Bilişim Dünyası 20 AĞUSTOS 2016 / 12:39

Hibrit mimariler hakkındaki gerçekler

Şirketler bulut teknolojilerini birçok farklı gerekçeyle tercih etse de, hibrit mimarilerin nasıl olması gerektiği konusunda bir fikir birliği pek yok. Bu da yanlış bilgilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Amazon Web Services Türkiye Kurumsal Lideri Mert Doğu’nun da belirttiği gibi bulut bilişime geçenler artan hız, düşen maliyetler ve küresel erişim gibi avantajlardan yararlanıyor. Ancak etkin ve verimli bir bulut uyumu da zaman alan bir süreç. Yani buluttan yararlanırken, var olan sistemleri işler halde tutmak ve yatırımlardan maksimum faydayı elde etmek gerekliliği öne çıkıyor ve bu da hibrit mimarileri beraberinde getiriyor. Hibrit mimarilerde yanıltıcı olan üç efsane ise şöyle sıralanıyor:
Hibrit, kalıcı bir hedeftir: Ciddi miktarda eski sistemlere sahip büyük şirketler, muhtemelen yıllara yayılan bir süreçte hibrit bulut mimarileri kullanacak. Yani her şirketin buluta geçiş süreci birbirinden farklı olacak ve herkes kendisi için uygun hızda ilerleyecek. 
Hibrit, uygulamaları fiziksel altyapı ile bulut arasında sorunsuz taşımayı mümkün kılar: Birçok şirket, fiziksel altyapısını yönetmek için gereken donanıma sahip olduğu gibi, veri merkezlerinin sahip olmadığı özellikler için de buluta geçiyor.  Uygulamaların fiziksel veri merkezleri ile bulut arasında sorunsuz çalışmasını mümkün kılacak şekilde planlanması, buluttan elde edilecek faydayı, fiziksel veri merkezinin özellikleri ile sınırlar.
Hibrit, uygulamaları sorunsuz şekilde çeşitli bulut tedarikçileri arasında dağıtmayı mümkün kılar: Şirketler, iş ihtiyaçlarını karşılamak için farklı bulut çözümlerinden faydalanıyor. Burada, çeşitli altyapı hizmetlerinin yanı sıra şirket veri merkezinin dışında ağırlıklı olarak AWS'de çalışan paket çözümlerin kombinasyonu söz konusu. BT yöneticileri de karşılaştıkları sorunlar karşısında en iyi çözümü sağlayan yapıyı seçmeli.