Bilişim Dünyası 24 MART 2014 / 08:11

Çıktı ihtiyacına ‘terzi usulü’ çözümler

2014 yılı, kurda hareketlilik ve faizde yükselişle zorlu başladı. Bu iki faktör, her ölçekte şirketin yatırım kararlarını da yeni baştan ele almasına yol açıyor. Buna karşılık, gerek FATİH Projesi’ndeki rolü, gerekse ‘cihazda kullandığın kadar öde’ modeli ile yılı yine kârlı kapatmayı hedeflediklerini söyleyen Bilgitaş Yönetim Kurulu Başkanı Habib Pişan, proje odaklı çalışmalarının önemine dikkat çekti.

Bilgitaş için 2013 yılı nasıl geçti?
Ana konumuz dokümantas-yon. Yani çok amaçlı, hem fotokopi hem yazıcı hem faks hem tarama fonksiyonu gören makineler. Bunları satıp servis veriyoruz. 2013 Aralık ayındaki kur artışına kadar gördüğümüz; ekonomide TL’nin kura karşı fazla değer kazanmadığı yönündeydi. Son kullanıcı kurun sakin olması yüzünden yatırımını rahatlıkla yapıyordu. Ama bizler için zor bir dönemdi. Çünkü avro ithal edip avro satan bir şirketiz. Artmayan kurlara karşılık artan TL maliyetler kâr marjlarımızın azalmasına yol açıyordu. Ekonomi ve bizler için en olması gereken ‘kurun enflasyona paralel kademeli artması’. 2013 sonunda kurların yükselmesi, Merkez Bankası’nın faizleri yükseltmesi ise ekonomiye darbe vurdu. Satın alma hedefleyen, yatırım planı olanlar bekleme kararı aldı. Kredi kartlarındaki taksit sınırlaması ile de kartla alım yapan KOBİ’lerin esnekliği kaybolmaya başladı. 2013’te ciromuzu avro bazında artıramadık. Temel sebep Aralık 2013’e kadar etkili olan sabit kur. Ama kârlılığımızı artırdık. Bu da masraf kontrolünü artırarak ve daha kârlı satışlara odaklanarak oldu. Merkez İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir ve Bursa’da doğrudan satış, teknik servis ile ilgilenen kendi yerleşik elemanlarımız, 64 tane de Kyocera ürünlerini satan ve servis veren bölge bayimiz var. Tüm Türkiye’ye hizmet verebiliyoruz. Kyocera markasıyla ihalelerde rol alıyoruz ve bunu en son FATİH Projesi’nde görüyoruz.

Bu projede nasıl bir yere sahipsiniz?
Proje 42 bin okula değişik akıllı tahta ve çok fonksiyonlu yazıcıların kurulmasını içeriyor. Bu proje ile inanıyorum ki, köy okulları dahil fotokopisi bulunmayan okul kalmayacak. Zor bir ihaleydi. Çünkü ihale teklifi TL idi, teslimat 1,5 yıldı. Bunu 10 lota bölmüşlerdi ve her lotun kabulünden sonra paranızı alacaksınız. Ama 1,5 yıl geçerli, TL bazlı fiyat veriyorsunuz. Yani malı avro cinsinden alıyor, TL cinsinden fiyatlıyoruz. Burada sarf malzemesinin fiyatını da sabitlememiz istendi. İhaleye Oytek ile ortaklaşa girdik. Kendileri Kyocera’dan ithalatı yapıp, 42 bin makinanın dağılımını, kabulünü ve parasını alma kısmını üstlendiler. Biz de teslimattan sonra 4 yıl bakım ve malzeme tedarik kısmını üstlendik. 6 Aralık 2013’te ihaleyi kazandığımız belli oldu. Projenin 1,5 yılda tamamlanması gerekiyor. Ama görüşmelere ve fabrikanın üretim kapasitesi konusunda verdiği destekle, biz bunun tamamını 2015 Şubat sonuna kadar bitirmeyi, yani 5-6 ay öne çekerek 1 yılda bu projeyi tamamlamayı hedefliyoruz.

Onlar bu projede yer almayı nasıl karşıladı?
Çin ve Vietnam’da üretim tesisleri olan Kyocera bir Japon firması ve eğitim onların temel önceliği. Biz MEB’in daha önceki yıllardaki ihalelerini birçok kez kazandık. Bu açıdan çok destek veriyorlar. Makineler Çin’deki fabrikada üretilecek ve ilk yükleme 25 Şubat’ta yapıldı. Nisan ayında montajlar başlamış olacak. Oytek bu süreci yürütürken bayilerimizden de destek alacak. Oytek kurumdan parayı aldığı zaman, makine ve kurulum bedeli ile beraber 4 yıllık bakım parasını da almış oluyor. Yani biz 4 yıllık bakım parasını önceden alacağız. Finansal açıdan avantaj 4 yıllık vadesi olan bir işin parasını önceden almak. Dezavantajı ise ne kadar harcayacağınızı bilmiyorsunuz. Bu, 4 yıl sonunda ortaya çıkacak. Örneğin çok zorlu noktalara servis sunmak gerekecek. Hesaplarımızı tecrübe ve bayi gücümüze göre hesapladık.

2014 yılına yönelik beklentileriniz, planlarınız neler?
FATİH Projesi başlı başına yoğun bir yıl demek. Beklentimiz 2014 yılında yine bilançomuzun pozitif büyüme sergilemesi. Satış sistemimizle siyasi ve ekonomik durumlardan daha az etkilenen bir şirketiz. Bayilerimiz kutu ürün de satar, proje de yapar. Bilgitaş ise daha çok proje çalışan bir şirket ve kutu satmakla uğraşmaz. Bunun yerine bir kurumun ihtiyacını, her departmanında kaç çıktı alındığını, hangi kapasitede bir cihaz gerektiğini tespit eder, buna göre teklif verir. Kuruma ‘makineye para ödeme, yalnızca her ay çektiğin kopyaya şu kadar avro öde’ diyerek projeyi sunarız. Bayiler de kendi bölgelerinde bunu yapıyor. Onlara bu konuda eğitim verdik. Farklı sektörlerden her ölçekte şirketin bu yapıya ilgisi büyük. Ciromuzun yüzde 50’sini bu çalışmalar oluşturuyor.

Bu yapının şirkete avantajı ne?
Kurum makineyi satın almıyor. Kullandığı kadar ödüyor, bütçesini ayarlayabiliyor, cihaz kaynaklı amortismanla uğraşmıyor. 4 yıllık kontrattan sonra yeni teknoloji ile yeni bir kontrat yapma imkanı var. Cihaz kiralama ilgisi; faiz ve kur yükselişi ile artacaktır. Bunu 13 yıldır, giderek artan oranda zaten yapıyoruz. Yaklaşık 2 bin tane kontratımız var. Bu hizmeti sunarken avantajımız Anadolu’ya servis verebilmemiz. Her ölçekte her sektörden şirketle çalışıyoruz. Cihazlar da akıllı cihazlar ve bulut teknolojisiyle uyumlu. Kyocera’nın çok çeşitli ofis cihazları ve bunları destekleyen yazılımlar var. Hem Kyocera’dan hem de üçüncü parti programcılardan bu yazılımları alıyoruz.