Bilişim Dünyası 01 HAZİRAN 2015 / 09:24

Bir koltukta buluşan fırsatlar ve riskler

Mobilya sektörü, BT ile tasarım ve üretimde fark yaratıyor. Nurus Yönetim Kurulu Üyesi Renan Gökyay, mobilya sektöründe gelişen teknolojinin gerek üretim gerek bireysel ve kurumsal kullanıcı tercihlerinde yarattığı etkiyi anlattı. Bu arada, 3D uygulamaların taşıdığı risklerden, üretim tesislerindeki teknolojik yapıya kadar önemli detayları da paylaştı.

Gelişen teknoloji, mobilya gibi geleneksel sektörlerde ne gibi değişimleri beraberinde getiriyor?

Yeni teknolojiler çalışma ve yaşama tarzımızı değiştiriyor, bu değişim farklı ihtiyaçların doğmasına sebep oluyor. Değişen çalışma kültürü ve alışkanlıklarını öngörme, yorumlama ve bu yönde tasarımlar yapma yetkinliği ofis mobilyası sektöründe öncülüğü getiriyor. Yakın geçmişte iş toplantıları, etrafında ofis koltuklarından oluşan klasik masalarla sınırlı kalırken, artık anlık toplantı ihtiyaçlarına yönelik ürünler ön plana çıkabiliyor. Bu doğrultuda yatırımlar yapıyoruz. Ürünlerimizde ofis ve farklı ortamlardaki bekleme alanlarında, kısa ve hızlı toplantılar yapmaya olanak sağlayan çözümler olduğu gibi, istenildiğinde izole alanlar da yaratılabiliyor. Teknolojinin diğer bir uygulaması ise elektronik cihazlarla ofis mobilyasının entegrasyonu. Bu konuda çözümümüzü Nurus Links ismi altında tasarlıyor, geliştiriyor ve ürünlerimizde standartlaştırıyoruz. Nurus Links ile elektronik cihazlar mobilya ile eşleşiyor, cihazlardan bilgi aktarılabiliyor, görüntülü toplantılara ve “wireless charger” adaptörleri ile cihazların hızlı şarjına olanak sağlıyor.

Tüketicinin sektörleri değişime itme gücü, özellikle mobilyacılık sektöründe ne seviyede?

Gelişen teknoloji ve kullanıcının bu teknolojiyi hayatına entegre etmesi tüm sektörler için önemli bir itici güç. Özellikle ofis mobilyasında kullandığımız kablolu aletler, mobilyalarda elektrifikasyon çözümlerini zaten zorunlu kılıyordu. Bunun dışında, tüketicinin gelişen ve değişen ihtiyaçlarını öngörmek ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler sunmak, mobilyaya teknolojiyi entegre etmemizi sağlıyor. Yani tüketicinin yönelimi ve değişen alışkanlıkları, mobilya sektöründe de önem taşıyor. Ofis mobilyalarından terminal çözümlerine, bekleme ve lounge ürünlerine kadar tüm ürünlerimize teknolojiyi entegre ettiğimiz Nurus Links, çözümlerimiz, yönetici masalarımızla entegre olan ekranlar ile anında sunum ve toplantı yapma olanağı sağlayan tasarımlar, kablosuz şarj üniteleri ile şarj imkanına, ofis mobilyalarına uzaktan erişim ile istendiği zaman dolapların uzaktan açılıp kilitlenmesine,  teknolojik cihazların etkin kullanımına olanak sağlıyor.

Sektörde köklü değişimlere yol açabilecek ne gibi teknolojilerden bahsedebiliriz?

Teknoloji ile ilgili çok şeyden bahsedebilirim. Üniversite öğrencilerine, mezun olup kendi şirketini kurmuş ekiplere mentörlük yapıyorum. Bunlar arasında Kaliforniya’dan davet almış, büyük yatırımlar sağlamış ekipler var. Bunlardan birisi tasarım ve perakende sektöründe çığır açacak bir buluş yaptı. Bir ev koltuğu gibi herhangi bir obje üzerine herhangi bir kumaşı o kadar gerçekçi yansıtıyorlar ki, dokunana kadar o kumaşı orada gerçekten var zannediyorsunuz. Bu konuda dünyanın önde gelen markalarıyla çalışılmaya başlandı bile. Tekil üründen oluşan küçük showroom’larda, ürünün üzerine tüm özellikler yansıtılabilirse, bu teknoloji, karar mekanizmalarını süratlendirerek perakendenin geleceğini değiştirebilir.

Şu an kullandığımız inanılmaz yazılımlar var. ‘Multi fizik simülasyon’ diye bir kavram artık çok daha ulaşılabilir fiyatlara satın alınabiliyor. Endüstriye çok büyük katkısı olacak. 3D teknoloji 35 yıllık bir konu olmasına rağmen, 2012’de basının da etkisiyle büyük yankı uyandırdı. Ama bunun arkasını hiç kimse getirmedi.

Neden?

Endüstriyel tasarım güzel sanatlardan farklı bir iş olmasına rağmen, bizim güzel sanatlardan iyi beslenmemiz gerekiyor. Bu teknolojilerden en çok etkilenenler, sanatçılar ve dışavurumunu en çabuk gerçekleştiren de yine sanatçılar oluyor. Tasarımcı olarak bu dışavurumları izlemeyi ve okumayı iyi öğrenebilirsek, geleceği okumakla ilgili de ipuçları yakalayabiliriz. 3D teknoloji gelişiyor. Normal üretim teknikleriyle elde edilmesi imkansız formlar, lazer ışığı sayesinde, kesilen farklı metallerin solidleştirilmesiyle inanılmaz formları ortaya çıkarabiliyor. Önlem alınması gereken kısım da burada başlıyor. Çoklu üretim maliyetleri de ortadan kalkarak, eskiden ‘üretimi olmaz’ dediğimiz birçok form üretilebilir hale geliyor. Bu durum endüstriyel tasarımcı kimliğini bile tehdit ediyor.

Ne gibi sorunlar gündeme gelebilir?

Tasarım hakları, ürün güvenliği ve ergonomi konusunda sıkıntıların çıkacağını düşünüyorum. Bunun sosyokültürel etkisi de olacak. Tasarım sürecine harcadığınız yıllar, başkasının ufak bir dokunuşuyla değiştirilerek kazalara sebebiyet verebilecek ve ‘sorumlu kim olacak, hukuk buna yetişecek mi?’ gibi sorular devreye girecek. Bir boyutu da, dünyada açık kaynak kodlu tasarım anlayışı hızla yayılıyor. Bu gelişmenin profesyonel tasarımcıları nasıl etkileyeceğini ve mülkiyet haklarında nasıl bir dönüşüm yaratacağını önümüzdeki yıllarda göreceğiz.

Siz teknolojiyi ürünlerinizde, üretim süreçlerinizde, sunumlarınızda nasıl konumlandırıyor, nasıl kullanıyorsunuz?

Nurus olarak sürekli gelişmek ve sürekli inovasyon yapmak için çalışıyoruz. Fabrikamız, gelişmiş üretim kabiliyeti, teknolojik ve çevre dostu makineleri ile Avrupa’nın en modern tesisleri arasında. Kendi içimizde tasarım ve mühendislik departmanımız mevcut. Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek her zaman güncel kalan tasarım ekibimiz Nurus D Lab, kullanıcı gereksinimlerini gözlemleyerek farklı ürünler tasarlıyor. Teknolojiyi başta tasarım ve üretim, bunları takiben de montaj, lojistik, satış sonrası gibi tüm süreçlerimize entegre ederek kapsamlı bir şekilde kullanıyoruz.

Yurtiçi ve yurtdışındaki kapsamlı projelerde, ürünün üretiminden son noktadaki kurulumuna kadar geçirdiği tüm süreçlerin takibini ve kontrolünü, satış sonrası hizmetler çözümünü de dahil ederek, dijital olarak yönetebiliyoruz ve bu sistemimizi “digital chain management (dijital tedarik zinciri yönetimi)” olarak adlandırıyoruz. Dijital tedarik zinciri yönetimimiz ve birçok çözümü mobilyaya entegre ettiğimiz “Nurus Links” çözümümüz ile yarattığımız farkılılık, Nurus’u Türkiye ve dünyada sektörün lider mobilya üreticilerinden biri yapıyor.

Gerek bireysel gerekse kurumsal tüketicilerinizin bu çalışmalarınıza bakışı nasıl?

Genel olarak teknoloji dostu ürünlerimiz ve Nurus Links entegrasyonu hakkında oldukça olumlu dönüşler alıyoruz. Sektörde dünyanın en prestijli fuarlarına düzenli olarak katılıyoruz. Bu fuarlarda uluslararası müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve rakiplerimizle biraraya gelme şansı buluyor, bu sayede yaptığımız işlerin geri dönüşünü en gerçekçi biçimde alabiliyor ve sektörde nerede olduğumuzu çok iyi görebilme şansını elde edebiliyoruz.

2015 yılında öncelik ve planlarınız neler?

Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda, Türkiye ve Dubai’den sonra Nurus’un üçüncü merkez noktası konumunda olan ve Almanya’nın tasarım merkezi olarak kabul edilen Münih satış ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Münih’te bu yeni merkezle Almanya pazarında hem perakende satış yapmayı hem de taahhüt projelerine imza atmayı amaçlıyoruz. Ayrıca güçlendirdiğimiz Avrupa organizasyonunun bir parçası olarak bu yıl İtalya’nın Udine kentinde üretim hattı ve lojistik tesisi kurduk. İtalya’daki tesisimizde yılda 100 bin parçalık üst segment koltuk üretim kapasitesi ile faaliyet göstereceğiz. Tesis ayrıca Ankara’daki üretim tesisinde üretilen ürünlerin Avrupa’daki depo ve dağıtım kanalı olarak konumlandırılacak. Yurtdışındaki büyüme stratejimizle 2015 yılında ciromuzu yüzde 30 artırmayı hedefliyoruz. Mobilya sektörü Türkiye’de dış ticaret açığı vermeyen nadir sektörler arasında yer aldığı için yurtdışına yönelik büyüme hedeflerimizin ülke ekonomisine katkısının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ürün geliştirmede tasarım sürecimize destek olarak, hızlı prototipleme, robotik işleme, tüm ürün ve montaj verilerimizin tutulduğu PDM (product data management) sistemimizi kullanıyoruz. İlerleyen süreçte de üzerinde çalıştığımız sanal gerçeklik projemiz, önceliklerimizden biri olacak.
ETİKETLER : 1024