Bilişim Dünyası 03 MART 2013 / 08:25

Finans ve bankacılıkta veri yönetimi ve mobil yatırımlar ön planda

Finans ve Bankacılık Uygulamaları konulu yılın ikinci BThaber Platform toplantısında birbiriyle bağlantılı olan bu iki sektörün önemli aktörleri bir araya geldi ve yeni BT eğilimleri ortaya kondu. Veri yönetimi ve mobilite öne çıkan eğilimler arasında yer alıyor.

BThaber Platform, teknolojiyle tüm sektörleri bir araya getirmeye devam ediyor. BThaber Platform Finans ve Bankacılık etkinliği 26 Şubat’ta Grand Cevahir Hotel’de düzenlendi. Finans ve bankacılık sektörlerinin önde gelen uzmanlarını ve iş ortaklarını bir araya getiren etkinlikte, finans ve bankacılık sektörlerinin yeni BT eğilimleri, dışkaynak kullanımına bakışları, bankaların yeni BT uygulamaları konuşuldu. Komtaş ve Informatica’nın etkinlik sponsoru olduğu, platform sponsorluğunu Atos, Mirsis, QlikView, TÜRKKEP’in üstlendiği etkinlikte, giriş sistemi sponsoru Taglon Ticket Services, medya takip sponsoru Ajans Press oldu.
Günün ilk sunumlarını İnterpromedya Genel Müdürü Güldane Taşdemir, Bankalararası Kart Merkezi Başkanı Dr. Soner Canko ve Informatica’nın EMEA bölgesinden sorumlu teknoloji direktörü Bert Oosterhof gerçekleştirdi. Açılış konuşmasında BThaber Gazetesi’nin 19. yılında İnterpromedya’nın birleştirici gücünü vurgulayan Güldane Taşdemir, katılımcılara özel bilgiler verdi. İnterpromedya Araştırma Grubu’nun ortaya çıkardığı verileri paylaşan Taşdemir, BT yöneticilerinin önceliklerini aktardı.
Günün ikinci konuşmasını gerçekleştiren Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Dr. Soner Canko, sunumunu mobil alandaki gelişmeler üzerinden aktardı. Sözlerinin başında BThaber’in mobil uygulamasıyla çağı nasıl yakaladığını belirterek başlayan Canko, “BThaber bunca yıldır en köklü ve en güvenilir bilgi kaynağı olmanın yanı sıra çağı da yakalayarak neler yapılması gerektiğini de tüm sektörlere gösteriyor” dedi.

Mobil bankacılıkta finansal işlemler 20 milyon adedi buldu
Türkiye’deki akıllı telefon sayısının yaklaşık 10 milyon olduğuna işaret eden Canko, son bir yılda mobil bankacılık alanında finansal olmayan bankacılık işlemlerinin 18,5 milyon adetten 117,2 milyon adede çıktığını vurguladı. Finansal işlem adedine bakıldığında da 6,9 milyon adet işlemden, 20,1 milyon adet işleme çıkıldığı görüldü.
BKM Ekspress’in sunduğu fırsatları katılımcılara aktaran BKM Genel Müdürü, BKM Ekspress üzerinden sadece telefon numarası kullanılarak, hiçbir bankaya bağımlı olmadan para transferi gerçekleştirilebildiğini aktardı. Bunun yanında mobil alandaki uygulamalarını geliştirmeye de devam edeceklerini, Haziran ayında tanıtacaklarını vurgulayan Dr. Soner Canko, konuşmasının Twitter’daki etkisinin şimdiden başladığını belirterek sahneden ayrıldı.

Verinin değeri hızla artıyor
Finans ve bankacılık alanında önemli yazılım hizmetleri sunan Informatica’nın EMEA bölgesinden sorumlu teknoloji direktörü Bert Oosterhof, verinin sektördeki önemi üzerine bilgiler verdi.
Bankacılık ve finans şirketlerinin veri sayesinde hem piyasayla ilgili detaylı bilgiler alabildiğini hem de kendi işlerini nasıl geliştireceklerini aktaran Oosterhof, hızla değişen teknolojilere ayak uydurmanın zorunluluğundan söz etti. Mobil cihazlar, sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve bulut bilişimle birlikte veri miktarının arttığını vurgulayan Oosterhof, birçok veri kaynağının sürekli ortaya çıktığını hatırlattı.
Sunumunda veri mahremiyeti ve güncelliğinin önemini de vurgulayan Infomatica EMEA Teknoloji Direktörü, veri hacminin artmasıyla değerlenebilmesi için veri çözümlerine ihtiyaç duyulduğunun üzerinde durdu.
Yapı Kredi Bankası Veri Ambarı ve Veri Madenciliği Geliştirme Müdürü Ahmet Vefa Erdem, bankanın veri bütünleştirme sürecini anlattığı sunumunda, banka ve bankanın BT yapısı hakkında bilgiler verdi, veri bütünleştirme sürecine bakışı anlattı. Herkesin teknoloji konusunda bankalardan beklenti içinde olduğunu, teknolojinin tabandan gelen bir talep halini aldığını söyleyen Erdem, “Gençler, mobilite, e-ticaret kanalları ve sosyal medyada yorum ve öneriler kişilere ışık tutuyor.
Satın alma hareketi için önce sosyal medyada yapılan bir araştırma kaynak oluyor” dedi. İnternet kullanım oranının yüksekliğine ve ekonomik açıdan önemli bir dalganın da böylece yakalandığına işaret eden Erdem, rakamsal verilerle Türkiye’nin internet başlığında gelişimini, bunların finans sektörüne yansımalarını paylaştı.
Erdem şöyle devam etti: “İnternet üzerinden kayıtlı alışveriş eğilimi büyüyor, böylece kartlı alışveriş hacim sürekli gelişiyor. Bu tabloda biz de daha çevik olmalıyız ve bu anlamda kapsamlı BT dönüşümü yürütüyoruz. Böylece servis bazlı mimari ve açık sistemlere geçtik. Worldcard’ı daha da geliştirmek için CRM yapısını geliştirmek adına veri ambarı çalışmaları da önemli.”
“Odeabank İş Zekâsı Yolculuğu” başlıklı sunumuyla Odeabank Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Tayfun Küçük, Lübnan merkezli Bank Audi’nin Türkiye kolu olarak faaliyete girdikleri bilgisini vererek, iş zekâsını, karar verme kültürüne etkileri ışığında değerlendirdi. Bunların birinin ‘dashboard’ yapısı olduğunu, bankaya ait birçok şeyin bu dashboard’larda görüldüğünü söyleyen Küçük, “Zaman ve mekan bağımsız veriye ulaşım imkanı sunan bu yapı üstünde senaryo çalışmaları yapılabiliyor” bilgisini paylaştı. Cihaz, işletim sistemi ve platform bağımsız dashboard yapısının farklı iş kollarına da kurulabildiğini söyleyen Küçük, her yerden erişilebilen bu yapının önemine dikkat çekerek, “QlikView dashboard yapısı, takip imkanı sağlıyor” dedi. 2012 Ekim’inde Türkiye’de faaliyet izni aldıklarını, şu anda 11 şubeye sahip olduklarını, yıl sonu hedeflerinin ise 36 şube olduğunu söyleyen Küçük, rekabet avantajında BT’nin payını şu sözlerle anlattı: “Bu şubeleşme hedefimiz bizi farklı olmak zorunda bırakıyor. Pazardaki 49’uncu banka olarak, diğer bankaların geçtiği süreçleri geçemeyiz. Bu yüzden BT uygulamaları burada önem taşıyor. Örneğin Scorecard yapısı; başarı endeksi ile işkolu, şube, takım kırılımlarını değerlendirme olanağı sunuyor. Son iş zekâsı uygulaması sosyal medya dashboard’u. Büyük veri ve hiper bağlantılı trafik, mobil cihazlarda ağırlık kazanıyor.”

Bilgi güvenliği bütçelerinde artış var
Etkinliğe verilen öğle arasından sonra söz alan Deloitte Kurumsal Risk Hizmetleri Ortağı Cüneyt Kırlar, Deloitte 2012 Küresel Finans Hizmetleri Endüstrisi Güvenlik Araştırması’nın öne çıkan sonuçlarını paylaştı. Kırlar’ın belirttiğine göre, Deloitte 2012 Küresel Finans Hizmetleri Endüstrisi Güvenlik Araştırması 39 farklı ülkede aralarında Türkiye’den de 11 şirketin bulunduğu bankacılık, sigortacılık gibi sektörlerden 250 şirketle gerçekleştirildi.
2012 yılında kurumların BT öncelikleri arasında ilk üçte bilgi güvenliği yönetişimi, kimlik ve erişim yönetimi, bilgi güvenliği stratejisi ve yol haritası yer alıyor. “Onaylı bilgi güvenliği stratejisi var mı” sorusundan organizasyonların çoğunun onaylanmış bir bilgi güvenliği stratejisine sahip olmanın öneminin farkında oldukları ortaya çıkıyor. Türkiye’de de organizasyonların yüzde 70’i dokümante edilmiş ve onaylanmış bir bilgi güvenliği stratejisine sahip. Kırlar, bir başka önemli bulgunun ise ekonomideki sıkıntılı döneme ve kurumsal bütçe kesintilerine rağmen bilgi güvenliği bütçelerinde artış olduğunu belirtti.
Atos Çözüm Yöneticisi Ali İnal ise ‘Mobil Teknolojilerle Bankacılıkta Satış’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Satış açısından mobil teknolojilerin raporlamada esneklik ve güven anlamında ciddi avantajlar getirdiğini söyleyen İnal, satış alanında bir mobil uygulama geliştirmenin standart bir yazılım geliştirmekten bazı noktalarda farklılıklar taşıdığının altını çizdi. Mobil cihazlar üzerinde akıllı içerik yönetimi uygulamasıyla müşterilere sunulacak dokümanların sahaya ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi. Bu içeriklerin iletilmesi aşamasında mobil cihazların her ortamda aynı standartta çalışabilmesi için çevrimiçi ve çevrimdışı olarak bu dokümanlara ulaşılabilmesinin öneminden bahsetti.

KEP ile kurumların güvenirliği artacak
Platform’da Türkiye’nin Kayıtlı Elektronik Posta Hizmet Sağlayıcısı konulu bir sunum gerçekleştiren TÜRKKEP İş Geliştirme Yöneticisi Hüseyin Karayağız, artık bir kayıtlı e-posta gönderisinin yedi yıl, bir e- tebligat gönderisinin ise 30 yıl saklanmak zorunda olduğunu vurguladı. Şirketlerin artık sonunda ‘kep.tr’ şeklinde bir ek olan e-posta adresine sahip olacağını söyleyen Karayağız, kayıtlı e-posta gönderisinin gerçekleşmesi için karşılıklı olarak iki tarafında sisteme kayıtlı olmasının gerekliliğinin altını çizdi.
Yazılım dünyasında kayıt tutmanın bir sorun olduğunu ve süreç yönetimiyle bu disiplinin oturtulabileceğini söyleyen Mirsis Kalite Direktörü Ayşe Kızılışık, kurumsal karne ile stratejik hedeflerin izlenebileceğini ve efor takip sistemi ile efor değerlerinin süreç bazlı takibinin yapılabileceğini belirtti.
Gartner Türkiye Yönetici Ortağı Halil Aksu bir sunum yaparak, finans ve bankacılık alanında yeni eğilimleri katılımcılarla paylaştı. Bankacılık alanında bir özgüven sıkıntısı olduğunu, ama Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye’nin çok başarılı olduğunu söyleyen Aksu, Gartner araştırmalarının da ışığında, işlevsellik, ürün ve hizmette özgüvenli davranmanın önemine işaret etti ve ekledi: “İstanbul’u bir finans merkezi olarak düşününce, böyle yapmak gerek.”

‘Pazar Tartışıyor’ panelinde sektörler buluştu

İnterpromedya Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi ve BThaber Editörü Handan Aybars’ın moderatörlüğü ile gerçekleşen ‘Pazar Tartışıyor’ panelinde finans, bankacılık ve teknoloji sektörleri bir araya geldi.
Komtaş Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak, bankacılık sektörünün BT’yi kullanmasında risk yönetiminin, maliyet baskısının ve rekabetin etkili olduğunu söyledi ve veri ambarı uygulamalarındaki hatalara şu sözlerle değindi: Veri ambarına her veriyi atma yaklaşımı benimsendi; ancak analiz yapacaksak sadece gereken kaliteli veriyi tanımlayarak analiz yaparsak daha verimli bir sonuç elde ederiz. Pratik olmak adına geçici çözümle geçiştirmektense kurumsal veri mimarisi yaklaşımı olması gerekiyor.”
QlikView Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Müjde Işım ise finans ve bankacılık sektörlerinde iş zekâsı eğilimlerinin iş keşfi analiz platformuna kaydığından bahsetti: “Büyük veri ve verinin hacmi gün geçtikçe artıyor. Son kullanıcı profili ve iş dünyasının değişen yapısı ve ihtiyaçları da bu değişimin önemli etkenlerinden. Büyük veriyi yönetebilen hızlı çözümlere ihtiyaçları var. Biz de buna uygun çözümler geliştiriyoruz.”
Bankaların hemen hepsinde belirli alanlarda dışkaynak kullanımının olduğunu söyleyen Atos HTTS Birim Müdürü Batur Erdoğan ise, finans kuruluşlarına şu önerilerde bulundu: “Dışkaynak kullanımı için birlikte çalıştıkları şirket yeniliğe ve insan kaynağına ne kadar önem veriyor, bu tür parametrelere dikkat etmek lazım. Şirketler kendi içlerinde de elbette de yatırım yapabilir ama doğru insanı bulmak, ekip oluşturmak ve başarıya ulaştırmak kolay değil. Uzmanlaşmış şirketlerle kendilerinin de ortak oldukları yapıları kurgulayabilir, iş ortağı olarak görerek ekipleriyle uyumlu bir çalışma ortaya çıkarabilirler.”
Mirsis Proje Yönetim Ofisi Müdürü Ali Yalçın Eskitoros da dışkaynak hizmetinde uzmanlaşmanın önemine dikkat çekti: “Doğru işe doğru elemanı yerleştirmemiz gerekiyor. Kurumları takip ediyoruz, hedeflerini öğrenerek stratejik çözüm ortağı olmak için çalışıyoruz. Kurum kültürlerine uygun personeli istihdam etmeye çalışıyoruz. Bizim yapmamız gereken, müşteriyi tanımak hedeflerini bilmek, ihtiyaca uygun insan kaynağı sağlamak.”
TÜRKKEP Genel Müdürü Yüksel Samast ise Türkiye’de Mart ayında yeni kullanılmaya başlayacak olan Kayıtlı Elektronik Posta (KEP)’in faydalarını anlattı: “Yıllık 10 milyonlarca postalama maliyeti olan kurumlar KEP ile yüzde 50 tasarruf sağladıklarından maliyet kazancı sağlayabilirler. KEP’in sağladığı enerji tasarrufu ile sosyal bir yönü de var. Bunların yanı sıra BT ile iş birimleri arasındaki ilişki de güçleniyor.”

Mobil bankacılık gelişecek

BThaber Platform’da günün son paneli, ‘CIO’lar ve Bankaların Teknoloji Yaklaşımları’ başlığında düzenlendi. Moderatörlüğünü Gartner Türkiye yöneticilerinden Halil Aksu’nun yaptığı panelin katılımcıları ise Yapı Kredi Bankası Bilgi Teknolojileri Yönetimi Başkanı Cahit Erdoğan, Türkiye Halk Bankası Bilgi Sistemleri ve Teknik Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Erol Göncü, Odeabank Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Tayfun Küçük ile Türkiye İş Bankası ADK ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran oldu.
55 milyon adede yakın kredi kartı olduğunu, harcamaların yüzde 30’unun kartla yapıldığını söyleyen Erol Göncü, kart sayısı çok olmasına rağmen, kartla yapılabilecek harcamaların bunun 2 katına gidebileceği yönündeki yorumları hatırlattı ve bu alanda alınabilecek çok yol olduğuna işaret etti. Cahit Erdoğan da, zamanla hayatın doğal bir parçası haline gelen kart dünyasında ön ödemeleri kartların, banka kartlarının, alternatif, yani mobil ödemelerin zamanla daha öne çıkacağına dikkat çekti. Bu noktada kullanıcıların alışkanlığı ve uyumunun önemli olduğunun altını çizen Erdoğan, “Nakit zamanla azalacak, önümüzdeki dönemde karttan farklı ödeme metaforları olacak. Ama kullanıcı uyumunu da beklemek gerek” dedi. Fevzi Tayfun Küçük, lansmanını Mart ortasında yapacakları bir kart bilgisini katılımcılarla paylaşırken, bir program ortakları olacağı detayını da verdi. Türkiye’de düzenleme değişikliklerinin mobil ortamda olacağı bilgisini veren Küçük eklemeden geçmedi: “Ödeme sistemleri temel bankacılık sistemi ama GSM operatörleri gibi yapılar da burada yer almak istiyor. Bunu ele almak gerek.”
Kartları bir ödeme aracı olarak değil, hayat kalitesini, tasarruf ve çevre bilincini artıran bir unsur olarak ele aldıklarını söyleyen Hakan Aran’a göre kart-mobil dönüşümü hızlanacak. Bu alanda tüm bankaların yatırımlarının süreceğini belirten Aran, potansiyeli örneklemek için şu benzetmeyi yaptı: “90’lardaki internet bankacılığı neyse, 2010’larda mobil bankacılık da öyle olacak.” Tayfun Küçük’e göre, mobil bankacılıkta algıyı değiştirmek gerek. Çünkü internet bankacılığına kıyasla daha güvenli bir kanal olan mobil bankacılığı müşterilere anlatmak gerek. Cahit Erdoğan ise, internet bankacılığı servisini bile geçeceğine inandığı bu yapıyla ilgili olarak şu tespitleri yaptı: “Şube kavramını bir anda teknolojik yapılarla kaplamak zaman alacaktır. Ayrıca şube penetrasyonu hala düşük. Şubeler büyüyecek. Düzenlemeler, müşteri alışkanlıkları ve yenilik zor ve sıfırdan başlayan kanal gibi mobilde ilerleyeceğiz. 8-10 yıl daha şube genişlemesi de olacak.”
ETİKETLER : Sayı:911