Bilişim Dünyası 05 AĞUSTOS 2014 / 07:21

CIO’ların yeni görev tanımı!

Gelişen teknolojiler yöneticiler arasındaki sınırların bulanıklaşmasına sebep olurken, CIO’lar da gelişen teknoloji ve eğilimlere ayak uydurarak kaybolan sınırlar içinde kendilerine yeni roller buluyor. Rolünü bulamayanlarsa hem kendisinin hem de şirketinin geride kalmasına sebep oluyor.



İş dünyası yeni gelişmeleri de bünyesine katarak piyasada rekabete hazırlanıyor. Nesnelerin interneti, bilişsel bilişim, giyilebilir teknolojiler gibi yepyeni başlıklar işletmelerin tüm iş yapış şekillerini etkiliyor. Bunlara uyum sağlayan şirketler bir adım öne çıkarken, görev CIO’lara düşüyor.

Forrester’ın dünya çapında gerçekleştirdiği son ankete göre, yöneticilerin yüzde 74’ü şirketlerinin bir dijital strateji olduğunu ifade ediyor. Buna rağmen bu yöneticilerin yüzde 93’ü önümüzdeki 12 ayda dijital gelişmelerin kendi işlerini etkilemeyeceğini düşünüyor. Bu düşünce belki de dijital dönüşüm sürecini ağırdan almalarına sebep oluyor. Zira ankete katılan yöneticilerin yalnızca yüzde 15’i şirketlerinin dijital stratejilerini uygulayabilecek kaynak ve yeteneğe sahip olduğuna inanıyor. Yani aslında şirketlerin birçoğunda dijital dönüşüm niyeti var ancak gerçek anlamda bir dönüşüm sürecine girilememiş.

Şirketin tepe yöneticileri genellikle CMO ve CIO’ların bir arada çalışmasıyla dijital stratejilerin oluşturulmasını talep ediyorlar. Özellikle geleceğe dönük raporlarda dijitalleşmenin önemi vurgulanırken, CEO’lar üzerindeki yatırımcı baskısı da artıyor. Konuyla ilgili görüşlerini belirten Tata Communications CMO ve CEO’su Julie Woods-Moss, günümüzde sınırları bulanıklaşan CMO ve CIO pozisyonlarıyla ilgili görüşlerini şu şekilde açıklıyor:

“Günümüzde CMO’lar sosyal, mobil ve büyük veri araçlarıyla ilgilenirken, bunların bir arada çalışmasından da sorumlu tutuluyorlar. Daha önceleri CMO’ların rolü reklamlar, satış ve marka bilinirliğini artırmakken, internetle birlikte gelen sosyal veri ve mobil veri CMO’ların artan akıllı telefon ve tablet kullanımına yönelmesine sebep oluyor.

Veri bilimciler tüketici verileri, rakip verileri, işletme verileri gibi rakamlarla vakit harcarken, birçok CMO’nun artık büyük veri, siber güvenlik, siber saldırı, müşteri verisinin güvenliği ve kurumsal itibar yönetimi gibi görevleri de bulunuyor.”

CIO’ların sınırları bulanıklaşıyor

Woods-Moss, özellikle büyük veri kavramıyla birlikte CMO’ların en önemli yardımcısının CIO’lar olduğunu dile getirirken, bu iki pozisyonda yer alan kişinin aynı dili konuşabilmesinin önemi üzerinde duruyor. Bununla birlikte Mayıs ayında MIT CIO Sempozyumunda da ortaya çıkan sonuçlar benzer bir dönüşümün sinyallerini veriyor. İşletmelerin artık baştan aşağıya işlerini nasıl yürüteceğini yeniden düşünmesi gerektiğini dile getiren konuşmacılar, her çalışanın dijital yaşama uyum sağlamasının önemi üzerinde durdular.

The Guardian’dan Tanya Cordrey, yayıncılar açısından dijital dönüşümü vurgularken, medyadaki iş modelinin dijital saldırı altında olduğunu söyledi. Guardian’ın bu dönüşüme ayak uydurmasının zorunluluğundan söz eden Cordrey, okuyucuların beklentilerinin değiştiğinden bahsetti.

Aynı konferansta söz alan kurumsal yazılım üreticisi Pegasystems CMO’su Robert Tas, dijital dünyayı kucaklamanın sadece pazarlamanın görevi olmadığını söylerken, her birimin kendi dijital stratejisini belirlemesi gerektiğinin altını çizdi. AT&T CIO’su Thaddeus Arroyo ise şirketin 2020 yılında müşteri etkileşiminin yüzde 80’ini dijital ortama taşımayı planladığını ifade ediyor.

Birçok görüş bir araya geldiğinde, CIO’lardan alınacak dersler şu şekilde sıralanıyor:

  • CIO’ların bu dijital dönüşüm sırasında operasyon müdürleri, çalışanları, müşterileri ve iş ortaklarıyla sıkı bir bağ kurarak beklentileri iyi anlaması gerekiyor.

  • Şirketin iş modelini anlayarak, piyasadaki gelişmelerin iyi takip edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte şirket içi toplantılarla geleceğin iş modellemesine doğrudan katkı sağlanması önem taşıyor. Artık projelerin BT değil iş projesi olduğunu unutmamak gerekiyor.

  • CIO’lar şirketin teknoloji yatırımlarına yön verirken, teknoloji sağlayıcıların kendi yatırımlarını da dikkate almalı.


CIO’lar başta olmak üzere şirketlerdeki tüm yöneticilerin unutmaması gereken en önemli unsurlardan biri dönüşümün anlık bir girişim değil uzun süreli bir yolculuk olduğudur. Dönüşüme bir hobi ve fazlalık olarak bakmamak, işin gelişmesi ve geleceği için bir zorunluluk olarak görmekte fayda var.

 
Dijital dönüşümde öne çıkan 6 başlık

Gartner’ın raporuna göre CIO’ların dikkate alması gereken altı başlık bulunuyor.

1-      Nesnelerin interneti: Öngörülere göre, yeni iş modellerinin oluşturulmasındaki en madde olarak görülen kavram, 2020 yılında 9 trilyon dolarlık bir ekonominin oluşmasına fırsat verecek.

2-      3 boyutlu yazıcılar: Bu kavramın dönüştüreceği iş modellerinin CIO’lar tarafından azımsanmaması gerekiyor. Zira bu alandaki gelişim tüm ticaret hacmini doğrudan etkileyebilecek düzeye çıkabilir.

3-      Giyilebilir teknolojiler: Bu kavramla birlikte çalışan verimi, sağlığı ve güvenliği artırılabilir. Doğrudan iş ve sosyal yaşamı etkileyebilecek teknolojileri ele alırken insan, yasal koşullar, sosyal ortam ve etik değerler göz önünde bulundurulmalı.

4-      Robotik ve makineler: Cihazların yakınsamasıyla ortaya çıkacak teknolojiler de iş modellerini doğrudan etkileyecek. Kameralar ve sensörlerin birlikte çalışmasında olduğu gibi CIO’ların birçok alanda bu yeni teknolojileri değerlendirerek iş modeline dahil etmesi istenecektir.

5-      Bilişsel bilişim: Yorumlama yeteneğine sahip uygulama ya da cihazlarla birçok insan gücü gerektiren iş yeni bir yapıya bürünebilir. Bir insanın yerine geçebilecek bir teknoloji yerine, insana yardımcı olabilecek teknolojiler üzerinde planlamaların yürütülmesi gerekiyor.

6-      Siber güvenlik: Tüm iş modelinin dijital alana taşındığı bir ortamda siber güvenlik de en önemli maddelerden biri oluyor. Zira işletmenin tüm itibarı, maddi gücü ve güvenilirliği güvenliğini sağlamasından geçiyor. Açılan her yeni dijital alan siber güvenliğin önemini artırıyor.
ETİKETLER : 982 CIO