Bilişim Dünyası 31 AĞUSTOS 2015 / 00:57

Ardıl yönetmelikle sektör rahatlayabilir

Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, ‘Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’ ile ilgili açıklama yapıp ilgili sektörlerin de aynı bakış açısıyla korunması gerektiğine dikkat çekti.

Çağrı Merkezleri Derneği; çağrı merkezlerinin faaliyet alanlarını kamuoyuna daha iyi tanıtmayı, sunulabilecek katma değerleri iş dünyasına anlatmayı, mesleki sorunları paylaşmayı, değişik paydaşlar arasında iletişim, uzlaşı platformu olmayı ve sektör problemlerine çözüm getirmeyi amaçlıyor. Metin Tarakçı, ‘Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un, 5 Kasım 2014 tarihli, 29166 Sayılı Resmi Gazete’de,  1 Mayıs 2015 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde 16 madde ile yayımlandığını hatırlatarak “ Uygulama esaslarını belirleyen, Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik ise, 19 madde ile 15.07.2015 tarihli ve 29417 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. e-Ticaret, tüm dünyada olduğu gibi son yıllarda Türkiye’de de önemli gelişme gösteren ve büyüyen sektörler arasında. Dolayısıyla bu konuda bir regülasyona, hem sektörler hem de tüketici açısından ihtiyaç vardı. Çağrı Merkezleri Derneği olarak bizler de tüketici haklarının korunması ve tüketici bilgilerinin güvenliğinin sağlanması adına bu tip düzenlemelerin gerekli olduğuna inanıyoruz. Ancak eş zamanlı olarak bu tip yasal düzenlemeler hayata geçirilirken ilgili sektörlerin ticari faaliyetlerinin de aynı bakış açısıyla korunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

İstihdamda negatif etkilenmeler olacak

Düzenlemenin avantajlı ve dezavantajlı yönlerini ele alan Tarakçı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Her şeyden önce vatandaş artık izni olmadan satış ve pazarlama maksatlı herhangi bir elektronik iletişim aracıyla rahatsız edilemeyecek. Firmalar da doğru hedef kitleye doğru ürün ve hizmet satışı-pazarlaması gerçekleştiriyor olacaklar. Konuyu çağrı merkezi açısından ele aldığımızda da orta ve uzun vadede sektörümüzün kamuoyu nezdindeki algısının pozitif yönde gelişeceğini düşünüyoruz. Diğer yandan düzenlemenin dezavantajlı olabilecek sonuçlarından en önemlisi; ana işi telefonda satış-pazarlama faaliyeti olan firmaların iş hacminde yaşayacağı küçülmenin, istihdamı da negatif yönde etkilemesi olacaktır. 2014 yılında 80 bin kişilik istihdamın sağlandığı çağrı merkezi sektöründe de yaklaşık yüzde 30’luk iş hacminde bu küçülmenin yaşanması ve 5 bin-10 bin çalışanımızın işini kaybetmesi söz konusu olabilir. Kanun, 1 Mayıs’ta yürürlüğe girmiş olmasına rağmen uygulama usul ve esaslarını belirleyen yönetmeliklerin yaklaşık 7 ay sonra resmiyet kazanmış olması, sektörler tarafında karmaşaya ve farklı yorumlara neden oldu. İzin alma yöntemi, 1 Mayıs öncesi müşteri verisinin izinli sayılıp sayılmaması, aracı hizmet sağlayıcı konumundakilerin sorumlulukları gibi birçok önemli konu ancak 15.07.2015 tarihinde yayımlanan yönetmelikle netliğe kavuştu. Düzenlemenin ticari hayatı negatif etkileyeceğine inandığımız bir diğer sonucu da; CRM uygulamaları ve Müşteri Sadakati Programları’nın olumsuz etkilenmesi. Günümüzde yeni müşteri kazanmanın, müşteriyi elde tutmanın maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu açıdan tüm sektörlerin özellikle de yeni girişimcilerin işinin oldukça zorlaştıran bir düzenleme hayata geçti diyebiliriz.”

e-Devlet hizmetlerinin gelişmesi negatif etkileri azaltır

“Çağrı Merkezleri Derneği olarak kanuna ve yönetmelik taslağına ilişkin değerlendirmelerimizi, önerilerimizle birlikte Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkilileriyle sektörümüzü temsilen paylaşmıştık. Çok yeni resmiyet kazanan yönetmeliğe baktığımızda bazı önerilerimizin dikkate alındığını görmek bizleri memnun etse de uygulamada hâlâ sıkıntı yaratacağına inandığımız bazı maddeler mevcut. Bu konularla ilgili olarak da yetkilileri en kısa zamanda tekrar ziyaret ederek önerilerimizi paylaşacağız” açıklamasını yapan Tarakçı, planlanan çalışmaları şöyle kaydetti: “Ana işi telefonda satış-pazarlama faaliyeti olan firmaların yaşayacağı küçülme, istihdamı da negatif yönde etkileyecek. Söz konusu kanunla ilgili ardıl yönetmelik yoluyla önerdiğimiz şekilde bir takım iyileştirmeler ve düzenlemeler yapılması halinde sektörümüz az da olsa rahatlayacaktır.  Bunun dışında, e-Devlet hizmetlerinin gelişmesi, sosyal medya gibi iletişim kanallarının çeşitlenmesi ve tahsilat gibi farklı konularda da çağrı merkezlerinin yoğun olarak hizmet vermeye başlaması sektörümüzün önünü açacak, yasadan kaynaklı istihdam üzerindeki negatif etkileri orta ve uzun vadede azaltabilecek.”

Çağrı merkezi sektörü Türkiye’nin stratejik iş alanlarından

Tarakçı, çağrı merkezi sektörünün bugün itibarıyla ekonomik büyüklüğü hakkında da bilgi vererek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Son yıllarda gerçekleştirdiği yatırım ve istihdam hamleleriyle Türkiye’nin stratejik iş alanlarından birisi haline gelen çağrı merkezi sektörü, 2014 yılında 3,4 Milyar TL’lik bir pazar büyüklüğüne ulaştı. 50’ye yakın ile yapılan çağrı merkezi yatırımlarıyla 80 bin kişiye iş imkânı sağlandı. Yatırım yapılan bölge ekonomisi ve yan sektörler de hareket kazandı. İstihdamın azalması doğrudan bir etki olmakla birlikte o istihdam için hizmet aldığımız eğitim, ulaşım, yemek gibi yan sektörlerin dolaylı olarak negatif etkilenmesi söz konusu olacak. Yönetmelikte; sektör bağımsız olarak aracı hizmet sağlayıcı konumunda olan firmaların da alıcıya kendilerine ait bilgi vermek, kayıtları saklamak ve ispat ile ilgili konulardan sorumlu tutulduğunu görüyoruz. Dış kaynak çağrı merkezleri olarak aracı hizmet sağlayıcı olduğumuzdan bu husus bizim sektörümüz açısından uygulamada vatandaşa ya da firmalara fayda sağlamayacağından sadece zaman ve kaynak israfı olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü zaten tüm kayıtlar ve bilgiler hizmet sağlayıcı tarafından tutuluyor. Hizmet sağlayıcının sorumlu olduğu konulardan mükerrer olarak aracı hizmet sağlayıcın da sorumlu tutulmasını doğru bulmuyoruz. Bu anlamdaki negatif etkileri ve uygulamada karşımıza çıkacak sıkıntıları yetkililerle en kısa zamanda tekrar paylaşıyor olacağız.”

 
ETİKETLER : 1036