Bilişim Dünyası 17 ARALIK 2014 / 15:09

Bilişim sektöründe üretime geçiş sürecindeyiz

Ülkemiz, 1960’larda ilk kez bilgisayarla, 1980’li yılların sonunda kişisel bilgisayarlarla ve 1990’larda da internet ile tanışmış ve her ne kadar bilişim çağına girmiş de olsa, teknoloji ve bilişim sektöründe tüketimden üretime geçiş için daha çok yolumuz var.

EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Nilhan Fidan

Donanım, yazılım ve BT hizmetleri olarak 3 ana grup altında sınıflandırılan bilişim sektörünün Türkiye’de ağırlıklı olarak donanım segmentinde yoğunlaştığını, yazılım ve BT hizmetleri gibi katma değerli alanların ise çok gerilerde kaldığını görüyoruz.

Yakın gelecekte sosyal medya, bulut bilişim, büyük veri ve mobil gibi dijital teknolojiler alanında yeni projelerle karşılaşmaya devam edeceğiz. Bir yandan bu yeniliklerin yaygınlaşması, bir yandan da bu teknolojilerle ilişkili risklerin yönetimi için önemli adımlar atılması gerekecek. Özellikle güvenli internet, kişisel veriler ve gizlilik, bilişim suçları ve mevzuat gereksinimleri gibi birçok alanda yapılması gereken çok şey var.

Açıkçası potansiyelimiz büyük. Nüfusun genç olmasının tetiklediği üretme ve başarma isteği ile yeniliklere açık bir kullanıcı/tüketici kitlesini bu hedefe doğru kanalize edebilirsek bölgesel pazarda diğer ülkelere göre avantaj sağlayabiliriz.

Türkiye’nin bilişim toplumuna dönüşebilmesi, bilişim araçlarından toplumun geniş kesimlerinin yararlanması ile mümkün olacaktır. Aynı zamanda, kamu sektörünün de BT dönüşümünü tamamlaması ve teknoloji ağırlıklı araçların daha geniş ölçekte kullanılması önemli.

Türkiye’nin uluslararası rekabette ön saflarda yer alması için ise daha çok teknoloji üretmemiz ve ihraç etmemiz gerekiyor.

BThaber, yayına başladığı 1995’ten beri sektörün kalbini elinde tutmuş, öğrencilere ve profesyonellere sektörün gelişmesi için gerekli olan güncel bilgi akışını sağlamış, vizyoner bakışın oluşturulması ve nitelikli iş gücünün oluşturulmasında önemli bir rol oynamıştır. BThaber’in dünyadaki gelişmelerle birlikte özellikle BT yatırımları ve projelerine dair Türkiye’den başarı hikâyelerine de yer vermesini ilgi çekici ve cesaretlendirici buluyorum. Okurlarında “neden olmasın, birileri yapmış, ben de yapabilirim” hissi uyandırarak sektörün her alanında beklenilen atılımı destekliyor. BThaber’in daha uzun yıllar sektöre ışık tutmaya devam edeceğine inanıyorum.
ETİKETLER : 1000