Bilişim Dünyası 05 OCAK 2015 / 09:07

Girişimcilerin dünyaya açılma platformu

İTÜ ARI Teknokent, ITU GATE Start-up Challenge Programı ile teknoloji tabanlı girişim şirketlerini uluslararası ağlarla tanıştırmayı hedefliyor.

ITU GATE I Start-up Challenge Programı KOBİ ölçeğinde ve ürünleri hazır firmalara yönelik uluslararası ağlara açılma eğitim ve kamp programı, yurtdışı iş geliştirme desteği ve yabancı yatırımcılarla buluşma fırsatları bir arada sunuluyor. “Amacımız, başlangıç noktasındaki şirketlere de katma değeri yüksek teknolojilere yönelerek bir dünya şirketi olmayı hedefleyebileceklerini göstermek” diyen İTÜ ARI Teknokent İş Geliştirme Direktörü Arzu Eryılmaz, bu alanda kazandıracakları deneyimler ve başarı öyküleri ile dünya pazarını hedefleyen küreselleşme kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak istediklerini vurguladı. Arzu Eryılmaz, detayları da paylaştı:

 

2014 yılında İTÜ ARI Teknokent'ten hangi şirketler, hangi kriterlerle seçildi ve neler elde ettiler?

ITU GATE I Start-up Challenge Programı’na, küreselleşme potansiyeli ve hedefi olan tüm teknoloji tabanlı şirketler başvuru yapabilirler. 2014 yılı için 17 aday firma arasından ITU GATE I Start-up Challenge Programı kapsamında ABD’ye gidecek ilk 8 firmayı 15 Aralık’ta seçtik. İTÜ ARI Teknokent ekosistemi içinde, hızlı bir teknolojik ve ekonomik gelişim gösteren şirketlerden Bodru, Borda, Ingenious, Invent, Nanokomp, Rasyonet, SBS ve Sentromer jürimiz tarafından seçilerek ilk ABD yolcuları oldu. Programda genç şirketler dört kriter üzerinden değerlendiriliyor: Küresel bir soruna çözüm arama gayreti, satmaya hazır olmak, İngilizce konuşma becerisi ve şirkete tam zaman ayırabilmek. Yani başvuru yapan şirketlerin, öncelikle ödeme yapan müşteri kitlesine veya müşterileri tarafından kullanılan bir beta ürününe ya da hizmetine sahip olması gerek. Şirket ortakları veya programa katılacak kişiler tam zamanlı olarak söz konusu proje, ürün ya da şirkete mesai de ayırıyor olmalı.

ABD programı neleri kapsıyor ve programın girişimcilere neler katmasını hedefliyorsunuz?

ABD yolculuğu için şirket temsilcileri Kasım başından itibaren birçok konuyu kapsayan mini MBA eğitimi ile uluslararası uzmanlardan mentorluk ve danışmanlık destekleri aldı. Yolculuk öncesi ABD Planlama Kampı kapsamında da seçilen 8 şirket için, İTÜ ve İTÜ ARI Teknokent’in gücüyle uluslararası ağlara açılma ve kendi sektörlerinden doğru yatırımcılarla tanışma imkanı yaratacak randevu organizasyonları yapılıyor. ITU GATE I Start-Up Challenge Programı için seçilen şirketler, ABD’deki iş geliştirme faaliyetlerini, dünyanın en önemli girişimcilik merkezlerinden Chicago 1871 ve San Francisco’daki Parisoma’da, İTÜ ARI Teknokent tarafından sağlanan çalışma ortamlarında yürütecekler. Dünyanın en önemli girişimcilik üssü kabul edilen bu iki merkezde bir ay boyunca önemli uluslararası girişimciler ile aynı çalışma ortamında yer alacaklar. ITU GATE I Start-Up Challenge katılımcıları, 12 Ocak’tan itibaren Chicago ve 31 Ocak’tan itibaren San Francisco’da yatırımcılarla buluşup, yurtdışı iş geliştirme faaliyetlerine yönelik toplantılar gerçekleştirecek. 29 Ocak’ta Chicago 1871 ve 5 Şubat’ta ise San Francisco Parisoma’da Sunum Günleri düzenlenecek. ITU GATE I Start-Up Challenge katılımcılarına İTÜ ARI Teknokent desteği, ABD dönüşünde de sürecek. Şirketler ABD’de yabancı yatırımcılarla kurdukları iş ilişkilerini İTÜ ARI Teknokent’in, ABD’deki uzman ve profesyonel danışmanlardan oluşan iş ortaklarının yardımı ve yönlendiriciliğiyle sonuca ulaştırmak için çalışacaklar.

Üniversitelerde nasıl bir tanıtım stratejisi ile ilerliyorsunuz?

Üniversiteler, teknoloji tabanlı girişimciliğin gelişmesi için en önemli kaynak. İTÜ ARI Teknokent olarak, ürün ve hizmete dönüşerek ticarileştirilebilir teknolojik fikri ya da projesi olan öğrenci, yeni mezun ya da iş hayatı geçmişi olan her yaştan girişimcileri, İTÜ Çekirdek Girişimcilik Ekosistemi projemiz ile 2012 yılından itibaren destekliyoruz. Bu çerçevede, üniversitelerde yıl boyu sürdürdüğümüz tanıtım faaliyetlerinde, daha çok İTÜ Çekirdek üzerine odaklanıyoruz. Üniversitelerde, bilimsel araştırmanın, girişimcilik bilgi ve beceresiyle bütünleşerek, ticarileşebilir Ar-Ge faaliyetlerine ve katma değeri yüksek yeni teknolojilere dönüşebileceğini anlatmayı hedefliyoruz.

Bu çalışma, diğer teknokentlerle nasıl bir işbirliği çerçevesi oluşmasını sağlayacak?

Kuşkusuz tüm teknokentlerin ortak hedefi; Türkiye’nin her alanda kendi teknolojisini üretebilecek yeterliliğe ve bu doğrultuda teknolojik bağımsızlığa ulaşmasına katkıda bulunmak, üniversite – sanayi işbirliğiyle katma değeri yüksek teknolojilerin geliştirilmesine olanak sağlamak. Teknokentlerin çatısı altında biraraya gelen girişimlerin bütünü ve aralarındaki ilişkinin tanımlanması için kullandığımız ‘ekosistem’ kavramı, zaten büyük bir ağı ifade ediyor. Kendi ekosistemlerini oluşturan teknokentler, birlikte ülkenin teknoloji ağını oluşturacak potansiyeli ortaya koyuyorlar. Aralarındaki iletişim ve işbirliğinin gelişmesi, kuşkusuz yeni teknolojilere yönelik farklı fırsatların ortaya çıkmasını sağlayacak.

Teknokentin doluluk oranını nasıl değerlendiriyorsunuz? ARI Teknokent’i nasıl bir strateji ile büyütmeyi hedefliyorsunuz?

İTÜ ARI Teknokent olarak, yüzde 100 doluluk oranıyla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu durum, fiziksel kapasitemizi tümüyle kullanıyor olmamız nedeniyle, yeni başvurular arasından, kriterlerimize uygun olanları, istediğimiz hızla yanıtlayabilmemize olanak tanımıyor. İTÜ değerleri doğrultusunda, tüm gelirini, yine teknoloji tabanlı girişimciliği ve katma değeri yüksek Ar-Ge projelerini desteklemeye yönelik yatırımlara ayıran İTÜ ARI Teknokent, daima ekosistemini geliştirip büyüterek, yüksek potansiyeli, daha çok teknoloji girişimi için sinerjiye dönüştürebilmeyi hedefliyor.
ETİKETLER : 1003