Bilişim Dünyası 10 TEMMUZ 2016 / 17:57

Entegre çözüm mimarisi, güvenliği yeniden tanımlıyor

Güvenlikte önleyici adımlar için anlık veri analizi ve bütünleşik takip sistemleri ile Motorola Solutions, proaktif olmanın yol haritasını sunuyor, ilgili kamu birimlerinin iş süreçlerinde pratikliği ve verimi getiriyor.
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da düzenlenen CCW 2016 (Critical Communications World 2016) donanımlar, uygulama, sektöre uygun yazılımlarla zenginleştirilen çözümler ile güvenlik başlığındaki proaktif olmayı da hedefleyen zengin entegrasyonları ortaya koydu. Bunun bir örneği olarak, Motorola Solutions, giyilebilir kamera, telsiz hoparlörü ve mikrofonu ile bulut tabanlı depolama ve yönetim sistemini bir araya getiren yenilikçi çözümü Si500 VSM ile bütünsel bir dijital delil yönetim sistemi ortaya koyuyor. Bu bulut tabanlı depolama ve yönetim yazılımı güvenli veri depolamayı, yönetimini ve paylaşımını pazardaki diğer çözümlerden daha düşük maliyetlerle sağlıyor. Yönetim yazılımı sistemi, video kamera, telsiz mikrofon ve hoparlörün bir arada yer aldığı çözüm ile kamu güvenliği birimlerinin dijital delil elde etmesi, karar ve yönetim süreçleri de kolaylaşıyor. TETRA çift yönlü telsizlerle birlikte çalışabilen yeni bir giyilebilir kamera, telsiz hoparlörü ve mikrofonu ve bulut tabanlı delil yönetim yazılımı kombinasyonunu içeren çözümle sahada kamu güvenliği çalışanlarına ağırlık yapan cihaz sayısı azalıyor, CommandCentral Vault dijital delil yönetim yazılımı da hız sunuyor. CommandCentral Vault yazılımı, geniş depolama kapasitesi ve bilgisayar destekli görev sevk ve kayıt yönetim sistemlerine entegrasyonu ile dijital kanıt yönetimini pratik, takip edilebilir ve ekonomik hale getiriyor. CCW 2016 kapsamında bir araya geldiğimiz Motorola Solutions Türkiye Ülke Müdürü Bora Gürçay, telsiz teknolojisindeki gelişimi anlatırken, Türkiye’deki projeleri hakkında sorularımızı yanıtladı:  
 
Telsiz teknolojisinde nasıl bir değişim söz konusu?
Genişbant, anlık görüntü ihtiyaçları artıyor. Buna bağlı olarak TETRA + LTE dediğimiz, Türkiye’de 4.5G olarak adlandırdığımız sistemlerle entegre çalışmak üzere altyapımızı tasarladık. Ülkeler ve kamu güvenliği projelerinin hepsinde artık TETRA ve üzerinde genişbant bütünleşmesi ön planda. Burada sıkıntı frekansların belli şekilde uyumlu olmaması. Ama bir geçiş dönemi planlaması yapılıyor. Yani ticari operatörlerle genişbantı test etmek için kamunun kullandığı TETRA veya telsiz sistemleri, bunların üzerine eklenen 4.5G’yi nasıl entegre edebileceğimizi konuşuyoruz Türkiye’de şu an. Türkiye’de yaklaşık 5 yıldır bizim de üzerinde durduğumuz bir kamu güvenliği projesi var.
 
Proje hakkında detaylar paylaşabilir misiniz?
Bu projeyi hayata geçirmek konusunda Başbakanlık tarafından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na verilmiş bir yetkilendirme var ve 81 ilde bir altyapı kurulacak. Böylece olağanüstü bir durum karşısında ticari operatörlerin, duruma ilk müdahale eden emniyet güçleri, ambulans gibi yapıların şebekelerinin tıkanmasının önüne geçilmesi, ayrı bir şebeke kurulması üzerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na verilen bir görev söz konusu. Ülke çapında bir sistem kurulacak, üzerine de bütün kamu güvenliği kullanıcıları kendileri dahil olacaklar. Böylece hem güvenli bir sistem olacak hem olağanüstü durumlarda insanlara ulaşabilmek için gereken sistem ihtiyacı karşılanacak. Binali Yıldırım da, gerek Bakanlık görevini yürütürken gerekse Başbakanlık sürecinde yaptığımız toplantılarda bunun kendi gündem listesinde öncelik sırasına alacağını belirtti. Bu konuda yatırım önemli, çünkü Türkiye’de hala analog telsizler kullanılıyor. Bir vatandaş olarak herhangi bir yerden bir telsiz alıp kolayca konuşmaları dinleyebilirsiniz. Oysa dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de güvenlik ihtiyacı çok yüksek. Jeopolitik konuma ek olarak, günlük operasyonların devamlılığı ve güvenlik için bu teknoloji bir ihtiyaç. Ama Motorola Solutions, bir tek bu projeye odaklanmıyor.
 
Başka ne gibi çalışmalar gündeminizde?
Türkiye’de bin 400’ün üzerinde belediye var ve büyük bölümü analog telsiz kullanıyor. BTK tarafından yayınlanan bir yönetmelikle, hepsine dijital yapıya geçmeleri için farklı süreler verildi. Bu yönüyle kamu ve belediyelerin değişim süreci bizim için öncelikli. İkincisi enerji şirketleri. Sektör şirketlerinin özelleştirilmesi sürecinde şirketler kendi altyapılarını da değiştiriyor, analog telsizlerden dijitale geçiyorlar. Rafineriler de önemli ve bu sektörde Motorola Solutions’ın halihazırda yüzde 90’ın üzerinde pazar payı var.
 
4.5G’nin reel sektörde yaygınlaşması, sizin çözümlerinizi nasıl etkiler?
4.5G için tamamen konseptimizi değiştirdik ve Motorola Solutions olarak müşterilere terzi usulü sunumlar yapıyoruz. LTE açısından da bakarsak, bundan sonra 5G gündeme gelecek ve bu noktada ihtiyacın temeline bakmak lazım. Olay yeri ile ilgili daha çok görüntü ve kanıt ihtiyacı, gelişen güvenlik riskleri karşısında Türkiye’de her adımda kameralar, Mobese sistemleri var. Bizim de ‘önleyici’, ‘olay sırası’ ve ‘olay sonrası’ adımlar için hayata geçirdiğimiz yazılımlar, bunların uygulamaları ve ürünler var. Özellikle önleyici konularda Akıllı Kamu Güvenliği (Smart Public Safety) dediğimiz yeni bir konsepte gidiyoruz. Burada çok farklı yazılımlar var ve karar alıcı, yani polis veya itfaiye görevlisinin ham verileri alması, o verileri görüntü şeklinde sunup hızlı ve doğru karar alabilmesi sağlanıyor. Kamu güvenliği bu yolda ilerliyor. Ama ticari operatörlerin sistemleri ile kamunun kullandığı sistemlerin birlikte çalışmasında özellikle güvenlik ve frekans konularında bazı kısıtlayıcı noktalar var. Yine de geçiş döneminde test etmek üzere,  ülkelerin kendilerine ait özel LTE genişbant sistemleri oluncaya kadar tüm ülkelerde özel telsiz sistemleri ile kamunun kendine ait telsiz sistemleri ve bu genişbant sistemlerinin entegre edilmesi öngörülüyor. Biz de halen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı nezdinde Türkiye’deki operatörlerle bu entegrasyonu ele alıyoruz.
 
Bu gibi yeni teknolojilerin Türkiye’ye gelmesi ne kadar hızlı oluyor?
Akıllı Kamu Güvenliği konseptimizin yüzde 80'i yazılımdan oluşuyor. Biz de bunları Türkiye’de Mobese merkezleri, İçişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı gibi ilgili mecralara tanıtmak üzere bazı anlaşmalar yaptık. Bunları Türkiye’ye getirip tanıtma merkezleri kuracağız. Çünkü bunları canlı demolarla gerçek anlamda faydalarını göstererek tanıtmak şart. İstanbul ve Ankara’da böyle bir demo merkezi kurup, ilgili kişilere buradaki avantajları göstermek istiyoruz. Sunduğumuz çözümlerin yarattığı faydaları ve farkını en iyi bu şekilde gösterebileceğimizi biliyoruz. Bunlara ‘detay iş zekası çözümü’ diyebiliriz ve bunları bir sunum şeklinde karşınızdakine anlatamazsınız. Bunları test edip, kullanıcının da üzerinde oynamasına imkan vermeniz gerekiyor. Türkiye’de halihazırda TETRA sistemleri kullanılıyor. Şimdi de genişbant ile ilgili olarak LTE ile ilgili çok fazla talep var. Genişbantta bir yol haritası var. Şu anda bu geçiş dönemini yaşadığımız için ara çözümlerle konuya odaklanıyoruz. Bu esnada, karşı tarafta farkındalığı oluşturmak da bizim için önemli. İhtiyaca uygun yazılımlarla desteklenecek yapılar sunmak da böylece mümkün. Kamunun bu gibi yeniliklere ilgisinin fiiliyata dönmesi ile sektörel ilgi de pekişecektir. Bu esnada cihazlar da gelişecek. Telsiz teknolojilerinde çok farklı ürün gamları var. Böylece rekabet de artıyor. Kullanıcı için daha erişilebilir ürünler var artık piyasada. Ama LTE teknolojisinde üreticiler belli ve süreç içinde bunlar daha da gelişecek, fiyat seviyeleri aşağı inecek. Bu yönüyle şu anda daha başlangıç dönemlerini yaşıyoruz.
 
Türkiye, bölgede Motorola Solutions için nasıl bir konumda? 
Batı Avrupa’ya bağlıyız. Konum olarak Doğu Avrupa’ya yakınlığa rağmen, Batı Avrupa’ya bağlı olmamızın sebebi Türkiye’ye ve potansiyeline çok önem verilmesi. Bağlı olduğumuz merkez İngiltere’de. Türkiye hem büyüyen hem nüfusu ile öne çıkan, bu özellikleri ile Avrupa’ya kıyasla önde giden bir ülke. Analogdan dijitale geçişte gelecek 3 yıldaki değişimin devamı yönündeki beklenti,  Türkiye’nin yatırımlarda öne çıkmasını sağlıyor. ‘Yerli üreticilerle yazılımlarımızı geliştirelim, bir Ar-Ge merkezimiz olsun’ şeklinde bizim de önerilerimiz oluyor. Birçok noktada değişim süreci hakim. Bu da pazarı ve potansiyelini pekiştiriyor. Kamu Güvenliği Projesi de zaten başlı başına profesyonellik ve tecrübe gerektiren bir çalışma.  
 
Pazarda rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yerli üreticiler, ayrıca küresel pazarda da karşı karşıya olduğumuz küresel rakiplerimiz var. Türkiye’de Motorola Solutions pazar lideri ve farklı oyuncuların pazara giriş çıkış yaptığını görmemize rağmen, telsiz konusunda akla ilk gelen marka Motorola Solutions. 20 yılı aşkın süredir Türk emniyet teşkilatına telsiz sunuyoruz. Yıllık 650-700 milyon dolar Ar-Ge harcaması ile cirodan inovasyona bu kadar önemli bir pay ayrılınca, binlerce patenti olan bir firma olarak öne çıkıyoruz.  Kamu Güvenliği Projesi’nin olması, Ar-Ge merkezinin de hayata geçmesini sağlayabilecek. Türkiye’de baz istasyonu, telsiz, yazılımlar ile ilgili üretim yapmakla konusunda da planımız var. Pazar büyüklüğü sağlıklı işliyor.