Bilişim Dünyası 14 MAYIS 2016 / 14:57

Bir moda markası olduğumuz kadar bir teknoloji şirketiyiz

Aydınlı Grup bünyesinde hayata geçirilen Mağaza Karne sayesinde bilimsel veriler ile kişiye odaklı performans yönlendirmesi hedefleniyor, ‘kişi bazlı performans ve gelişim yönetim sistemi’ hayata geçiriliyor.
 
Türkiye’nin moda perakendeciliği alanında faaliyet gösteren Aydınlı Grup, mağazalarla ilgili tüm kritik başarı göstergelerini (KPI) içeren Mağaza Karne Projesi ile EuroCIS Perakende Teknolojileri fuarı kapsamında “Avrupa Perakende Teknoloji Ödülleri” töreninde “En İyi Kurumsal Çözüm” kategorisinde ödül aldı. Bu projenin önemli somut faydalarına işaret eden Aydınlı Grup Genel Müdürü Osman Şentürk, “Bölge yöneticisi, mağaza yöneticisi ve bütün çalışanlar birbirleriyle performans görüşmelerinde ve gelişim planlamalarında kullanabilecekleri standart bir rapora sahipler” dedi. Somut faydalardan bir diğeri de, bu konulardaki başarılı çalışanları tespit etmek ve çalışanlar arasında bilgi paylaşımı sağlamak. Bu noktada iki kritik unsur var: Başarının ödüllendirilmesi ve gelişim ihtiyacının tespiti. “Mağaza Karne bu ikisini birlikte yapmamıza vesile olduğu için bu sistemi önemsiyoruz” diyen Osman Şentürk, bu yapıyla ilgili sorularımızı yanıtladı:
 
'Mağaza Karne' projesini ne gibi ihtiyaçlar ve önceliklerle hayata geçirdiniz?
Perakende tarafında iki binin üstünde çalışanımız var ve bu çalışanlarımızın yönlendirilmesinde, çalışanlarımıza kişisel gelişim alanında geribildirim verilmesinde somut verilere ihtiyacımız oluyor. Bunu hep sistemde ölçtüğümüz ciro hedefleriyle ilişkilendiriyorduk. Sonra ‘her bir arkadaşımızın gelişim programını kişisel olarak hazırlamamız lazım’ dedik. Yani biraz daha detaya inmeli ve onlara vereceğimiz geri bildirimlerde daha spesifik olmalıyız.
 
Daha spesifik olmaktan kasıt nedir?
Kimisinin kombinli satışta, kimisinin denim pantolon satışında kendini geliştirmesi gerekiyor olabilir. Bu durum çalışanımızın satış saatleriyle, satış yaptığı müşteri profilleriyle ilgili olarak değişkenlik gösterebilir. Arkadaki veri tabanımız, bütün bu bilgileri tutmaya müsait ve bunları zamanında doğru şekillendirmişiz. Eğer tüm şirketimizde performans artışı istiyorsak, bunu şirketin tabanına yayarak kurgulamamız gerekiyordu. Bir fuarda futbolcuların performanslarını takip etme uygulamasından esinlenerek dedik ki, ‘o zaman bizim de takım oyuncularımız U.S. Polo Assn., Cacharel ve Pierre Cardin mağazalarındaki ekibimizdir, kaptanları da mağaza müdürlerimizdir. Nasıl ki futbol oyununda istatistikler tutuluyor, biz de kendi çalışanlarımızın istatistiklerini tutsak’ diye düşündük.
 
Bu nasıl bir ölçüm yapısını içeriyor?
Hepsinin metrikleri farklı olabilir, ama değişmeyen bazı metrikler var. Mesela mağazaya kaç kişi girdiğini biliyoruz, çünkü her mağazamızın girişinde kişi sayım sistemleri var. Cirolarımızı saat başı biliyoruz, müşterilerimizin CRM kartları var. Dolayısıyla kime satış yaptığımızı biliyoruz. Prim sistemimize göre, her satış yapan kişi sistemimizde kayıtlı. Fakat sadece bu büyük veriye sahip olmak yetmiyor, bundan sonuçlar üretebilmek lazım. Mağaza müdürlerimiz için çalışanlarının cirosu nereye gidiyor, o ayın ve haftanın neresindeler, geliştirmeleri gereken yanları neler gibi alanları saptamak için bazı metrikler belirledik ve Mağaza Karne projemiz ortaya çıktı. 
 
Mobil cihaz kullanımından büyük veri analizine, ne gibi unsurlar yatırımda öne çıkıyor?
Burada tam anlamıyla büyük veri kullanılıyor. Her satış ‘şu gün, şu saatte, X AVM’deki mağazamızda satış danışmanımız Ali bey tarafından, müşterimiz Fatma hanıma şu ürünler satıldı’ şeklinde kayıt olarak merkezimize geliyor. Bunu bütün satışlara yaydığınız, yüzlerce mağaza için bir yıllık veriye baktığımız zaman milyonlarca satırdan oluşan bir büyük veri ortaya çıkıyor. Dolayısıyla satış danışmanlarının hangi müşteri profillerine satış yaptığını, hangi ürün gruplarından satışlar yapabildiğini, satışlardaki ortalama fatura adedini, müşterinin sonrasında alınan hizmetten memnun olup olmadığıyla ilgili anket yapabiliyoruz. Bunun gibi birçok metriğimiz var ve satış danışmanının performansını değerlendirip, onun gelişimini tekrar planlamak üzere bu büyük veriyi kullanıyoruz.
Mobil cihazlarda bu veriler, iPad’lerimizden geliştirebilir halde. Şirketin bütün yöneticileri, bölge müdürleri, üst yöneticileri bir mağaza ziyaretine gidecekleri zaman mağazaya girmeden 10 dakika önce iPad’lerini açıp, o mağazadaki satış danışmanlarının isimlerini, resimlerini görüp onların ciro hedeflerini, performanslarını inceleyebiliyor, böylece kişinin elde ettiği başarı fark edilmiş oluyor. Hatta bu başarılar için ödüller koyduk. Mağaza Karne’ye mobil cihazlardan ulaşılabilmesi veri kullanımını arttırdı. Şimdi de satış danışmanı arkadaşlarımızın kendi cihazlarından performanslarını sürekli takip edebilmeleri için uygulamanın üzerinde çalışıyoruz.
 
BT odaklı yatırımlar, perakende sektöründe nasıl bir gelişim sergiliyor?
Yatırımlar perakendede de, organize perakende de çok anlamlı hale geliyor. Çünkü organize perakendede bir ölçek ekonomisi var. Biz 250-300 mağazalık operasyonumuzda yatırım yaptığımız zaman, bu yatırım bize mağazalarımızda çalışan onlarca kişiye hızlı ulaşım imkanı veriyor. Çalışanlarımızın eğitilmesi, güncellenmesi, ürünler ve koleksiyon hakkında bilgi sahibi olması gibi konularda BT yatırımlarını kullanıyoruz. Merkezde hazırladığımız bütün sunumları ve ürün tanıtımları gibi bilgileri hızlı şekilde kendi portalımızla yayınlıyoruz ve bütün mağazalarımız buradan bilgilere ulaşmış oluyor. Bu veriler, aynı şekilde her mağazanın ihtiyaç duyduğu verileri bir anlamda merkezileştirip, kullandırdığımız bir altyapı yaratıyor. 
 
2016 yılında hangi başlıklarda yatırım yapmayı planlıyorsunuz?
Mobil iletişim konusuna yatırım planlıyor, mobil uygulamalarımızı iki kanatta geliştirmeyi düşünüyoruz. İlk olarak müşterilerimiz kanadında CRM uygulamalarımızı içeren sadakat programlarımızı koyduğumuz bir mobil uygulamamız vardı ve onun güncellemesini yayınlayacağız. Bu sadakat programı ile tüketicilerimizi aynı zamanda koleksiyonlarımızı görebilecekleri, ürün bilgisini alabilecekleri ve alışveriş yapabilecekleri bir platforma taşıyoruz. Bu uygulamayla müşterimizle iletişimimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Üç markamızın kendi uygulaması olacak.
İkincisi ‘mobilde çalışan’ uygulaması geliştiriyoruz. Bu uygulama da Aydınlı Grup bünyesindeki 3 bin 500’e yakın çalışanımızı kapsayacak. Hem özlük bilgilerinin, hem eğitim dokümanlarının olduğu, hem kendi KPI’larını ve girişimlerini takip edebilecekleri kişiselleştirilmiş mobil uygulamamız geliyor yine 2016’da. Çalışanlarımızın maaştan izin haklarına, mesai durumlarına, varsa sınav notlarına, kendi KPI notlarına kadar tüm bilgilere ulaşabilecekleri bir platform olarak bu uygulamayı geliştiriyoruz. Bu iki yatırım da bizim için önemli. Diğer yatırımımız olan lojistik merkezi yatırımımız da aslında BT ile ilişkili. Büyük bir lojistik merkezi yatırımı yapıyor, uçtan uca her şeyin tam otomasyon olduğu bir sistem geliştiriyoruz. Bu projeye de 2016’da başlayacağız. Bunun planlaması, ihalesi tamamlandı.   

Bilişim yatırımlarınıza şirket çalışanlarının, iş ortaklarınızın geri dönüşleri nasıl?
Bir hazır giyim perakendecisi olarak bize tedarik yapan belki yüzlerce firma ve onların da binlerce çalışanı var. Biz bir kulvarda koştuğumuz zaman, yani dünya çapında rekabete hazırlanırken, tedarikçilerimizin de bu pazarda yer alması gerek. Dolayısıyla bize bir liderlik görevi düşüyor. O yüzden yaşadığımız deneyimleri ve gelişimleri paydaşlarımızla da paylaşıyor, gittiğimiz yönü anlatarak hem çalışanlarımıza hem paydaşlarımıza rota çizmeye çalışıyoruz. Teknoloji olmazsa olmazımız ve bir moda şirketi olduğumuz kadar, bir teknoloji şirketiyiz aslında. İnsanların markalarımıza ulaşabilme kabiliyetleri ne kadar artarsa, marka olarak o kadar başarılı olabileceğimize inanıyor, teknolojiyi bu ulaşımı kolaylaştıran bir araç olarak görüyoruz. Bunu hem elektronik ticaret hem mobil ticaret boyutuyla hem de bizim satış kanallarımızın daha etkin ve verimli yönetilmesi adına söylüyorum. Müşterilerimize, buradaki ürünün tasarımından hizmetine, mağazadaki çalışanımızın servisine, hatta satış sonrası hizmetlerine kadar kaliteli bir alışveriş deneyimi vadediyoruz. O yüzden mesele sadece bir giyim ürününü satmak değil, müşterimize kaliteli bir alışveriş deneyimi yaşatmak. O yüzden de teknolojiyi ‘en büyük verimlilik arttırıcı aracımız’ olarak görüyoruz.