Bilişim Dünyası 10 AĞUSTOS 2015 / 07:11

Buluttan önce güven vermeli

Türkiye’de kurulan bir şirket olan SkyAtlas, müşterilerine IaaS hizmeti sunuyor. Amazon ve Rackspace gibi şirketlerle benzer iş modeli izleyen SkyAtlas, rakiplerinden farklı olarak “Dynamic Scaling” özelliğine sahip.

Müşterilerine 7/24 hizmet ve SLA hizmeti sunan SkyAtlas, sahip olduğu Dynamic Scaling özelliği ile fark yaratmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıl Revo Capital’den aldığı yatırımla altyapı konusunda bölgesel lider olmak isteyen SkyAtlas, veri merkezini de Türkiye’de konumlandırıyor. SkyAtlas Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Müfit Süer ve Pazarlama Müdürü Demirtunç Ceylan ile Türkiye’deki SkyAtlas’ın faaliyetlerini, müşterilerine sunduğu hizmeti ve Türkiye’deki bulut bilişim algısını konuştuk.

Öncelikle SkyAtlas’ın yapısından ve sunduğu hizmetlerden söz edebilir misiniz?

NASA, HP, Rackspace ve eBay gibi dünyanın en büyük BT altyapılarını yöneten Openstack'i kullanıyoruz. Arkasında güçlü bir ekosistem olan Openstack ile inovasyon hızımızı kaybetmeden uzman mühendis kadromuz ile müşterilerimizin BT altyapılarını bulut üzerinde kurabilecekleri hizmetler sağlıyoruz. Bu hizmeti sunarken sadece sanal sunucu ile değil, gerçek bir bulut altyapısı ile ilerliyoruz. Türkiye’de bulut adı altında sanal sunucu kiralama hizmeti verildiğini görüyoruz. Müşterilerin ihtiyacı olan sunucu dışında depolama, ağ ve güvenlik altyapılarını hizmet olarak verebilmeniz gerekir.

SkyAtlas’ı rakiplerinden ayıran nedir? Şirketler neden sizi tercih etmeli?
SkyAtlas’ı Türkiye’deki rakiplerinden ayıran en temel unsurlar; gerçek bir bulut altyapı hizmetini kurumsal kalitede bir servis seviyesi ve uzman teknik destek ile birlikte sunabilmemizdir. Yurtdışı merkezli küresel bulut altyapı şirketleri ile kıyasladığınızda ise, SkyAtlas’ın veri merkezleri Türkiye’de bulunuyor ve müşterilerimizin dilinden anlayan uzman bir teknik destek ekibimiz bulunuyor.

Patentli bir teknolojimiz olan “Otomatik Ölçeklendirme” yani Dynamic Scaling ile SkyAtlas bulut sunucuları, elle müdahaleye gerek kalmadan kullanılan uygulamaların işlemci ve bellek ihtiyacını takip ederek bulut sunucunun işlemci ve bellek miktarını gerçek zamanlı olarak artırabilir ya da azaltabilir. Bu sayede müşteriler, gerçekten kullandıkları kadar öderken, kullanımın yoğun olduğu zamanlar için herhangi bir planlama yapmadan işi bize bırakabilirler.

Bunun yanı sıra SkyAtlas’ı çekici kılan birden fazla faktör söz konusu. İstanbul ve Ankara’da yer alan veri merkezlerimizde, verilerini birden fazla yerde saklama olanağına sahip olabilecek şirketler, bu sayede  SkyAtlas'ın sunduğu felaket kurtarma ve iş sürekliliği hizmetleri ile de sorunsuz ve kurumsal kalitede bir BT altyapısını bulut ortamında kurabiliyorlar.

Şirketler ve kurumlar için SkyAtlas’ı öne çıkarabilecek bir diğer husus ise altyapı yönetimi. Oldukça kritik ve operasyonel bir iş altyapı yönetimi, şirketlerin ve kurumların önemli zamanına mal oluyor. Sistemlerin izlenmesi, sorun olması halinde müdahale edilmesi, güncellemeler ve bakım işlemleri, hem vakit hem de iş gücü kaybına neden olabiliyor. Şirket olarak müşterilerimizin bu tarz “angarya” görülen işlerini uzman ekibimizle ele alarak, onların kendi iş süreçlerine odaklanmalarına olanak sağlamayı amaçlıyoruz.

Türkiye’deki şirketlerin bulut teknolojilerine olan bakış açılarını değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de gerçek bulut servisi sağlayan bir şirket olarak, Türkiye’deki şirketlerin ve kurumların buluta bakış açılarının oldukça farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu noktaya gelinmesin de şirketlerin ve kurumların olduğu kadar bulut servisi sağlayan şirketlerin de suçu olduğunu belirtmek gerekiyor. Şirketlerin oldukça önyargılı oldukları “yatırım” konusuna dikkatle yaklaşmakta fayda var. Müşteriler belli bir hizmet satın almadan önce “Bu şirket seneye de var olmaya devam edecek mi?” gibi soruları sormaya başladığı zaman sunulan hizmetin içeriğinden koparak, konudan uzaklaşmaya başlıyor. Bu sorunun temelinde de sahip oldukları verinin güvenliği yatıyor. Verilerini daha önce bilmedikleri bir ortama aktarmaya gönüllü olmayan birçok şirket, güvenliği öne sürerek bulut çözümlerini almaktan vazgeçebiliyor.

Bu noktada bulut servis sağlayıcıların, hizmet sundukları bölgeyi ve ülkeyi iyice analiz ederek, bu bölgedeki olası müşterilerine o bölgeye uygun şekilde hizmet sunmaları ve yine sundukları hizmeti o bölgeye has bir şekilde “güven vererek” anlatmaları gerekiyor.

KOBİ’ler konusuna nasıl bakıyorsunuz? KOBİ’leri bulut bilişime nasıl yönlendirebiliriz?

KOBİ’lere her şeyden önce bulut bilişimi anlatmak gerekiyor. Bu konuda çoğu küçük ve orta ölçekli şirketin eksik ya da yanlış bilgiye sahip olduğunu görüyoruz. Bulut servis sağlayıcıları, hizmet vermek istedikleri şirketlere, hizmetlerini anlatırken “Yarı İngilizce-Yarı Türkçe” bir sunum yapmaktan kaçınmaları gerekiyor. Sunacakları hizmeti basit bir şekilde sundukları takdirde, ihtiyaçlarını çok daha iyi bir şekilde gözden geçirebilecek olan KOBİ’ler, bu sayede buluta çok daha rahat ve güvenli bir şekilde geçebileceklerdir. Kısacası ölçeği fark etmeksizin şirketlere bulut servisi sunmadan önce güven sunmak gerekiyor.
ETİKETLER : 1033