Bilişim Dünyası 05 MART 2016 / 14:34

Geleceği bulut ve mobilite şekillendirecek

Microsoft Cloud Roadshow etkinliğinin Dubai ayağı 22-23 Şubat tarihlerinde düzenlendi. Etkinlikte Microsoft’un bulut çözümleri ve hizmetleri konusunda katılımcılar ve basın mensupları bilgilendirilirken, Microsoft ekosistemine ışık tutuldu.
 
Yoğun bir katılımın yaşandığı etkinliğin açılış konuşmasını Microsoft Kurumsal Başkan Yardımcısı ve BAPI (iş uygulamaları, platformları ve zekası) Genel Müdürü James Phillips yaptı. Phillips yaptığı açılış konuşmasında bulutun iş dünyasındaki kullanımının önemine değinirken, kurumların ve şirketlerin bulut uygulamalarıyla ne gibi avantajlarına sahip olacağına ışık tuttu. Konuşmasının devamında katılımcıların bu uygulamaları sistemlerine nasıl entegre edecekleri ve kullanacakları ile ilgili püf noktaları veren Phillips, Microsoft’un kurumlara bu konuda sağladıkları konusunda da bilgiler verdi.
James Phillips’in yaptığı açılış konuşmasının ardından düzenlenen paneller, Microsoft ekosisteminin kurumlara ve şirketlere sağladıkları yararlar hakkında ışık tuttu. Katılımcılar, Microsoft’un bulut ve iş çözümleri hakkında detaylı bilgi sahibi olurlarken, kurumların bu uygulamaları kullanarak ellerindeki veriyi nasıl değerlendirecekleri yönünde bilgilendiler.
Günün ikinci yarısında düzenlenen paneller, güvenlik ve kişisel özgürlük konularını ele aldı. Güvenlik konusunda hükümetlerin talepleri ve bu taleplerin kişisel özgürlükler üzerindeki etkisi masaya yatırılırken, bu noktada hükümetlerin dengeyi sağlaması gerektiğinin altı çizildi. Hükümetlerin şirketlerden bilgi talep ederken ülke güvenliğini baz almasını gerektiğini savunan konuşmacılar, hükümetlerin çok daha şeffaf bir politika izlemesi gerektiği ifade edildi.
Bunun yanı sıra şirketlerin güvenlik özelinde karar alırken, sadece BT departmanlarının yanı sıra şirketin diğer departmanlarından da fikir alması gerektiği savunuldu.

Başarının anahtarı ‘nitelikli’ veriden geçiyor
Dubai’de düzenlenen Microsoft Cloud Roadshow etkinliğinde Microsoft Bulut ve Kurumsal Grup Lideri Necip Özyücel ile görüşme fırsatı yakaladık. Microsoft’un “Mobile First, Cloud First” yaklaşımından söz eden Özyücel, mobil cihazların hayatlarımıza girmesiyle birlikte müşterilerimizden ve kullanıcılardan gelen taleplerin de değişmeye başladığını ve bu taleplerin bulut çözümleri ile kolaylıkla karşılanabildiğine değindi. Necip Özyücel konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Mobilite ve bulut, günümüz bilişim teknolojileri dünyasını baştan aşağı değişiyor. Yeni nesil eğilimler ve teknolojiler, bu ikilinin yarattığı ekosistem içerisinde oluşurken, ilerleyen süreçte de bu değişim hız kesmeden devam edecek gibi görünüyor. Microsoft’un izlediği “Mobile First, Cloud First” kavramı da tamamen bu gelişmeler çerçevesinde gelişen bir söylem. Microsoft’un stratejisinin temelini de oluşturan mobilite ve bulut çözümleri, Microsoft’un geliştirdiği yeni ürünler üzerinde de büyük etkiye sahip.”
Günümüzün en gözde konuları arasında veri analitiği geliyor. Veri analitiğinden faydalanan şirketler ve kurumlar, müşterilerine çok daha rahat bir şekilde ulaşabildikleri gibi, bu süreçte iş süreçlerinde de önemli avantajların sahibi oluyorlar.
“Şirketler ve kurumlar, rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı iş dünyasında, rakiplerinden bir adım öne geçmek için ellerindeki verileri değerlendirmeye başladılar.” şeklinde konuşan Necip Özyücel, veri analitiğinin bu noktada anahtar bir rol üstlendiğinin altını çizdi. Özyücel sözlerine şu şekilde devam etti:
“Şirketlerin ve kurumların ellerinde geçmişten gelen oldukça değerli veriler var. Fakat bu veriler tek başlarına hiçbir şey ifade etmiyor. Veriye geriye dönük olarak bakarak, bir şey üretmek gerekiyor. Bu verilerin yardımıyla bir şeyler üretecek olan kurumlar ve şirketler, geleceklerini daha iyi planlayabiliyorlar. Bu sayede de yoğun rekabetin yaşandığı iş dünyasında kendilerine önemli ölçüde avantaj sağlayabiliyorlar. Microsoft olarak Azure üzerinde sunduğumuz “Machine Learning” aracı sayesinde, müşterilerimiz geçmişten gelen verilerinden çıkardıkları tutarlı sonuçlarla, gelecekleri için çok daha sağlam ve somut adımlar atabiliyorlar.”