Bilişim Dünyası 13 EKİM 2014 / 13:58

Hızlı internetin yaygınlaşmasına ihtiyacımız var

ZyXEL 25 yıldır işletmeler, ev kullanıcıları ve servis sağlayıcılar için networking çözümleri sunuyor. Hem dünyadaki hem de Türkiye’deki gelişmeler, süreçler ve çözümler konusunda ZyXEL Türkiye Genel Müdürü Vefa Tarhan sorularımızı yanıtladı.

ZyXEL olarak neler yaptığnızdan biraz bahseder misiniz?

ZyXEL olarak bizim ana iş alanımız telekomünikasyon. ZyXEL, 1989 yılında kurulduğunda ilk işi iletişimdi. İletişim aslında bir iş alanı olmaktan ziyade bir düşünce tarzımız. Yani insanları haberleştirmek ve birbirine bağlamak.  Kurucumuz Dr. Shun-I Chu Amerika’dan geldiğinde, insanları biz haberleştireceğiz demişti. 80’li yıllarda bu durum çok olağan bir şey değildi. Bireysel cihazların yaygınlaşmasıyla ilk modemi icat etti ve hem insanlar hem de kurumlar bu modeme bağlandı.

Günümüzde ZyXEL telekom alanından başlayıp iş dünyası ve tüketici elektroniğine doğru üç alanda ürün üretiyor. Ana iş alanımız olan telekomda dünyada lider firmalardan biriyiz. Sektörde, özellikle son bir iki yıl içerisinde fiber internet, hyper internet dediğimiz teknolojiye doğru dönüşüyor. ADSL teknolojisi son on yıla damgasını vurdu. Tabii her zaman olduğu gibi daha hızlı bir teknoloji ama hızın dışında günümüzde uygulamalar da değişti. Uygulamalar sadece hızlı bir veri transferinden öte, akıllı cihazlara doğru gidiyor. Akıllı cihazlar da videoyu, sesi daha öncelikli ve seçici şekilde transfer eden bir yapıya dönüşüyor. Bu yapı içerisinde ZyXEL olarak şu an en iyi ve güncel teknolojiyi sunuyoruz. Çin pazarını saymazsak, ZyXEL şu an Amerika ve Avrupa pazarında lider konumda. Hem satışları hem de katma değerli ürünleriyle büyük bir pazar payına sahip. Fiber internette şu an Türkiyede’de pazar payımız yaklaşık yüzde 60’ın üzerinde. Bu yıl yaklaşık bir milyonun üzerinde fiber internet ve VDSL ürünü piyasaya sunduk.

Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Önümüzdeki yıllarda elbette bu dönüşüm devam edecek. Ama bu dönüşümün yanında katma değerli birçok servis de gelecek. Bunlar genelde akıllı ev ve ofis konseptleri olacak ve önümüzdeki birkaç sene içinde bilişim sektörüne damga vuracak. Akıllı ev denince insanların aklına internete bağlanmak gelmesin. Bunun dışında ev kontrol sistemleri, enerji kontrolü sistemleri, ev güvenliği, birçok sensör ve kamera gibi IP teknolojisi üzerinden çalışan sistemlere geçiyoruz.

Teknoloji evlere her geçen gün daha fazla giriyor ama önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Türkiye’de her haneye internetin gireceğini düşünüyoruz. FATİH projesi gibi her evin internete bağlanmasını hedefleyen projeler olacak. Çünkü artık eğitim de bu yönde evriliyor. Şu an devletin koyduğu vizyon bunu da destekliyor. Dünya veya Avrupa ortalamasına baktığımız zaman fiber internette hala rakamlarımız düşük. Toplamda 7 milyon civarında geniş bant sabit internetimiz var. Bunun normalde 12 milyonun üzerinde olması gerekiyor. Bu süreç Türkiye için hala devam ediyor. Yüksek hızlı internetin eve girmesi için de eğitim ve benzeri uygulamaların daha çoğalması gerekiyor. Bu da son yapılan devlet vizyonuyla desteklenecek. Böylece internet ekmek ve gazete gibi her eve girmiş olacak.

O halde dönüşümü eğitim, eğlence ve konfor tetikleyecek diyebilir miyiz?

Evet, bunlar internet ve haberleşme kullanımını çok arttıracak. Tabii, internet şu an bütün bilişim sektörünün motoru. Türkiye’de haberleşme yapılıyor ama içerik de internet teknolojisine doğru dönüşüyor. Böyle olunca da yüksek hızlı internet her eve gelecek. Bu da yazılım ve donanım sektörünü de etkilemiş olacak. Her evde en az bir telefon, bilgisayar, tablet olması ihtiyaç haline dönüşecek. Bununla birlikte, sektörümüz her geçen gün daha da büyüyecek. Telekom sektörü bütün bilişim sektörünün motoru olacak. Bunun yanında servis işleri de ciddi anlamda artacak. Sektör de yeniden bir güç kazanacak.

Bahsettiğiniz bu gelişmeler çerçevesinde siz kendinizi nasıl konumlandıracaksınız?

Biz zaten telekom alanında ürün sağlayıcı firmayız. Biz de çözüm ortaklarımıza ve bayilerimize ürün sağlayıcı olarak destek olacağız. Ürün derken, biz ürüne sadece kutu olarak bakmıyoruz. Bizim ürünlerimizde büyük çözüm firmaları bütünleşerek örneğin bir akıllı ev sistemi oluşturduğunda bir paket ortaya çıkıyor. Burada üç beş tane ortağı bir araya getirip bir çözüm üretiyoruz. Telekomcularla şu an benzer çalışmalarımız var. Önümüzdeki dönemde sadece kutu satmak bir maharet olmayacak. Birlikte bir model oluşturup bir çözüm oluşturmak önem kazanacak. Trend, çözüm ve katma değer üretmek olacak.

Burada kanal yapılandırmasını nasıl oluşturuyorsunuz?

Telekom, iş dünyası ve tüketici elektroniği olarak üçe ayırmıştık. Tüketici elektroniği için iş ortaklarımız, dağıtıcılarımız ile çalışıyoruz. Şu an tüm mağazalarda ZyXEL ürünleri satılıyor.  İş dünyası için bayiler dediğimiz çözüm ortaklarına sahibiz. Buraya da daha çok çözüm ürünlerini satıyoruz. Örneğin; güvenlik ürünleri, profesyonel kablosuz çözümleri, ağ anahtarları vb ürünleri bu kanal üzerinden satıyoruz. Bu alanda eğitimler düzenleyip sertifikalar veriyoruz. Telekom dediğimiz alanda da birçok büyük operatörün kendi müşterilerine vermek istedikleri servis için gerekli olan ürünleri sunuyoruz. Yani donanımdan yazılıma kadar her şeyi yapabilen bir firmayız.

İlerleyen zamanda hangi alanlara yönelmeyi düşünüyorsunuz?

Önümüzdeki dönemde en fazla büyümeye çalıştığımız alan kurumsal alanlar. Perakende ve telekomda oldukça iyiyiz zaten. Ancak kurumsal alanda son bir kaç yılda yüzde 30-40 kadar büyüme gösterdik. Son zamanlarda internet güvenliği sorunu ortaya çıktı ve bu çok önemli bir konu. İşyerine artık herkes kendi cihazını getiriyor ve bu cihazların internete girmesi büyük bir risk ve ciddi anlamda kontrol edilmesi gerekiyor. Siber saldırıların çok daha yaygınlaşacağı bir gelecek var. Bunun içinde güvenlik cihazları, antivirüsler, VPN’ler çok önem kazanıyor. O nedenle güvenlik alanında çok ciddi yatırımlar yapıyoruz.

Düzenlemeler konusunda bir ihtiyaç hissediyor musunuz?

Örneğin, oteller kısmında Türkiye’de çok ciddi bir sıkıntı var. Artık her odada bir internetin olması lazım. Bu, düzenleme adına gerekli olan bir şey. Son yıllara kadar, beş yıldızlı otellere ve iş merkezlerine zorunlu hale getirildi. Genişletilmeye çalışıldı ama çok ciddi kurallar yok.  Turistik yerlerde özellikle çok önemli. Bir insan gittiği otelde TV izlemese bile çektiği bir fotoğrafı sosyal medyada paylaşmak istiyor. Şu an, iş dünyasından biri otele gittiğinde ilk olarak Wi-Fi olup olmadığını soruyor. Yoksa başka bir otele gidiyor. Böyle bir düzenleme gelirse, müşteri için de büyük bir konfor olur. Otel için de bir cazibe haline gelir. Bu yüzden, otellerin kablosuz altyapılarının olması lazım. İnternetin yaygınlaşması için devletin daha aktif olması şart. Çünkü internetin yaygınlığı hem ülkenin rekabeti hem de insanların eğitimi açısından önemli. Ülkelerin kalkınmışlığı artık internet abone sayısıyla ölçülüyor.

ZyXEL 25 yıldır faaliyet gösteriyor, Türkiye adına kaç sene oldu?

Aslında Türkiye’ye 90lı yıllarda geldi. Ama ofis olarak 2007 yılında başladık ve 7 yıldır faaliyetlerimizi burada sürdürüyoruz. Bu 7 yılda da her zaman büyüyen başarılı bir yapıyız. Merkezin bakışı açısından da Türkiye ofisi oldukça başarılı bir rol model. Üç alanda da başarılı olan sayılı firmalardan biriyiz. Tamamen kurumsal bir alt yapımız var.

 
ETİKETLER : 991