Bilişim Dünyası 13 NİSAN 2015 / 09:10

Destekte ezber bozan kapsam

Birçok önemli yatırımı bünyesinde barındıran GD Holding, farklı bir ‘kuluçka merkezi’ yapısı ile girişimcilere desteğe hazırlanıyor. GD Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Duyarlar, girişimcilere yönelik yaptıkları çalışmalar konusunda sorularımızı yanıtladı:  

Girişimcilere nasıl bir destek sunuyorsunuz?

Gençler projelerine yatırım almaya çalışıyor. Ama 100 projeden 2-3 tanesi başarılı kalıyor. Eksiği görüp farklı bir yapılanma yaptık. Buradaki yapıda girişimciye finansman ve koçluk desteği vermekle kalmıyor, onu GD Holding çatısına alıyor, burada bulunan pazarlama, halkla ilişkiler, hukuk grubu ve operasyon birimi gibi yapılardan, yani tamamen şirketin özkaynaklarından faydalandırıyoruz. Holding olarak burada bir kuluçka merkezi kurduk.

Neden desteğiniz bu kadar kapsamlı?

Girişimciye projeyi bir sonraki adıma taşımak üzere ihtiyaç duyduğu parasal kaynağı veriyorsunuz, o da ofis tutuyor, masa sandalye alıyor, araba kiralıyor ve para bitiyor. Sonra proje ikinci yatırıma çıkıyor. Oysa biz burada tersini yapıyor, girişimciyi içeri alıyor, tüm birikimimizi projeye aktarıyoruz. Kendi projemiz gibi özen gösteriyoruz, ama kendi stratejik kararlarını kendileri alıyorlar. Onların finansal risklerini azaltıyor, erken süreçte projeyi alıp sürükleyecek yapı kurmak istiyoruz. Bir girişimin ilk aşamalarında her kuruşun kıymetini bilmek, bunları doğru harcamak gerek. Ekosistemde asıl sorun da buradan kaynaklanıyor. Biz internetin ilk dönemlerinde girişim dünyasında yerimizi aldık. O zaman melek yatırımcı falan yoktu ve projemizi desteklemek, onu ayağa kaldırmak için farklı işler yapıyorduk. Ama Y ve Z kuşağı çalışmak istemiyor. Teknoloji ile doğdular ve kendi doğruları ile kendi işlerini yapmak istiyorlar. İnternetin etkileri ve mobilitenin gelişmesi ile bu servis yapısı büyüyecek. CrowdFON ile European Business Angel Network (EBAN) üyesiyiz. Yurtdışında da bu tarz çalışmaları takip ediyoruz.

Avrupa ile kıyasladığınızda, Türkiye’de nasıl bir girişimcilik potansiyeli, ekosistem var?

Türkiye’de potansiyel çok büyük ve Avrupa’nın çok önünde gidiyor. Ama ekosistemdeki problemlerden dolayı başarılı projeler ortaya çıkartamıyoruz. Devlet, kuluçka ve Ar-Ge merkezlerini destekliyor. Ama yeterli değil. Bu arada internet girişimi dediğiniz bir proje de hemen değil, birkaç yıl içinde yürüyor. Örneğin Eleman.net’te 10 yıllık emek var. Bu nedenle girişimcinin de sabırlı olması gerektiğiği için bunun arkasında finansal güç, dayanma gücünüz önemli. Yatırımcı desteğini çektikten sonra, o sunucuların kirasını, geliştiricilerin ücretini kim ödeyecek? Bu yüzden girişimci gidip bir işte çalışmaya başlıyor. Girişim de doğal olarak kademe kademe ölüyor. Küresel girişimciler ise onlarca girişim yaptıktan sonra birinde başarı elde ediyor. Ama bu arkası gelen çabaların temelinde de ekosistem var. Türkiye’de ekosistem sürekli gelişiyor. Ama biz ekosistemi beklemek yerine, kendi kuluçka merkezimizi kurduk.

Bu kuluçka merkezinde neler sunacaksınız ve buraya kaç girişimci gelecek?

Altyapımız 60 girişimciye, yani 2’şer kişilik ekiplerle misal 30 girişime hazır. Ama bu, ilk adımı attığımız anda maksimize edeceğimiz anlamına gelmiyor. Belki ilk yıl 3-4 proje olacak misal. Ama maksimum için hazırız. Önemli olan kaynakları doğru kullanmak. Nicelik ve nitelik arasındaki fark yüzünden ilk yılda 60 kişiyi burada bulundurmak önceliğimiz değil. Önemli olan entegrasyonu sağlayıp hızlı ve doğru biçimde ürün ortaya çıkmasını sağlamak. Görüştüğümüz girişimciler de asıl ihtiyaçları olan yapının bu olduğunu söyledi. Holdingin diğer tüm çalışanlarını ve havuz yapısındaki tüm yapıları kullanabilecekler. Bizde çok sayıda modül yazıldığı için yazılımcının onu tekrar yazmasına gerek yok. Bu işbirliği ile çalışınca, doğal olarak projeler de daha çabuk ortaya çıkacak ve girişimcinin maliyet yükü hafifleyecek. Bunun doğru bir model olduğunu düşünüyoruz. Daha da ileri gidip, kuluçka merkezinde bir risk alıyor ve projeleri için gelen girişimcilere burada girişimlerine odaklanıp, günlük hayatlarını devam ettirmeleri için maaş da vereceğiz. 

Girişimcilerle işbirliğiniz nasıl olacak?

İnandığımız bir projenin tüm finansal sorumluluğunu biz alıyor, projenin hisse anlamında yüzde 60’ını holding adına yönetmeye başlıyoruz. Yönetim anlamında ise asla karışmıyoruz. Birinci yıl sonunda eğer girişimci istediğimiz ve kendi koyduğu hedeflere ulaşırsa, elimizdeki hissenin yüzde 20’sini iade ediyoruz. Yani girişimci yüzde 60, biz yüzde 40 hisseye sahip oluyoruz. İkinci yıl yine hedefini tutturdu, yine yüzde 20 hisse veriyoruz. Bu sefer bizim desteğimiz yüzde 20’de kalırken, girişimci yüzde 80 hisseye dönüyor. Girişimci, verdiği hisseleri geri almak için daha çok çalışması gerektiğini biliyor. Girişimcinin piyasa şartlarındaki maaşını holding olarak ödüyoruz. Ona girişimine odaklanma fırsatı ve kaynakları sunuyoruz. Yeter ki proje başarılı olsun. ‘Al parayı, iş yap’ demek çok kolay. Koçluktan öte, şirketlerine ortak oluyoruz. Bu, geleneksel melek yatırımcılık yapısından ayrışma sağlıyor.

Onları nasıl seçeceksiniz? Duyurulara başladınız mı?

Tanıtım çalışmalarımıza başladık. Kendi ağımız içinde bu yatırımı yaptığımız biliniyor ve birçok proje değerlendirme aşamasında. İlk görüşme benim tarafımdan, sonra ekipteki arkadaşlarımız tarafından oluyor. Son olarak komite kararıyla projeyi seçme kararını alıyoruz. Bugünlere ekibimle birlikte geldim. Ekip iş hayatının en önemli unsuru ve benim için çok değerli. İzmir İleri teknoloji Enstitüsü’nde de bir yer kiraladık. İzmir tarafında bilişim çalışmalarına ağırlık vermek istiyoruz. Üniversitelerle işbirliklerimiz zaten sürüyor. Birçok akademisyen ile güçlü bağlarımız var. Oralardaki girişimciler de referansları ile zaten bize geliyorlar. Yani kendi tanıtımımızı kendi bağlantılarımızla yapıyoruz. 

Yeni projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Elbette. Öğrenci ve öğretmenleri biraraya getiren dersverir.com üstüne, özellikle kurumsal pazarda etkili olmasını beklediğimiz, İngilizce odaklı çalışmayı hayata geçirdik. Video servisli mobil online İngilizce ile pratik geliştirilecek. Hangi aksanla bunu yapmak istediğinizi seçeceksiniz, online bir sistemde karşınızda bekleyen havuzdaki hocalarla konuşacaksınız, bir ajandanız olacak ve buradan ‘şu saatlerde şu hocadan ders istiyorum’ diyecek, mobil cihazınız veya bilgisayarınızdan online İngilizce pratik yapacaksınız istediğiniz aksanda. TRCRM ise e- ticaret, CRM ve çağrı merkezi yapısını aynı anda bulutta, güvenli biçimde verebilen bir yapı. Tek arayüz üzerinden herşey yapılabiliyor. Çünkü CRM yapısı artık ERP halini aldı, misal fatura da kesiyor artık. Ama ERP yatırımı oldukça maliyetli. Biz ise bunu kullanıcı başına 19 TL’ye tüm KOBİ’lerimizin hizmetine açtık ve çok iyi gidiyor. Eleman.net yapısında 200 binin üzerinde KOBİ ile halihazırda çalışıyoruz. Bu KOBİ gücü ile müşteri bulmak zor değil. 

2015 planlarınız neler?

Mobil ön plana çıkıyor, çünkü uygulamalar herşeyi yapıyor. 4G de önemli. Mobil geliştirme bu yönüyle önceliğimiz. Çok farklı adımlarımız olacak mobil odaklı ve mobil projelerimiz var. Örneğin istediğiniz herhangi bir üründe hashtag tabanlı, üç adımda kurgulanan bir satış sitesi. Tüm sosyal çevrenizle sosyal platformlar üzerinden o ürünü sattığınıza dair bilgilendirme yapıyorsunuz. Mobil bir satış sitesi olarak yakında geliyor. Projeyi geniş bir ekip adım adım işliyor. Her zamanki gibi sabırlı olmamız gerektiğini de biliyoruz.
ETİKETLER : 1017