Bilişim Dünyası 23 OCAK 2016 / 14:47

Comparex’in vizyonu yazılım temelli

Döviz kurlarının değişikliğiyle beraber yazılım lisanslarının oldukça yüksek bir maliyet yükü getirdiği bugünlerde, eldeki yazılımların daha iyi değerlendirilmesi gerekiyor.
2015'te Dataserv, Comparex ile birleşerek Comparex Türkiye şirketi ortaya çıktı. Yazılımın her noktasında yer almayı hedefleyen Comparex Türkiye, şirketlerin bilişim yöneticilerine yol arkadaşı olmak istiyor. Comparex Türkiye CEO'su Irmak Pakdemir ile yaptığımız röportajda şirketin bugünündeki ve geleceğindeki yatırım planları hakkında konuştuk.

Dataserv ve Comparex'ten bahsedebilir misiniz?
Dataserv 17 yaşında bir bilişim firmasıyken aynı işi Avrupa'da yapan Comparex Global 2015 yılı itibariyle Dataserv'e inanıyor ve yatırım yapıyor. Dataserv, 2015'te satın alınana kadar kendini yazılım lisanslama ve yazılım servisleri tarafına odaklamış, yüzde 100 yerli bir şirketti. Bu odağını kaybetmeden hayatına devam etmek isterken çok ciddi yatırım planlarıyla karşılaştı. Bu heyecanı paylaşabileceği, uluslararası bir yatırımcı arayışına girdiğinde aslında aynı işi yapan ve Avrupa'da bu işin en büyük oyuncularından biri olan Comparex firmasıyla tanıştı. Comparex ve Dataserv 2015'in Ocak ayından Eylül ayına kadar bir süreç geçirdiler. Bunun sonucunda ortak hayalleri ve Türkiye pazarı için de bu yerel hayalleri paylaşabileceklerini gördüklerinde bu "evlilik" 2015'te gerçekleşti. Bu tarihe kadar ben Dataserv'ün genel müdürlüğünü yapıyordum. Bu tarihten itibaren Comparex; yeni ismiyle Comparex Türkiye'nin CEO'luğuna geçtim.
Comparex 34 ülkede bu işi yapıyor. Yaklaşık 2 buçuk milyar dolarlık bir yazılım satışına sahip bir firma. Çok ciddi büyüklükteki bilgi havuzunu Türkiye'de yerel bir yatırım yaparak getirme hayaliyle buraya geldi. Yeni ailenin, Türkiye organizasyonunun başında olmaktan gurur duyuyoruz. Bizlere inanan bir yatırımcıyla bu işleri yaptığımız için çok heyecanlıyız. Bu sürecin sonuçlarının Türkiye pazar içinde birçok girişimciye ilham verebilecek seviyede olduğunu söylemek gerek. Onlara belki de bu zor zamanlarda cesaretlendirecek, daha fazla yatırım yapmalarını sağlayacak bir hikaye. Bu hikayenin sonucunda Türkiye'de, Comparex Türkiye markasıyla müşterilerimize yazılım alanında hizmetlerimize başladık.

Yönetim ile ilgili ne gibi değişiklikler olacak?
Türkiye'ye bir firma geldiğinde ve bir yatırım yaptığında nelerin değişeceğini merak ederiz. Aslında bazen önemli olan nelerin değişmeyeceğidir. Bence en önemlisi şu: yerel icraatı yapan yerli yönetim değişmiyor. Aynı yönetimle devam ediyoruz. Bu, hem müşterilerimiz tarafında süreklilik açısından, hem de iş süreçlerimiz açısından çok önemli bir başlık. Tabii bunun üzerine neler geliyor diye baktığımızda yönetim kuruluna çok değerli üç kişinin geldiğini söyleyebiliriz. Biri finansal süreçlerde, diğeri lisanslama sürecinde, sonuncusu ise birleşme süreçlerinde kendini kanıtlamış üç değerli uluslar arası üyemiz var artık. Bununla beraber benim de içinde bulunduğum üç yerli üyeyle, toplam altı kişilik bir yönetim kuruluyla şirketimizi oluşturuyoruz. Şu an şirketim icraatı yapan yönetim seviyesinde herhangi bir değişiklik öngörmüyoruz. Genelde bu yönetimsel değişikliklerin pazarı anlayarak ve doğru adımlarla gerçekleşeceğine inanıyoruz.

2016 hedefleriniz nelerdir?
2016'nın çok kolay bir yıl olacağını sanmıyoruz. Teknoloji işindeyiz, yazılım odaklı bir şirketiz. Comparex olarak aslında işimiz "yazılım satışı" veya "yazılım servisleri" değil, her şeyimiz yazılım. Her şeyimizle yazılımın satışına, servislerine ve danışmanlığına 2016 yılında bütün gücümüzle devam edeceğiz. Müşterilerimize globalden gelen bilgi birikimimizi mutlaka anlatıyor olmamız lazım. Fakat bunu yaparken yerli değerleri ön planda tutuyor olacağız. 2016'daki en önemli adımlarımızdan biri Türkiye geneline yayılmak. Burada iş ortaklarımızla birlikteliklere çok inanıyoruz. İş ortaklıklarıyla beraber sadece İstanbul ve Ankara'ya değil, İzmir, Bursa, Antep ve Antalya'da da ofislerimizi açarak müşterilerimize yazılımı, yazılım süreçlerini, yazılımın hayatlarını nasıl değiştirebileceğini ve bu kurumsal yazılımla ellerinde nasıl bir güç olacağını, onlara anlatmak istiyoruz. 2016 bizim için tam bir yatırım yılı. İşi sadece yazılım ve kurumsal yazılım olan bir firmayı müşterilerimizin önüne getirmek ve bu derdimizi anlatmak istiyoruz.
Biraz da orta vadedeki hedeflerimizden bahsetmek istiyorum. Şu an piyasada ciddi bir dönüşüm var. Bulut bilişimden, dijital dönüşümden bahsediyoruz. Fakat bunun teknoloji bacağında biz teknoloji ortaklarına çok iş düşüyor. İş birimleri, sistemlerini dijitalize ederken, bu dönüşümü gerçekleştirirken arka tarafta biz teknoloji katmanları olarak onlara destek vermeli ve onları yakalamalıyız. Var olan sistemleri bulut bilişime dönüştürmeyle ilgili çok ciddi analizlerin yapılması, maliyetlerinin hesaplanması, elimizdeki yazılım lisanlarıyla neler yapılabileceğinin çıkarılması, atıl lisansların değerlendirilmesi, yazılımların yönetilmesi gibi konularda tüm bilişim yöneticilerine "yol arkadaşı" olmak, bilgi birikimimizi onlarla paylaşmak bizim için çok önemli. Comparex'in Dataserv ile birleşmesiyle beraber, Comparex'in yaklaşık yüzde 60'ı seviyesinde faaliyetlerini oluşturan Microsoft, 2016 yılında tüm gücümüzle yatırım yapacağımız bir alan. Microsoft'un kendi içerisindeki dönüşüm bizi çok heyecanlandırıyor. Çok hızlı bir şekilde buna adapte olduk. Şu an şirketimizin toplam büyüklüğünün yaklaşık yüzde 25'i Microsoft odaklı faaliyetler üzerine çalışıyor. 2015'in son 2 ayında yaklaşık 16 tane müşteriye Microsoft'un bulut bilişim platformlarına taşınmasında yardımcı olduk. 2016'da da Microsoft'un bulut bilişim platformlarına yatırımımız aynı hızıyla devam edecek.
2016'nın bir başka başlığı ise dövizin çıkmasıyla beraber bütçelerdeki kısılmalar. Burada da kontrolsüz ve atıl duran yazılımların belirlenmesi, bunlardan doğan CAPEX - OPEX'lerin düşürülmesi, ya da bu lisansların daha efektif bir şekilde kullanılması, Comparex'in kendi bünyesinde bulunan SAM2GO ürünle beraber mümkün olacak. SAM2GO'yu ne kadar fazla kurumsal müşterimize ulaştırabilirsek onlara o kadar çok fayda sağlayabileceğimize inanıyorum.
2015 yılı, kamunun bilişim harcamalarında zor bir zamandı. Özellikle karar vericinin sürekliliği konusunda sıkıntı yaşıyorduk. 2016 yılı itibariyle kamu tarafındaki bilişim yatırımlarının da ciddi anlamda artacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda da kamu tarafında önemli yatırım ve faaliyetlerimiz bulunacak.