Bilişim Dünyası 10 TEMMUZ 2016 / 17:55

Araç takip sistemleriyle 32 milyon ağaç kurtarılabilir

Mobiliz CEO’su Özlem Yeşildere, araç takip sistemlerinin karbon ayak izinin silinmesinde önemli bir rol üstlenmekte olduğunun altını çizdi. 
Gelişmiş ülkelerin yatırım yapma kararı aldığı en kritik 10 teknoloji arasında sayılan Makineler Arası İletişim (M2M) alanında çalışan, araç takip sektöründe faaliyet gösteren Mobiliz’in CEO’su Özlem Yeşildere, araç takip sistemlerinin karbon ayak izinin silinmesinde önemli bir rol üstlenmekte olduğunu ifade etti. Araçların rölanti sürelerinin yarattığı ekstra karbon salınıma ilişkin çarpıcı verileri açıklayan Yeşildere, “Araç takip sistemleriyle karbon salınımını araç başına yılda 0,12 ton azaltmak mümkün. Sunduğumuz araç takip ve filo yönetim sistemleri sayesinde müşterilerimizin sağladığı yüzde 15’e varan yakıt tasarrufu, karbondioksit salınımının azaltılması açısından 1 milyon ağacın çevreye sağladığı katkıyı sağlamakta” dedi. Türkiye’de 20 milyonun üzerinde araç bulunduğunu belirten Yeşildere; “Türkiye’de bulunan araçların 8 milyonunu ticari araçlar oluşturuyor. Tüm ticari araçlarda araç takip sistemlerinin kullanıldığını düşünürsek ortaya çok ciddi rakamlar çıkıyor, yalnızca araç takip sistemleri sayesinde sağlanan yakıt tasarrufuyla yılda 32 milyon ağaç oranında karbon telafisini sağlamak mümkün” dedi.
 
Sağlığı tehdit eden uygunsuz şartlar önleniyor
‘FiloTürk Sıcaklık Takipte Paketi’ hakkında da bilgi veren Özlem Yeşildere şunları kaydetti: “Paket sayesinde taşınan ve depolanan yiyecek ve içeceklerin, üretim merkezlerinden satış noktalarına soğuk hava zinciri kırılmadan ulaşması sağlanıyor. Özellikle et, süt, yumurta, aşı gibi hijyen ve ısının büyük önem taşıdığı gıda maddelerinin tazeliklerini kaybetmeden, bozulmadan tüketicilere ulaştırılmasında önemli bir rol üstleniyor”
Sistem sayesinde insan sağlığını tehdit edecek uygunsuz şartların oluşmasının önlendiğini vurgulayan Yeşildere, “Tüketici sağlığını korumak için, ürünlerdeki insan sağlığını etkileyecek risklerin minimum seviyeye indirilmesi büyük önem taşıyor. Sağlığı tehdit eden riskler ürünün üretim aşamasından sevkiyatına, depolanmasına ve satışına kadar devam etmekte. Ürünlerin soğuk hava zinciri kırılmadan satış noktalarına ulaşmasının kontrolü çok kritik. Evimize giren gıdaları güvenle tüketebilmemiz, ürünlerin uygun şartlarda muhafaza ve sevk edilmesinin takibiyle mümkün, bu da ancak her aşamada depolama ve sevk koşullarının kontrolü ile sağlanıyor” dedi.