Bilişim Dünyası 24 KASIM 2014 / 09:54

Başarının altında PaaS ve IaaS var

Oracle, yeni strateji ve teknolojilerini tanıtmak üzere İstanbul’da OpenWorld etkinliği düzenledi. Etkinliğe katılan Oracle Kıdemli Başkan Yardımcısı Alfonso Di Ianni ile şirketin yeni stratejileri üzerine konuştuk.

Bildiğiniz gibi Clear Licencing kampanyası ile yüzden fazla Oracle müşterisiyle konuşulmuş ve Oracle’ın lisanslamasıyla ile ilgili görüşleri alınmıştı. Bunlardan sadece yüzde sekizi Oracle’ın lisanslama değişikliklerinden açıkça haberdar olduklarını söylemiş diğerleri ise lisans uyumundaki belirsizlikler, yardım için nereye başvurulacağı hakkında açıkça bir yönlendirme olmaması gibi şikayetlerde bulunmuştu. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Sizce bu tür araştırmalar şirketi ekonomik açıdan ne ölçüde etkiler?

Öncelikle şunu söyleyebilirim ki lisanslama politikası internet sitemizde yayımlanıyor ve herkes bunu okuyabilir. Lisanslama politikası konusunda oldukça şeffaf bir tutum sergiliyoruz. Ayrıca, müşterilerimizle düzenli olarak her yıl çeşitli anketler yapıyoruz. Bu anketlerde her şey hakkında ayrıntılı sorular bulunuyor. Şu ana kadar da müşterilerimizden spesifik olarak lisanslama yapımız hakkında bir hayal kırıklığı ya da mutsuzluk duymadık. Önemli olan burada kısa ve öz olmak ve takım olarak daha iyi şeyler yapabilmek. Açıkçası bundan memnun olmayan insanlar olduğuna şaşırdım. Yaptığımız anketlerin hiçbirinde büyük bir sorunla karşılaşmadık.

Aslına bakarsanız, biz devamlı değişen bir dünyada yaşıyoruz.  Sürekli olarak değişen bir BT endüstrisi ve teknoloji var. Yazılımımız artık heryerde. Sadece veri merkezleri değil, mobilde  ve diğer cihazlarda da kullanılıyor. Nesnelerin interneti de bu ihtiyaçla birlikte geliyor. Yazılımımız artık hizmet olarak mevcut. Gördüğünüz gibi dünya tamamen değişiyor ve biz de hizmetlerimizi bu yeni dünyaya uyarlamak zorundayız. Müşteriler ise herşeyin sabit olmasını bekliyor. Fakat BT’nin doğası böyle değil. Hareket etmeliyiz ve bunu hızlı bir şekilde yapmalıyız. Yoksa bu bizim için büyük bir sorun haline gelir.

Oracle’ın çözümlerinin kullanım yaygınlığı bakımından gelişmiş bölgeler ile sizin sorumlu olduğunuz bölgeleri karşılaştırabilir misiniz?

Hangi ülkeden olursa olsun tüm müşterilerimiz yenilikçi ve Kaliforniya merkezli  yazılım şirketinin yaptıklarından haberdar olmak istiyor. Kenya’dan bir müşteri olsun, ya da Orta Doğu’dan veya Türkiye, Rusya, Hindistan. Hepsi bu konuda oldukça ilgili. Rekabet gerektirecek bir yarar sağlamak için en son teknoloji hakkında hepsi bilgi sahibi olmak istiyor. Türkiye gibi gelişmekte olan pazarlar ile daha gelişmiş pazarlar arasında bakış açısı farklılığı var. Gelişmekte olan ülkeler daha çok müşteri kazanmaya ya da daha çok büyümeye hedefli bir yaklaşım sergiliyor. Ne kadar çok yenilik yapılırsa müşteri ağı da o ölçüde genişliyor. Avusturya gibi daha gelişmiş ülkeler ise daha çok verimlilik, maliyetlerin iyileştirilmesi ve müşterilerin eski sistemden yeni teknolojiye geçmelerine yardımcı olmaya ve kendilerini bulut ve büyük veri gibi yeni teknolojilere adapte olmaya odaklanıyor.  Bu yüzden oldukça ilgililer. Bu nedenle, gelişmekte olan pazarların daha çok büyüme ve müşteri elde etme, gelişmiş pazarların ise verimliliği arttırma, veri merkezi açısından kendilerini gelişme ve transformasyona odaklandıkları ayrımını yapabiliriz. Veri tabanını yeni geleceğe adapte etmek için oldukça yüksek bir veri merkezi optimizasyonu isteği var. Eskiden kullanılan veri tabanıyla şimdiki veri tabanı neredeyse tamamen farklı. Bu da oldukça önem kazandı. Açıkçası, teknoloji piyasasında SaaS’a da büyük ilgi olduğunu söyleyebilirim. Çünkü uygulamada hızlı ve maliyeti de nispeten daha düşük. Tüm şirket için bir SaaS uygulaması da oluşturmanız gerekmiyor. Küçük bir şeyle başlayıp sonra büyütebiliyorsunuz. Bu nedenle gelişmekte olan piyasada SaaS’ı benimseme oranı da yüksek.

Oracle’ın bulut, SaaS, IaaS ve PaaS gibi yeni trendlerde güçlü bir rakip olabileceğini düşünüyor musunuz? Amazon ve Microsoft gibi şirketler de bu piyasa da güçleniyor. Kendi konumunuzu korumak için bir planınız var mı?

SaaS işimiz oldukça büyük. Sanırım dünyada ikinci olmalı. Bu yüzden oldukça başarılı. Bunun nedeni ise bizim SaaS hizmeti sağlamamızın yanı sıra PaaS (Hizmet olarak platform) ve IaaS (Altyapı olarak platform) da sağlıyor olmamız. Örneğin Microsoft bunu yapamıyor. Ama biz yapıyoruz. Bulut içindeki hizmet yelpazemiz de oldukça geniş. Biz dikey sektör uygulamasına sahibiz ancak Microsoft’ta bulunmuyor. Bildiğiniz gibi telekom uygulamamız ve hizmet uygulamamız var. Proje yönetimi uygulaması da SaaS’a geliyor. Çok yoğun ama çok da başarılı olan portföyümüz bu şekilde. Söylediğim gibi, müşterilerimizin daima her ihtiyaçlarını sağlayabiliyoruz. Bulut içinse, çok daha fazlası. Diğer BT satıcılarıyla konuşursanız, hiçbirinin bunu söyleyebileceğini zannetmiyorum. IBM eski yöntem olan dış kaynak hakkında daha fazla şey söyleyebilir belki ama uygulamaya sahip değiller. Microsoft bazı uygulamaları hakkında konuşabilir ama IaaS hakkında değil. SAP’de de yok. Ben oldukça güçlü bir konumda olduğumuzu düşünüyorum.

Gelecekte yeni stratejileriniz olacak mı?

Bulut şu anda pazarda bir patlama yaşıyor ve artık benimsenmeye başladı. Müşteriniz artık bulutu uygulamaya başladı. Sanırım, gelecek 3-5 yıl için bir numaralı öncelik bu olacak. Yeni teknolojiyle yenilikçi iş alanlarını kullanmak dışında büyük değişiklikler olacağını düşünmüyorum. Bu yeni birşey. Mobil, nesnelerin interneti ve büyük veriyle yeni şeyler yapabilirsiniz. Olacağını hayal etmediğiniz yeni bilgiler öğrenebilirsiniz. Bu da sizi, yeni iş birimleri yaratmaya itecek. Yani, bence teknoloji yeni iş alanları yaratacak.

Bildiğiniz gibi Larry Ellison CEO görevinden ayrıldı ve CTO ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam edeceğini söyledi. Sizce bu durum Oracle’ın iş planını etkiler mi?

Bu durum Eylül ayında duyuruldu. O zamandan bu yana herhangi bir değişim gerçekleşmedi. Şöyle açıklayacak olursam; Larry oldukça zeki bir iş adamı. Kendisi Mark ve Safra’nın nasıl birlikte çalıştıklarına da şahit oldu. Mark, Oracle’da yeniydi. Safra ise şirkete sadık bir yönetici. Şirkette bu iki kişi karar yetkisine sahip. Larry de stratejik kararlar veriyor ve ürün geliştirilmesini sağlıyor. Operasyonu ise Mark ve Safra yönetiyor. Larry’nin onay verdiğini biliyoruz tabii. Sanırım kendisi artık konumlarını resmiyete dökmek istedi.  Larry, yeni SaaS, veri tabanı ve bulutu yükselten kişi.  Şirket stratejisinin arkasında o var. Bu nedenle, benim düşüncem şimdiki ünvanının yaptığı işe daha uygun olduğudur.
ETİKETLER : 997