Bilişim Dünyası 22 ARALIK 2014 / 13:16

Büyümeyi destekleyecek planlar

2013 verileri ile Deloitte Fast50 listesinde yerini alan, 2014’te yüzde 37 büyüyen, 2015’te de en az yüzde 25 büyüme hedefi olan Experteam, geçen 4-5 yılda yaşadığı değişimin meyvelerini topluyor.

Büyük müşterilerde önemli projelerde ve yönetilen hizmetler başlığı altındaki çalışmalarla 2007-2008 yıllarında Fast50’ye giren, bu dönemde yurtdışına da açılan şirketin değişimini Experteam Satış ve Müşteri Yönetimi Direktörü Sinan Erkiner, şöyle özetledi:

“Geçen 4 yıldaki değişimin yarattığı katma değeri, şirketin tabanına yaygınlaştırıp, danışmanlarda eğitim anlamında standardizasyonu hayata geçirdik. Bireye dayalı değil, takımlarca çalışmaya yöneldik. Danışmanlık hizmetinde bilinen metodolojileri olabildiğince müşterilerimizle paylaşıyoruz. Danışmanlarımız da ellerindeki çözümlerin müşterinin hangi ihtiyacına nasıl uyarlanması gerektiğini biliyor. Farklı çözüm ihtiyaçları karşısında derin bir sentezleme var. Bu değişimle hem müşteri açısından daha katma değerli bir hizmet hem daha düşük maliyetli yapı oldu. Fast50’de 2013 verileri ile aldığımız ödülü düşününce, söz konusu 4 yıllık bir sürecin sonucu bu.” Sinan Erkiner, stratejilerini de paylaştı.

2015 hedefleriniz neler?

Sinan Erkiner: Yabancı ülkelerde özellikle Kuzey Amerika ülkelerinde özel hayattaki alışkanlıkları iş hayatına taşımaya izin veren, verimliliği artıran bir yapı var. Türkiye’de ise böyle değil. Bu yolda farkındalığı yaratma misyonunu üstleniyoruz. Buna İK’dan başladık. Birçok seminere sponsor oluyor, müşterilerimizle toplantılar yapıyoruz. Ulaşmaya çalıştığımız nokta hep ‘social enterprise’ kavramı ve olabildiğince çok noktadan veriyi toplama. Burada düşünüp yol alması gereken sadece müşteriler değil, hizmet sağlayıcıların ve yazılım evlerinin de yol kat etmesi gerek. Bu yıl ve gelecek yıl büyüme oranının, Türkiye ekonomisi için belirlenen büyüme oranının 5 katı olmasını hedefliyoruz. Gelirimizin yüzde 80-90’ı yönetilen hizmetlerden geliyor. Türk mühendisliği önemli katma değer barındırıyor ve dünya da farkında bu katma değerin. Verimliliği artırma ve maliyetleri düşürme avantajlarını sunuyoruz. BT hizmetlerinde küresel hareket edebilirsiniz ve bu, Türkiye için kalkınma fırsatı. Ama Türkiye’de hem ERP alanında hem teknoloji yazılım geliştirmede hem kurumsal uygulama alanında şirketlerin problemleri var.

Bu problemler neler?

Sinan Erkiner: Birincisi BT içinde bir yük hali var. Sürekli bir onarım önceliğiyle tetikte olacak kaç kişi istihdam edebilirsiniz ki? Maliyet ve insan kaynağında verim kaybı bu durumda kaçınılmaz. Şu anda BT örgüt yapılarında bu çok var. Bizim başarıyı yakalamamızın altında da bu yatıyor. En azından CIO’larda farkındalık yarattığımızı düşünüyorum. Böylece hizmette dış kaynak kullanımına daha sıcak bakar hale geldiler. Türkiye’de bu konuda bir model eksikliği vardı. Biz diyoruz ki; ‘size taahhüt veriyoruz, sisteminizde sorun olursa biz bunu seviyelendireceğiz, dünya çapında SLA seviyeleri bunlar sonuçta, ücretlendirmemizi de aylık sabit bir bedelle yapacağız ve sizin bu hizmeti içeride istihdam ettiğinizde X lira olan maliyetiniz önemli oranda azalacak’. Bir yatırım döngüsünü ve yatırım haritasını oluşturarak müşteriyle görüşüyoruz. Bunları açık biçimde ve gerçekçi hesaplarla müşterinin önüne koymak, ona bu tabloda karar verme imkânı sağlamak, dış kaynak kullanımına bakışın gelişmesini sağlıyor. Bu strateji, BT biriminin iç kaynaklarını kullanmasında da fayda demek. Sonuçta yetkin mühendisin iş rutininden çıkarak daha farklı ve yaratıcı çalışmalara odaklanması için bu fırsat. Burada bizim mühendislerimiz de en az 20 sektörden 100 müşteriye hizmet veriyor. Dolayısıyla bir gün içinde o kadar farklı süreçler yaşıyorlar ki, sıkılmaya fırsat bulamıyorlar. Bu konuda Türkiye’de fırsat var ve şirketlerin ilgisi artıyor.

Şirketler hangi birimlerin işlerini sizin yönetiminize bırakmaya sıcak bakıyor?

Sinan Erkiner: Tüm sektörler bu konuda bizden destek alıyor. Çünkü bu iş, sektör bağımsız bir çalışma. Kurumlar öncelikle arka ofis uygulamalarının yönetilen hizmetlerini bize vermeyi tercih ediyor. Finans, satın alma, üretim sistemi ve depo yönetim sistemi gibi günlük operasyon süreçlerinin yoğun olduğu, ama stratejik verinin yoğun olmadığı birimler öncelikli tercih. Veri tabanı yönetimine ve platform yönetimlerine de son dönemde sıcak bakıyor, arka ofis işlerinin veritabanlarını da bize vermeyi tercih ediyorlar. Bu da bütünsel bakış açımızın gelişmesini sağlıyor. İlerleyen süreçte ‘sektöre özel’ yönetilen hizmet sunan şirketler ortaya çıkabilir. Bu ihtisaslaşma biraz zaman alacaktır. Ama ilk etapta arka ofis yapılarını dışarı açmaya hazırlar.

Çözümlerde kimlerle iş ortaklığınız var?

Sinan Erkiner: Microsoft ve Oracle gibi şirketlerle var. Danışmanlarımız, şirket ve ihtiyaca uygun çözümü ortaya koyuyor. Yeni iş ortaklıkları kurma, yeni teknolojilerde iş geliştirme misyonumuz var. İhtiyacı karşılamak üzere katma değerli çözümler geliştirmek önceliğimiz. Bu çözümlerde kullanılan teknolojiler değişken olsa da, felsefemiz değişmiyor. Teknoloji danışmanlarımız, doğru teknolojileri sürekli araştırıyor ve müşteri ihtiyacına en uygun çözümü, marka bağımsız ortaya koymayı öncelik olarak görüyor. Teknoloji ortaklıklarımızı bunu düşünerek ortaya koyuyoruz. Yeni iş ortaklıkları konusunda sürekli görüşmeler yapıyoruz. Donanım ortaklıklarımız var. 

Stratejik ortak, büyümeye destek olacak

Experteam CEO’su Özgür Dönmez’e göre, bulut aslında 2010 yılından beri gündemlerinde olan, ciddi yatırım yaptıkları bir alan. Bulutta müşterilerine birçok çözüm sunduklarını, iş ortağı oldukları şirketlerin bu başlıkta önemli çözümleri olduğunu vurgulayan Özgür Dönmez eklemeden geçmedi: “Bulut bizim için alternatif bir yol değil, bazı uygulamalarda ve ihtiyaçlarda tek çözüm. Maliyet avantajı ise en son söylediğimiz şey. Bulutun getirdiği katma değerler asıl güç.”

Fast50 listesinde yer almanın, yabancı yatırımcı ilgisini getirdiğini, bu tarz stratejik ortaklıklara da sıcak baktıklarını vurgulayan Dönmez, yönetim stratejisinin de büyümeyi gerekli kıldığına dikkat çekti. “Asıl hedefimiz diğer coğrafyalar” diyerek, 2015 hedeflerini anlatan Dönmez, şu detayları paylaştı:

“Birinci hedefimiz yönetilen hizmetler, ikincisi teknoloji tarafında daha genişlemek, üçüncüsü yurtdışına açılmak. Bu konuda 2013 ve 2014’te başlayan çalışmalarımız devam edecek. Önceliğimiz EMEA bölgesi. Avrupa’da zaten iş yapıyoruz ve Oracle'ın desteğiyle özellikle Kuzey Afrika’da iş yapabilmek, oralarla ilgili yapılanmaya girmek istiyoruz. Türk Cumhuriyetleri de fırsatlar sunuyor. Ancak hem dağılmak istemiyoruz hem de oralarda doğru proje fırsatını yakalamak daha önemli. Bu nedenle bölge ülkelerinde telekom ve finans sektörü odaklı ilerlemeyi tercih ediyoruz. Ama doğru bir stratejik ortak bulursak, bu resim değişebilir. Stratejik ortak olarak görüştüğümüz birden fazla firma var ve şirkete neler katabileceklerini görmenin peşindeyiz. Çünkü şirketi büyütüyoruz, bunun daha fazlasının da stratejik destekle olabileceğini biliyoruz.”
ETİKETLER : 1001