Bilişim Dünyası 11 MART 2013 / 08:12

Araç takip sistemlerinde ilk yatırım çok hızlı geri dönüyor

2004 yılında faaliyete geçmesine rağmen 20 yıllık deneyim ve bilgiye sahip bir ekip tarafından kurulan Mobiliz’in Genel Müdürü Levent Aydoğan, şirket hakkında bilgi vererek bir Mobiliz kuruluşu olan Filotürk’ün çalışmalarından da bahsetti.

Mobil veri sistemleri sektöründe bütünleşik sistem çözümleri üretmek amacıyla, Levent Aydoğan ve Adil Masaracıoğlu tarafından kurulan Mobiliz hakkında açıklamalarda bulunan Levent Aydoğan, 20 yıl önce araç takip sistemlerinde teknolojilerin çok farklı olduğunu kaydederek; GSM’in, internetin olmadığını ama yine de bu kavramın  var olduğunu belirtti. Aydoğan, “2004 yılında şirketi kurduğumuzda iyi bildiğimiz bir konu olarak bu sahada çalışmaya karar verdik. 2005-2006 yıllarında sadece Türkiye’de değil dünyada bu iş ivmelendi. GSM ve GPRS’in olması, internetin yaygınlaşması, kaliteli haritaların bulunabilirliği çok önemli rol oynadı; teknoloji tarafında çok önemli gelişmeler oldu. Talep tarafında da; yaşamımızda mobilitenin giderek artması, hayatın mobil ortamda sürmesi, petrol fiyatlarının artması, akaryakıt giderlerinin şirketlerin birinci maddesi haline gelmesiyle hem Türkiye’de hem dünyada patlama yaşandı. Hazırlattığımız raporda da; Türkiye’nin Avrupa ülkelerinde bu işte en hızlı büyüyecek ülke olduğu açıklanıyor. Türkiye’de şu anda yaklaşık 400 bin araç bu sistemlerden yararlanırken, 2018’de 1,8 milyon aracın takip edileceği öngörülüyor” dedi.

Her yıl 110 bin ağaçlık bir orman çevreye kazandırılıyor!
Dünyada gelişmiş ülkelerin yatırım yapma kararı aldığı en kritik 10 teknoloji arasında sayılan araç takip sistemlerinin; çocuğunuzu taşıyan okul servisinin hızının kontrolünden, tükettiğiniz gıdanın taşınırken bozulmadığından emin olabilmeye, konutlarınızın yapımında kullanılan betonun en iyi koşullarda inşaata ulaşmasından, acil durumlarda hastanıza en kısa sürede müdahale edebilmeye kadar toplumun hemen her kesimini ilgilendiren alanlarda kritik faydalar sağladığının altını çizen Aydoğan, ilk yatırımın çok hızlı geri döndüğünü de dile getirdi. Levent Aydoğan, “7 gün 24 saat internet üzerinden takip ve kontrol edilmesi olarak tanımlanan araç takip sistemlerinin, hem şirketlere hem de bireylere dönük önemli faydaları var. Zamandan ve yakıttan tasarruf sağlayan, araçların trafikteki hareketlerini raporlamalarla ortaya koyarak dikkatsiz ve yanlış araç kullanımını önleyen araç takip sistemleri, hayatın pek çok alanında artı değer yaratıyor. Filo sahibi şirketler için hayati önem taşıyan sürücünün aracı nasıl kullandığına dair bilgileri, ani hızlanma, sert fren, savrulma gibi kötü kullanım kayıtlarını raporluyor. Sistem; karbon salınımını azaltma konusunda da önemli katkılar sağlıyor. FiloTürk hizmet verdiği araçlarda günde ortalama 35 dakika olan rölanti süresini 12 dakika indirerek, sağlanan yakıt tasarrufu ve karbon salınımındaki azalmayla her yıl, 110 bin ağaçlık bir ormanı çevreye kazandırıyor. Yalnızca araç takip sistemleri sayesinde sağlanan yakıt tasarrufuyla 8 bin hektarlık ormanlık alanı kurtarmak mümkün” açıklamasını yaptı.

Değer kattığınız işi yapmanız lazım
Aydoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Mobiliz, Deloitte tarafından her yıl düzenlenen, ‘Deloitte Teknoloji Fast50 2009 Programı’nda, 2004-2008 yılları arasında cirosunda kaydettiği yüzde 7225 oranındaki büyümeyle Türkiye 4’üncüsü oldu. 2010 ve 2011 yıllarında da yeniden ödüle layık görülerek üst üste 3 yıl Deloitte Fast50 ve Fast500’e girmeyi başardı. Mobiliz, 2012’de uluslararası özel girişim fonu Mediterra ile ortaklık anlaşmasına imza atarak yeni bir dönem başlattı. Böylece; satış pazarlama grubumuzu büyütüyoruz, Ar-Ge’ye daha çok yatırım yapabiliyoruz. Türkiye’ye büyük bir sermaye getirmiş olduk. Değer kattığınız işi yapmanız lazım; yazılımda kattığınız değer çok önemli. Hızlı büyüyen sistemlerin kendi içindeki teknolojik meydan okuma sizi yeni yeni şeylere zorluyor. Birçok rakibimizin hiç haberinin olmadığı; daha büyük sistemlerde farklı şeylerle uğraşıyoruz. Her müşterinin ihtiyacıyla ilgili birtakım ek istekleri oluyor. Bunu karşılamak için de; ekip ve bilgi birikimi gerekiyor. Bizi ayırt eden nokta da orada başlıyor; sistemin çok geniş raporlama kabiliyeti ve bütünleştirme var. İyi bir Ar-Ge’ye sahip olmanız gerekiyor; yazılımlarımızı mutlaka kendimiz yazıyoruz. Maalesef ülkemizde, diğer sektörlerde de olduğu gibi çok az birikimle pazara ürün sunmaya çalışan, bu nedenle de birçok müşterinin para kaybına ve hayal kırıklığına uğramasına neden olan girişimciler yer alıyor. Biz, Türkiye’nin 81 ilinde de hizmet verebilir durumdayız. Türk Telekom, Merkez Bankası, Türkiye İş Bankası, Ziraat Bankası, Finansbank, Ford, MAN, BP, EnerjiSA, Borusan Lojistik, TÜVTURK, Vestel, Pepsi, Coca-Cola, Erikli, Aytaç, Keskinoğlu, Şeker Piliç, Şen Piliç, Mudurnu, Beşler, Özsüt, Altınmarka, Milangaz, Demirdöküm, Ağaoğlu, TNT, Mağdenli, Alışan, Ceva, Gefco, Acıbadem Sağlık Hizmetleri, Medline, Metro referanslarımız arasında.” Levent Aydoğan, “FiloTürk, her şey dahil, Taahhütsüz, Süresiz ve Koşulsuz Garanti, Kullandıkça Daha Az Öde uygulamalarını hayata geçirdi. Günde sadece 1 TL’den başlayan fiyatlarla kullanıcılarına FiloTürk Araç Takip Sistemi’nden yararlanma fırsatı sunuyoruz. Önümüzdeki beş yılda 500 bin aracın FiloTürk Araç Takip Sistemi’nden faydalanmasını hedefliyoruz.  Yazılım ihracatı yapıyoruz, bu yıl yurtdışı çalışmalarımız daha da artıyor. Afrika, Arabistan bu konuda ilginç. Avrupa’da iş ortaklarımız var; İsveç’le de çalışmaya başladık. 2012’de çok tohum attık; bu yıl da hızla büyüme hedefindeyiz” dedi.
ETİKETLER : Sayı:912