Bilişim Dünyası 24 EYLÜL 2013 / 13:30

Geçen yılki Bilişim Zirvesi’nden bu yana neler değişti?

2012 yılı sonu ve 2013 yılı boyunca gerçekleşen olaylardan gündeme damga vuran konuları sıraladık.

Bir yıl içerisinde en fazla konuştuğumuz konular arasında NSA, sosyal medyadaki yankıların toplumsal olaylara etkisi, Fukuşima’daki nükleer sızıntı, haktivizmin yükselişi gibi konuları ele aldık.

1. NSA - Edward Snowden
Eski bir CIA ajanı ve eski NSA çalışanı olan Edward Snowden’ın, 6 Haziran’da ABD’nin istihbarat birimlerinden Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) ve Federal Soruşturma Ofisi (FBI) tarafından kullanılan telefon dinlemek ve internet kullanıcılarını takip etmek için kullandıkları PRISM (Prizma) adlı program tüm dünyayı sarstı. ABD ve Britanya’nın güvenlik ajansları NSA ve GCHQ’nun gizli ve güvenli sandığımız çoğu belgeyi görebildiği ortaya çıktı. Yüzlerce milyon insanın kişisel verilerini, çevrimiçi bankacılık işlemlerini ve e-postalarının istihbarat hizmetleri tarafından görüntülendiği belirlendi.
Açığa çıkan belgelerde, NSA ve GCHQ’nun müşterilerine gizlilik sözü veren şirketlere dahi sızarak şifrelenmiş belgelere ulaştığı bilgisi yer aldı. HTTPS ve SSL şifreleme kullanan çoğu e-posta ve bankacılık hizmetinin NSA karşısında hiçbir gizliliği bulunmuyor. Belgelerin detayına bakıldığında NSA’in şifreleme standartlarına her açıdan saldırabilmek için özel sunucu merkezleri oluşturduğu görüldü.
Spiegel Gazetesi, NSA’in dünya çapında tüm akıllı telefonları takip edebildiği belirtilen “gizli” belgeleri ortaya çıkardı.
Alman Spiegel Gazetesi’nin haberinde yer alan iddiaya göre, Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) iPhone ve BlackBerry ile Google’ın işletim sistemi olan Android tabanlı telefonlardaki kullanıcı bilgilerine “tam erişim” sağlayabiliyor. NSA’in “çok gizli” belgelerine ulaştıklarını iddia eden Spiegel, bu belgelerde NSA’in telefonlardaki kişi listesi, SMS trafiği, konum bilgileri, notlar gibi kişisel bilgilerinin tamamına erişebildikleri bilgisi yer alıyor.

2. Fukuşima
Japonya’da nükleer enerji yetkilileri, kapatılan Fukuşima Nükleer Santralı’nın, biriken radyoaktif yeraltı suyu nedeniyle yeni bir acil durumla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Nükleer Denetleme Kurumu, yeraltı sularını kontrol etmek için kurulan bariyerlerde sızıntı olduğunu, bunun da nükleer tesiste biriken radyoaktif suların, Pasifik Okyanusu’na sızmasının hızlanabileceği anlamına geldiğini bildirdi.
Japonya’da faaliyeti durdurulan Fukuşima nükleer santralının işletmecisi Tokyo Elektrik Enerji şirketi (Tepco) depolama tankından yüksek derece radyoaktif su sızdığını duyurdu. Tepco, Pazartesi günü bir çalışanın fark ettiği sızıntı miktarı için “en az 300 ton” açıklamasını yaptı.
Japon yetkililer, Fukuşima nükleer santralında radyasyon seviyesinin daha önce düşünülenin 18 katı olduğu uyarısında bulundu.

3. Hacktivizmin yükselişi
Son dönemde Ortadoğu’da yaşanan siyasal istikrarsızlık protesto amaçlı “hack” saldırılarının “hacktivizm” akımı altında toplanmasına sebep oldu. Uzmanlar Ortadoğu’da siber saldırılarda büyük bir artış görüldüğünü açıkladı.
Gerçekleştirilen saldırıların rakip ya da muhalif olarak görülen gruplara karşı yapıldığı ortaya çıkarken, bu yıl içerisinde Körfez Ülkeleri’ndeki saldırıların yarısının haktivistler tarafından gerçekleştiği bilgisi verildi. Küresel olarak haktivist saldırılara bakıldığında tüm saldırıların yalnızca dörtte birinde bu etkinin olduğu görülüyor. Ancak Ortadoğu’da siyasi yönü bulunan siber saldırılar önemli ölçüde arttı.
Beşar Esad’a bağlılığı ile bilinen Elektronik Suriye Ordusu (SEA) New York Times’ın web sitesi ve Twitter’ı hedef alan saldırılarıyla adını duyurdu. Siyasi eylemlerin dışında doğal zenginlikleriyle bilinen Suudi Arabistan ve Katar’da kritik altyapılara yapılan saldırılar öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük petrol şirketi Saudi Aramco’ya yapılan saldırıda 30 binin üzerinde bilgisayar zarar görmüştü. Bundan on yıl önce saldırılarda mümkün olduğunca çok kişinin etkilenmesi hedeflenirken, günümüzde daha çok küçük grupları hedef alan saldırılar öne çıkıyor.
Ülkemizde de Haziran ayı boyunca yoğun şekilde devam eden Gezi Parkı protestoları sırasında özellikle RedHack olarak bilinen haktivist grup, saldırılar düzenlemişti. Birçok kamu kurumu ve iktidar partisinin web sitelerine sızan ve haktivist eylemler düzenleyen grubun sanal terör suçu üzerinden işlem göreceği belirtilmişti.
RedHack, 2012 yılında Sivas Katliamı’nın yıldönümünde hem Sivas’ta katledilenleri anmak hem Suriye’ye yönelik saldırgan politikaları protesto etmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesini haklaması üzerine savcılık tarafından terör örgütü kapsamına alınırken, 2013 yılında ise Terör Savcılığı RedHack’in eylemlerinin şiddet içermemesi nedeniyle grubun “terör örgütü” olmadığına dair karar alınmıştı.

4. Akıllı saat ve giyilebilir teknolojiler
Samsung, Sony ve diğer üreticiler giyilebilir teknolojiler konusunda önemli bir rekabet içine girdi. Bu yıl içerisinde saat endüstrisinin 60 milyar dolarlık değer yaratması bekleniyor. Akıllı telefon piyasasında giyilebilir cihazların en önemli eğilimlerden biri olması bekleniyor.
Apple da Japonya’da “iWatch” ismini tescillendirdi ve 100 kişilik bir mühendislik ekibiyle ürün için çalışmalarını sürdürüyor.
Öyle bir yarışma var ki, otomobil üreticisi Nissan dahi akıllı saatini piyasaya sürerek rakiplerinden farklılaşma yoluna gitti.

5. Microsoft-Nokia evliliği - Ballmer’ın emekliliği
Yazılım alanındaki en büyük şirketlerden biri olan Microsoft, Steve Ballmer’ın emekliliği ve Nokia’nın mobil operasyonlarının satın alınmasıyla gündeme geldi.
30 yılı aşkın süredir Microsoft bünyesinde çalışan, 2000 yılında Bill Gates’ten CEO’luk görevini devralan Steve Ballmer, 12 ay sonra koltuğuna veda edecek. Ballmer’ın 13 yıllık dönemine bakıldığında Microsoft’un günümüz bilgi ve iletişim teknolojilerine ayak uydurmakta güçlük çektiği görülüyor.

Öyle ki Ballmer’ın emekli olacağı haberinin ardından Microsoft hisselerinde yüzde 7’lik bir artış görüldü. Bu artış yatırımcıların Microsoft’ta artık bir değişim olması gerektiği fikrinin bulunduğunu gözler önüne serdi. Tabii bu arada Microsoft’un hisselerini elinde bulunduran Ballmer, emeklilik haberiyle birlikte 786 milyon dolar kazandı. Dünyanın en zengin 44’üncü insanı olan Microsoft CEO’sunun 16.8 milyar dolarlık serveti bulunduğu tahmin ediliyor.
Ballmer döneminde şirket, kârlılık konusunda başarılı görülürken özellikle mobil dünyada etkinlik gösteremedi. Ballmer’ın ayrılık planı, şirketin yeniden yapılanma sürecine girerek, Surface tablette yaşanan hayal kırıklığı ile Windows 8 işletim sisteminin beklentileri karşılayamaması üzerine ortaya çıktı. Microsoft, Nokia’nın mobil telefon operasyonunu 5,4 milyar avro, yani 7.2 milyar dolara almak konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.

6. 2023 hedefleri revize edildi
Tarihinin en kalabalık açılışını yaşayan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası, bölge ülkelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Şûra için hazırlanan raporla birlikte 2023 hedeflerini yenileyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, 2035 vizyonu doğrultusunda yapılabilecekleri masaya yatırdı.
Şûranın ev sahibi konumunda olan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “10. Şûra’da 6 milyon olan genişbant abone sayısı bugün 21 milyonu buldu ve toplam internet abone sayısı 50 milyona ulaştı. 2023 için genişbant abone sayısı hedefi 30 milyondu, bu hedefi 45 milyona yükselttik. 3G kullanıcıları ise şimdiden 44 milyonu buldu.” 11. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Şurası’nın ana temasının “Herkese ulaşım, hızlı erişim” olarak belirlendiğini söyleyen Yıldırım, “Burada kastımız ulaşımı yurdun her tarafına yaymak. Hatta bölgesel anlamda ulaşım altyapısının kalitesini standardını aynı düzeye getirmek. Kendi ülkenizde mükemmel ulaşım altyapısı yapabilirsiniz. Ama komşu olduğunuz ülkeden başlamak üzere başka ülkelere giden ulaşım ağları aynı standardı sağlayamazsa, burada amaca erişmiş olmayız” dedi.

7. Ücretsiz müzik tarih oldu
Hak sahiplerinin bu düzenleme çalışmaları doğrultusunda, 15 Temmuz 2013 itibarıyla artık Türkiye’de yasal sayısal müzikte ücretli abonelik dönemine geçildi. Daha önce sadece şarkıları bilgisayarına ya da mobil cihazlarına indirmek için para ödeyen müzikseverler, artık çevrimiçi dinledikleri şarkılar için de belirli bir ücret ödeyecek. Bunun göstergesi olarak artık Fizy, TTNET Müzik ve Turkcell Müzik’de üye olmadan şarkıların sadece ilk 30 saniyesi dinlenebiliyor.
Korsan müzik, yurtdışında ücretli müzik hizmeti veren yabancı oyuncuların Türkiye pazarına girmeleri girmesi, müzik sektörüne yön veren meslek birliklerini ve yapımcıları gelir modelinde kaçınılmaz bir düzenleme yapmaya yöneltti.
Türkiye’de büyük bir pazar haline gelen çevrimiçi müzik, doğal olarak yabancı oyuncuların da dikkatini çekti. Deezer Türkçe sayfaları ve Türkçe içerik vermeye başlarken, bir diğer önemli oyuncu Spotify da telif hakları ile ilgili görüşmelere başladıklarını duyurmuştu. Diğer taraftan, Türkiye pazarına hızlı bir giriş yapan iTunes’u da unutmamak lazım.

8. Sosyal medyanın toplum üzerindeki etkisi arttı
Toplumsal olaylar karşısında Twitter’da Türkiye’nin en fazla konuşulan ülkelerden biri olduğu görüldü. Gezi Olayları sırasında Taksim Meydanı’nda sırtını İstiklal Caddesine vererek AKM’ye doğru yüzünü dönen adam, sosyal medyanın en fazla konuşulan başlığı oldu. ‘Duran Adam’ın 2005 yılından beri Çatı Dans Derneği’nde düzenli olarak dans dersi veren perküsyon sanatçısı Erdem Gündüz olduğu öğrenildi. Üzerindeki hafif kırışmış beyaz gömleği ve gri pantolonuyla sade bir vatandaş olarak sessiz bir eyleme başlayan duran adam, Twitter’da dünya eğilimlerinde ilk sıraya yerleşti.
Uzun bir süredir Türkiye gündeminin üst sıralarında İstanbul’un 2020 Olimpiyatları adaylığı yer aldı. Geçtiğimiz günlerde Arjantin’de gerçekleşen oylama sonucu İstanbul’un Tokyo’ya yenilmesi sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı.
Bu etkinin üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sosyal medyada faaliyetlerini düzenlemek için 6 bin kişiyi görevlendirdiği bildirildi. AKP Genel Merkezi’nde ‘Sosyal Medya Koordinasyon Merkezi’ oluşturdu. Gençlik Kolları’nın koordinasyonu için Hüseyin Çelik ve Süleyman Soylu’nun başını çektiği ekipler çalışıyor. Belirlenen 6 bin kişi Ankara’da eğitimden geçirildi. Toplam 953 ilçede sosyal medya uzmanları çalışacak. İstanbul’da bin, Ankara’da 600, İzmir’de de 400 kişilik ekipler görev alacak.
2008 ve 2012 yılında ABD’de gerçekleşen başkanlık seçimlerinde şu anki ABD Başkanı Barack Obama’nın sosyal ağları nasıl bir araç olarak kullandığı biliniyor. Araştırma şirketi Nielsen’in raporuna göre özellikle 30 yaşın altındaki internet kullanıcıları sosyal ağları siyasetin tartışılabileceği bir ortam olarak görürken, bu oran 30 yaş üstü için de her geçen gün artıyor. Nielsen’e göre, sosyal ağlarda siyasi kampanyalar yürütmek elbette tüm seçim kampanyası için yeterli değil. Ancak sosyal ağların her geçen gün etkisinin arttığı da yadsınamaz bir gerçek.

9. İnternet şirketlerinin halka arzı
Twitter hesapları üzerinden halka arz için gerekli başvuruyu yaptıklarını fakat hisselerin halka arz tarihinin ya da hisse fiyatlarının henüz netleşmediği duyurusunu yapan Twitter, Facebook ve LinkedIn’den sonra halka açılan üçüncü büyük sosyal medya şirketi oldu.
Dünyanın önde gelen yatırım şirketlerinin yetkilileri, 2006 yılında Jack Dorsey, Biz Stone ve Evan Williams tarafından kurulan Twitter’ın değerinin 10 milyar dolardan fazla olduğunu öngörüyorlar ve halka arzın zamanlama olarak şirketin büyüme stratejinin bir parçası olduğu görüşündeler.
Dünya devi sosyal medya sitelerinin halka açılması tarihlerine baktığımızda ise, popüler iş ağı LinkedIn 2011 yılının Mayıs ayında 45 dolar ile halka açılmış ve piyasa değeri 9 milyar dolara kadar yükselmişti. Linkedln, geçtiğimiz hafta 1 milyar dolar değerinde A sınıfı hisse senedini halka arz etmek için başvuru yapmıştı. 2012 yılının Mayıs ayında 38 dolar ile halka açılan Facebook’un piyasa değeri gün sonunda 110 milyar dolara ulaşmıştı. Facebook hisseleri şu anda 44,75 dolardan işlem görürken, yaklaşık olarak 108 milyar dolarlık piyasa değerine ulaşmış bulunuyor.

10. Yatırım alan Logo, Netsis’i bünyesine kattı
Şirketin yüzde 34,6’sı Capital Partners’ın iştiraki olan EAS Solutions SARL’a 48 milyon liraya devredilirken, yeni bir yönetim kurulu oluşturuldu. Oluşan sermaye akışıyla birlikte Logo Yazılım, büyümesini daha agresif şekilde gerçekleştireceğini gösteren bir hamleyle, yaklaşık 24 milyon 700 bin lira karşılığında Netsis’i bünyesine kattı. Logo Yazılım İcra Kurulu Başkanı Buğra Koyuncu şunları söyledi:
“Logo gibi Türkiye’deki ticari yazılım piyasasında yer alan önemli payı bulunan Netsis ile yaptığımız işler paralellik gösteriyor. Birleşmeyle birlikte çözüm kümesinin, ulaştığımız şirket sayısının, pazara hizmet veren iş ortaklarının arttığı görülüyor. Bu da aslında pazarı büyütmenin, inovasyonlarla yeni yollar açılmasına ve yeni ürünlerin ortaya çıkmasına fırsat tanıyacak. Uluslararası şirketlerin yarattığı rekabetle başa çıkabilmek için yerli şirketlerin kendilerini sürekli geliştirmesi gerekiyor. Bu sebeple birleşme büyük önem taşıyor. Türkiye’deki ticari yazılım kullanan şirketlerin de birleşmenin ardından uluslararası rekabete dahil olan yerli yazılım şirketlerinin çözümlerine ulaşma imkânı tanıyor.”
ETİKETLER : Sayı:939