Bilişim Dünyası 04 MART 2016 / 14:11

Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu, BDDK Başkanı Akben’i ziyaret etti

MÜSİAD Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu, 3 Mart 2016 Perşembe günü Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben’i makamında ziyaret etti. Ziyarete; Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu Başkanı İhsan Taşer (Medyasoft), Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kamil Sağıroğlu (Erlab), Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu Üyesi Sadullah Uzun (Verisun) ve Sektör Kurulları ve İş Geliştirme Koordinatörü Halil İbrahim Yılmaz katıldı.
Ziyarette MÜSİAD Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu Başkanı İhsan Taşer, Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu olarak hazırladıkları “2016 Teknoloji Eğilimleri” başlıklı sektörel bülteni takdim ettikten sonra Bilgi Teknolojileri Sektörünün üye envanteri çerçevesinde üyelerin yetkinlikleri hakkında bilgiler verdi. Taşer, bilgi teknolojileri sektörünün hem kendi başına hem de bütün sektörlere yönelik katma değer üretmesi bakımından Türkiye için hem stratejik öneme sahip olduğunu hem de 2023 hedeflerinin desteklenmesi açısından kritik bir rol üstlendiğini belirtti.
MÜSİAD olarak üyelerin iş hacimlerini artırıcı ve birbirleri ile olan ticari ilişkilerini güçlendirici faaliyetlerin yanı sıra Bilgi Teknolojileri Sektör Kurulu olarak alternatif finansman modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını ifade eden Taşer, yeni çıkan ARGE yasasının özellikle reel ekonomi odaklı çalışmayı hedefleyen katılım bankaları tarafından uzun vadeli proje/ürün destekleri ve girişim sermayesi modelleri ile tamamlandığı takdirde çok daha sonuç alıcı olacağını söyledi.
BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, “Gelişmekte olan yeni Türkiye’nin hem ürün geliştirme hem de sanayi açısından büyümesiyle birlikte finansman desteğine olan ihtiyaç da artmış durumda. Katılım bankaları, ilk olarak rahmetli Özal döneminde finans kurumu olarak faaliyetlerine başladı. Türkiye’de buna bir talep vardı. Şimdi dünyada da benzer talepler var, Günümüzde özel katılım bankacılığı gelişmesine rağmen diğer finans kuruluşlarına, klasik bankalara oranla payı yüzde 5.4’ü geçememekte. Bu farkın kapanması şart. Finans çeşitliliğine giderek faizsiz finans sistemini tesis etmemiz gerekiyor. Şu andaki katılım bankaları da klasik bankalara alternatif olamadı. Bu sebeple biz de alternatif finansman modellerinin geliştirilmesini önemsiyoruz” dedi. Akben, sözlerine şöyle devam etti:
“Günümüzde hem özel sektör hem de kamu olarak bazı riskleri de göz önüne alarak artık fasonculuktan kurtulmamız gerekiyor. Her sektörde kendi markalarımız olmalı, hatta hiç vakit kaybetmeden bazı markalar satın alınmalıdır. Bilişim ve gıda, tarım sektörü çok önemli ve stratejik sektörler. Kesinlikle bu sektörlere yatırım yapılmalı. Marka olabilmek için uzun vadeli hedefler koyabilmeyi öğrenmemiz gerek. Faizsiz finans modellerinin geliştirilmesi ve bugünkünden daha farklı olarak faizsiz finans kurumlarının tesis edilmesi için üzerimize düşeni yapmakla mükellefiz. Fakat özel sektörün de bu konuda hassas olması bazı fedakârlıkları göze alması gerek. Ufak tefek karlar gözetilmemeli, faizsiz bankacılıkta alternatif modeller geliştirmeliyiz.”