Bilişim Dünyası 30 NİSAN 2017 / 16:55

Bulut, analitik becerisi ile değer sunar

Oracle’ın büyük veri ve analitik odaklı beklentilerine göre, dijital dönüşüm ve bulut analitiği paralel büyüyecek. Bu yönüyle dijital dönüşümde bulut teknolojileri ve bulut analitiği birbirini tamamlayacak.
Oracle, ‘Büyük Veri ve Analitik Zirvesi’ ile şirketlerin yenilikçi çözümler sayesinde elde edebilecekleri avantajları 18 Nisan’da Swissotel Bosphorus'ta ele aldı. Her bir sektörde yenilikçiliği yönlendirmek için büyük veri projeleri önemli bir yol haritası sunuyor. Ama etkinlik konuşmacılarının da dikkat çektiği gibi, planlı bir büyük veri ve analitik rotasını geliştirip, bundan sonra kurulum ve kullanıma geçmek şart. Aksi halde, atıl kalan yatırımlar için harcanan yüklü bedeller, ‘büyük veri analitiği’ trenini yakalamaya çalışırken yaya kalmak ve rekabette gerilere düşmek gibi riskler kaçınılmaz. Sunumunun ardından bir araya geldiğimiz Oracle EMEA İş Zekası Çözümleri Başkan Yardımcısı Cenk Kıral da bu ziyadesiyle çarpıcı değişim ortamında herkesin dilindeki dönüşümün, inovasyonun, analitik ve büyük verinin nasıl doğru biçimde konumlandırılabileceğini, bunun için izlenmesi gereken kurumsal stratejiyi anlattı:
 
İş dünyası, teknolojik gelişmelere nasıl yaklaşmalı?
Bugün birçok şirket bazı BT yatırımlarını yaptı, ama hala nerelerde nasıl kullanacağını tam kestiremiyor. Çünkü bu sadece BT biriminin işi değil, tüm departmanların bunu benimsemesi şart. Yaşadığımız bu yönüyle müthiş bir dönüşüm. Yani bazı konuları teknoloji şirketlerinden alma, şirketin içinde sanki yeni bir proje varmış gibi tanıtma devri geçti. Önce şirketin oturup, ‘dijital dönüşüm çağının neresindeyiz, bu dönüşümü hangi noktalarda yapmalıyız?’ gibi soruları yanıtlaması, sonra stratejisini kurup, ardından bu inovasyon stratejisini devreye sokması lazım. Türkiye’de BT’nin varlığı ve yaratıcılık gücü çok fazla. Ama BT birimi bazı atılımları yapsa bile, arkada ilgili iş birimleri bunu kullanım alanına dönüştüremezse anlamı da kalmaz, ‘satın alınan yazılım ve donanımlar’ olarak kalır. Yani asıl önemli olan şirketin gerçek anlamda iş dönüşümünün nasıl olacağını oturup hesaplaması.
 
Oracle bu hesaplama sürecinde nasıl konumlanıyor?
Bu noktada rehberlik yapmaya önem veriyoruz. Misal, Portekiz’de bir telekom şirketi ile bir araya geldim, şirkette o kadar çok yatırım yapılmış ki, içi ‘iş zekası müzesi’ haline gelmiş. Şirketin CIO’su ‘Bana bundan sonra ne yapacağımı anlatın’ dedi. Ben de ‘Bir inovasyon workshop’u yapalım’ dedim. İlgili sektörde daha önce yapılmış başarılı projelerdeki kriterleri alıyor, kütüphane misali elimizdeki doneleri onlara sunuyor, ‘Size eşdeğer şirketler bunları yaptı’ diyor, onların burada seçtiklerini alıp geliştiriyoruz. Böylece ortaya çıkan harita, ‘Önümüzdeki 5 yıl gerçek anlamda dönüşümü bu adımlarla yapacağız’ sonucunu ortaya koyuyor, şirketler kendi yol haritalarını kendileri belirlemiş oluyor. Kimse artık atıl BT yatırımı yapmak istemiyor. Birçok şirkette yetkin BT birimleri de bu gerçeği çok iyi anlıyor. Bu dönüşümü anlamak önemli. Çünkü BT asla ölmeyecek, misal bulut bilişimden yararlanıyorsunuz diye BT biriminizi bırakmazsınız.
 
BT departmanları nasıl değişiyor?
BT biriminin görevi; sistem ve yapıları yaşatmaya çalışan birimden, projeleri oluşturmaya rehberlik eden birimlere dönüşmek. Bu yönüyle dünyada en önemli değişimlerden biri zaten BT biriminde oluyor. Şirketin güvenliği için özel bir polis teşkilatı veya öğlen yemeği vermek için yemek şirketi kurmam ne kadar anlamsızsa, benzer yapı burada da geçerli. Çünkü Airbnb, Tesla gibi yapıların gelişimi karşısında şirketler de değişim baskısı altında. Bulut bilişimi tamamlayan iş zekası ise burada çok önemli. Çünkü ortaya koyduğunuz stratejinin hangi süratle ve nasıl geliştiğini anlamak zorundasınız. Kurumsal strateji değiştirmek için raporların gelmesini ve bunlar üstünde günlerce düşünüp karar almayı bekleyemezsiniz. Tersine, dakikadan dakikaya değişiklik yapabilme yetkinliğiniz olmalı.  
 
EMEA bölgesinde ve Türkiye’de bu dönüşüm farkındalığı ne seviyede?
Bu süreç devam ediyor ve bazı sektörler bunu çok hızlı, bazıları daha ağır hissediyor. EMEA’da farklı ülkeler ve farklı yapılar var. Genelde klasik kıta Avrupası’nı biraz tutucu buluyorum. Bankacılıktan başlayarak tüm sektörlerde bunu görebiliyorsunuz. Bu yönüyle Türkiye’de bankacılık sektörü Avrupa bankacılık sisteminin fersah fersah önündedir. Bu arada İskandinav ülkelerinde ise özellikle gelecek 1-2 seneye dikkat edin, patlama yapacaklar.
 
Neden?
Kastım; bölge ülkelerinde projelerin gelişim hızı. Bölgede büyük veri analitiği projeleri geçtiğimiz birkaç sene sakindi, ama 2017 ile birlikte ciddi bir hızlanma başladı hem projelerin tarzında hem bulut alanındaki gelişimde. Ciddi bulut analitiği projeleri sayesinde bulut yapıları kurmanın ötesine geçiliyor. Herkes bulut teknolojileri üzerinden yaratabileceği değerleri kurgulamaya çalışıyor. Sonra sırada analitik geliyor. Kurduğunuz yapıyı esnek ve hızlı biçimde, ileri seviye algoritmalardan geçirmeden sorgulamazsanız, karanlıkta araba sürmekten farkı kalmaz. 
 
Bu durumda, dijital dönüşüm ve bulut analitiği paralel büyüyecek diyebilir miyiz?  
Evet, tam verim için bu iki yapı doğru kurgulanırsa birbirini tamamlıyor. Bu iki yapı paralel gelişecek ve karar süreçlerinin her birinin analitik süreçlerden geçmesi, deneme yapmaya da imkan sağlaması lazım. Mesela Amazon.com, fiziksel kitapçı açmaya başladı. Jeff Bezos’a bunu sorduğunuzda ‘Bir şeyleri deniyoruz’ diyor. Bu önemli. İş zekasının altında, profesyonel deneyim, ‘yenilikleri deneme’ şansı sunuyor. Ama bu şans tanıma anından itibaren, analitik mutlaka yanınızda olmalı. Aksi halde, bir hata yapıldıysa, zamanında geri dönüş yapamamanın maliyeti daha büyük olur. İşte bu nedenle dijital dönüşümle bulut teknolojileri ve bulut analitiği birbiri ile eşdeğer. Öyle ki, bir süre sonra ‘Dijital dönüşüm yaptım, ama bulut kullanmıyorum’ demek söz konusu olamayacak. Çünkü var olan maliyetler sürdürülemeyecek. Buna karşılık, donanım ve yazılım üreticilerinin sunumları da buluta geçişi kolaylaştırma odaklı. Bizim için bulut projesi imzalayan müşterinin getirdiği cirodan daha önemlisi, bunu nasıl kullanacağı ve elde edeceği avantajlar. Rehberliğimizin değerini de böylece anlıyoruz. Bu dönüşüm de 2-3 yıl içinde oturacak. 90’larda ERP teknolojilerine geçişle büyük projeler yapıldı, bugün şirketlerin büyük çoğunluğu yatırımlarını tamamladı, pazar oturdu. Ama benim tahminim; dijital dönüşüm sürecindeki oturmuş dönemlerin süresi ve yeni dalgaların çıkma frekansı 1990’larda yaşadığımızdan çok daha hızlı olacak. Eskiden 10’ar yılık dalgalarla büyük ekonomik kırılmalar gelirken, bu süre neredeyse 18 ayda bire indi. Her ekonomik kırılma, beraberine büyük değişimleri getirdiği için şirketler de buna uyumlu hareket ediyor. İş döngüsünü şirkete ve ihtiyaçlarına uygun biçimde kurgulamak işte bu nedenle çok önemli. Bu, bütünsel bir bakış açısı demek.
 
“Avrupa’yı yakalayacağımıza inanıyorum”
“Türkiye özelinde, şu ana kadar gördüğümüz gelişimlerden memnunum. Tabi ki bulutta biraz daha hızlı gidebiliriz. Ama bence bekleme hali olmayacak, Avrupa’yı yakalayacağımıza inanıyorum. Bulut teknolojilerinde gelişim devam edecek. İş zekası anlamında EMEA bölgesinde inanılmaz bir hızla gelişim görüyoruz. Bulut analitiğinde oranlarımız katlanarak büyüyor. Bunun sonucunda yeni projelerin oluşturulma hızı artacak. Oracle’ı özel kılan ise büyük verinizi bulut üzerinde çok güçlü bir görselleştirme ve ileri seviye analitikle verebilen tek şirket olması. Şirketler; bir projeye geçecekleri zaman, bunun bulut altyapısı üzerindeki büyük veri yönetim ürünlerinin, analitiği ve görselleştirmeyi içinde entegre edebilmesini tercih ediyorlar, ki tüm bu süreçlerin her biri ile ayrı ayrı uğraşmasınlar ve en kısa zamanda bu mimarinin sonuçlarını alabilsinler. Burada entegrasyon yetkinliğimiz önemli bir fark. Oracle Analytics Cloud yapısını iki hafta önce duyurduk ve burada artık kullanım bazlı fiyatlandırmayı müşterilerimize sunuyoruz. Bu da kullanım ve maliyet hesaplama süreçlerinde fayda. On-premise yapıdan, external cloud’a yönelim var. Hibrit yapıların en az 4-5 sene daha devam edeceğini düşünüyorum, ama bulutta ‘vendor managed’ dediğimiz servis sağlayıcı firmanın yönetiminden, müşterinin yönettiği ‘external’ bulut modeline geçiş olacak.”
 
" Bu sitede yer alan yazılar (içerik) üzerindeki 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu altında düzenlenen tüm maddi ve manevi haklar eser sahibi olan BThaber'e aittir. Söz konusu içerikler eser sahibinin izni olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz. "
Fetih Mah. Tahralı Sok. Kavakyeli Plaza C Blok No: 7 D: 5 34704 Ataşehir / İstanbul
+90 (216) 291 13 90
E-BÜLTEN