Bilişim Dünyası 11 KASIM 2013 / 08:30

Güvenlik ve mahremiyet arasında denge kurmak şart

Bu yıl Amsterdam’da gerçekleştirilen RSA Security Conference 2013’de en çok konuşulanlar büyük veri, bulut bilişim ve mahremiyet oldu.

Geçtiğimiz yıllarda Londra’da düzenlenen RSA Security Conference Europe bu yıl 29-31 Ekim tarihleri arasında Amsterdam’da gerçekleştirildi. Etkinlikte sanal dünyadan gerçek dünyaya etki eden saldırılar, entelektüel varlıkların ne şekilde korunacağı, insan doğasından kaynaklanan güvenlik boşlukları, en son saldırı ve bu saldırılara karşı savunma yöntemleri ve uzmanların deneyimleri katılımcılara aktarıldı. Konferansta ayrıca çeşitli eğitimler ve canlı demolar da yer aldı. RSA iş ortaklarının yer aldığı fuar alanında ise katılımcılara çeşitli ürün ve hizmetler hakkında ayrıntılı bilgiler verildi.
Güvenlik dünyasının önde gelen isimlerini, profesyonellerini ve RSA’in iş ortaklarını bir araya getiren etkinliğe ortaya çıkan skandalların da etkisiyle mahremiyet konusu damgasını vurdu. Mahremiyetin hem kullanıcılar, hem şirketler hem de devlet açısından büyük önem taşıdığı ve güvenlik ile mahremiyet arasında çok iyi bir denge kuruması gerektiği etkinlikte özellikle vurgulandı.
Konferansın açılışında bir konuşma yapan RSA Yönetim Kurulu Başkanı Art Coviello, Hollanda’nın ekonomik tarihçesi ve ticaret alanında yaptığı yeniliklere paralellik kurarak günümüz sayısal dünyasının ihtiyaçları hakkında çeşitli örnekler verdi. Günümüzde sayısal altyapıları güvenli bir hale getirmek ve tamamen sayısal dünyaya bağımlı bir hale gelen şirketleri korumak için yeni yaklaşımlar gerektiğini ifade eden Coviello, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük veri ve analitik teknolojilerinin bir arada kullanıldığı akıllı güvenlik modelleri sayesinde şirketler siber ataklara karşı ihtiyaçları olan tüm verileri toplayarak kendilerini en iyi şekilde koruyabiliyorlar.”
Konferansta konuşma şansı bulduğumuz RSA’in Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Brian Fitzgerald, akıllı güvenlik çözümlerinin her geçen gün önem kazandığını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Günümüzde güvenliği sağlama yöntemleri değişiyor. Bunun en önemli nedenleri arasında ağların birbirine bağlanması, mobil cihaz ve kullanıcı sayısının artması, ağ ve sistemlere yapılan saldırıların artması ve sofistike hale gelmesi ve paylaşılan bilgilerin her geçen gün artması yer alıyor. Önceden veri merkezi ya da ağ önüne bir duvar çekiliyordu ve bu duvarın içine kimin girip girmeyeceği belirlenerek güvenlik sağlanabiliyordu. Yani eskiden var olan yaklaşımlar artık etkili değil. Daha etkili ve gelişmiş yaklaşımlar geliştirmek gerekiyor. Örneğin ağ üzerindeki, kullanıcı davranışlarındaki normal davranışları belirleyip, normallik dışına çıkan en ufak şüpheli bir durumda dahi harekete geçen akıllı güvenlik sistemleri geliştirmek gerekiyor.”
Bulut bilişimle birlikte çok şeyin değiştiğinin altını çizen Fitzgerald, güvenliğin artık buluta taşınmasının kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi: “Artık birçok şirket işini buluta taşıyor. Şirket ağları dışında kullanıcıların cihazlarında, ağın dışında ne olduğunu bilmek gerekiyor. Bunun için işle birlikte güvenliği de buluta taşımak artık şart oldu. Davranışa dayalı, akıllı güvenliğin desteklediği güvenlik büyük önem taşıyor.”
ETİKETLER : Sayı:945
YORUMLAR
T.C. 12 KASIM 2013 / 21:46 0 0
mahremiet'ten (privacy) ödün verilemez. Bu nokta özgürlüğün olmazsa olmazıdır.