Bilişim Dünyası 16 EKİM 2017 / 17:11

Büyük marka, büyük organizasyon

60 bin kişiye evsahipliği yapan Oracle OpenWorld, bulut tabanlı yeni teknolojilerin tanıtımına sahne olurken, geleceğe de ışık tuttu.
 San Francisco’da gerçekleşen Oracle OpenWorld etkinliğine davet edildiğimde düşüncem ya doğum günümde evde olmamdı ya da onca ABD seyahatime rağmen bir türlü göremediğim bu efsane şehri görebilmemdi.  Oracle ‘ı kıramadım.
 
San Francisco diğer tipik ABD şehirlerinden çok farklı. Daha ziyade bir Avrupa kenti havasındaki şehrin sıcaklığı, hareketliliği ve kültürü insanı etkilemiyor değil. Diğer şehirlerde gördüğümüz sokakların zeminini oluşturan sakız atıkları burada olmasa da ortada yatan çok sayıda evsizin ortama bıraktıkları idrar kokusu çok rahatsız edici. Her köşe başında görebileceğiniz bu evsizler şükür ki saldırgan ve ısrarcı değil.
 
San Francisco, “Sürdürülebilir Şehir” olarak tanımlanıyor. Çevreye duyarlılığı ve akıllı yapısı nedeniyle bu unvanı haketmiş gibi. Oracle’ın da kendini tanımlamakta kullandığı “Sürdürebilirlik” şehirle aynı ismi taşıyınca Oracle etkinlik için onlarca yıldır bu şehri seçiyor. Etkinliğin açılışını yapan CMO Judi ekliyor; bu yeşil şehri Oracle Kırmızısı ile boyadık.
 
60 bin kişinin katılım sağladığı bu dev organizasyon tüm övgüleri almayı hakkediyor.  Belediye Başkanı Ed Lee, samimi ifadelerle gerçekleştirdiği kurdele kesme merasiminde belli ki etkinliğin bu şehre kazandırdıklarından memnun. “Kırmızı halılar hepimiz için” diyor Başkan.
 
Açılış konuşması, dev bir salonda önce etkinliğin ana destekçisi Intel VP’si Doug Fisher ve sonrasında Oracle CTO’su Larry Ellison tarafından gerçekleştirildi. Larry tamamı otomatik yeni bulut veritabanını tanıttı. Yükseltmesi, güncellemesi, yamalanması ve hatta güvenliğin sağlanması hiçbir insana çalışmasına gerek kalmadan gerçekleşen ürünün fiyatı eskiye göre daha ucuz. Larry yakın rakipleri ile yaptığı karşılaştırmalarda adeta diğerlerini ezdi geçti.
 
Ertesi gün Oracle CEO’su Mark Hurd’ı dinlemeye gittim. Salon tıklım tıklım doluydu. Basına ayrılmış yerler de dolunca basın odasına gidip büyük televizyondan canlı izledim. Mark, dünya ekonomik verilerinden başladı söze. Ortala GDP hızının yüzde 2 civarında olduğunu, bunun da kurumların büyümesi açısından yüzde 1’e tekabül ettiğini söyledi. Özetle “Şirketler zor durumda, üzerlerinde inovatif ürün geliştirme baskısı var ama aynı zamanda yönetim kurulları masraf kısılmasını istiyor” dedi. “Çaresiz kalan CEO’ların görevde kalma süresi 18 aya kadar indi” dedi Mark. “Üstelik yeni ürünler rakiplerden iyi olacak, daha güvenli olacak ve daha ucuz olacak. İşte yeni ürünümüz Oracle Veritabanı 18C bu konuda imdada yetişiyor.”
 
Mark Hurd’un tarihe geçebilecek sözü: “Simplicity is dead” Yani artık basit çözümler yok, herşey komplike, sanallaştırma, güvenlik, yama takibi (patching), ürün yükseltme (upgrading), güncelleme (updating)  bunun gibi birçok şey. Bulut tabanlı yeni Oracle veritabanı bir nebze hayatı kolaylaştırıyor.
 
Oracle iddialı bir ifade ile söylediği Amazon’un maliyetinin yarısına 10 kat daha hızlı performans sergileyen ve kendi kendini yöneten veri ambarı bulutundan sonra birkaç yeni ürün daha duyurdu: Genel performans, depolama kapasitesi, ağ bant genişliği ve otomasyon alanlarında önemli donanım ve yazılım geliştirmeleri içeren yeni nesil Oracle Exadata X7, kanal pazarlamacılarına dolaylı satıcıları, katma değer yaratan bayileri ve distribütörleri ile bağlantı kurmalarına yardımcı olmak amacıyla tasarlanmış ilk dijital veri ürününü ve son olarak kapsamlı bir dizi PaaS özelliklerinin yanı sıra bankaların ve finans teknolojisi kurumlarının ortak bir bulut platformu üzerinde işbirliği yapabilmesini sağlayan bir açık API çalışma çerçevesini de içeren açık bankacılık insiyatifi.
Oracle’ın sosyal sorumluluk projelerinde ne kadar aktif olduğunu da bu etkinlikte görmüş oldum. Doğayı korumaktan, eğitimlere, engellilere yardımdan, Afrika’daki açlara kadar. Örnek davranış sergileyen bu firmayı ayrıca kutlamak lazım. 
Etkinliğin ikinci akşamı katıldığım Oracle Türkiye yemeğinde, Ülke Müdürü Filiz Doğan’dan 200’ü geçkin Türk katılımcı olduğunu duyunca çok da mutlu oldum. Bir alkış da Filiz Hanım’a.
Thomas Kurian açıklamasına göre Oracle Bulut Veri Ambarı, sosyal medya üzerinden 3 milyar kullanıcı profilini takip edebiliyor.
En çok konuşulan konulardan biri de BlockChain’di. Sevindirici haber, hala kullanıcılardan kimse hiçbir şey bilmiyor, üzücü haber Oracle ve IBM’in dahil olduğu 20 firmalık bir konsorsiyum ile üretiliyor Blockchain, yani bizim firmalarımız yok her zaman olduğu gibi.
Üçüncü günün akşamı San Francisco’nun doğusunda yer alan Feribot seferlerinin yapıldığı Ferry Building’de  ECEMEA bölgesi için akşam yemeği verildi. Eski ve çok güzel bu binada verilen resepsiyona çok sayıda bölge çalışanı, müşteri ve gazeteciler katıldı.  Her akşam çeşitli mekanlarda yüzlerce kişinin katıldığı onlarca yemek organizasyonu bile bu etkinliğin büyüklüğü hakkında fikir verecektir.
Dördüncü ve son günün programına bakınca hala yüze yakın salonda etkinlikler olduğunu gördüm. Binalara sığmamış, meydanlarda, parklarda etkinlik vardı. Akşamında dev stada dolan yüzlerce kişi oldukça eğlendi.
Velhasıl güzel bir etkinlikte, başarılı ürünleri tanımış olduk.