!
10 kişilik bir şirket olduklarını aktaran Hakan Yavuz, “Satış kadromuzun tamamı mühendis. Müşterimizle aynı dili konuşabilmemiz lazım. İstanbul’da bir irtibat büromuz var. Ar-Ge tasarım ekibimiz Ankara’da ve onlar da bu kadronun içinde. Daha büyük olsak bu büyümeleri yakalamak daha zor; çekirdek bir kadroyla gidiyoruz. Şu anda kendi geliştirdiğimiz, genel amaçlı görev bilgisayarı Ar-Ge projemiz bulunuyor; sonuna doğru geldi. Bunu ilk ürünümüz olarak çıkaracağız: Genel amaçlı görev bilgisayarı; müşteri ihtiyacına göre uyum sağlayabilen, aslında bir temel platform. Bu bizim kendi geliştirdiğimiz bir sistem; KOSGEB’in desteklediği bir Ar-Ge projesi. ” açıklamasını yaptı.
Yavuz sözlerini, “Yavaş yavaş teknokente geçme ihtiyacımız var. Şimdiye kadar bizim ciromuz daha çok ticaret ağırlıklıydı, Ar-Ge ağırlıklı değildi. Artık o taraf ağırlık kazandığı için teknokente doğru kaymamız lazım. Hedefimiz; Ar-Ge gelirlerimizin, bütünleştirme ve Ar-Ge’ye dayalı üretim gelirlerimizin, ticaret gelirlerimizin üzerinde büyümesi. Özellikle, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın savunma projelerinde yerli içeriği destekleyici çalışmaları var. Hazır alınabilir bu tür bütünleşik sistemler yerine bizim geliştirebileceğimiz sistemlerin yerlilik oranını artırmada faydası olacak” şeklinde bitirdi.