Bilişim Dünyası 09 MART 2015 / 09:08

Hizmeti anlatmak, zaman alacak

Bilişim dünyasında “hizmet”, katma değerin en yüksek olduğu alanlardan biri haline geldi. Şirket veya sektör fark etmeksizin hizmeti anlatmak ise bu işin en zor tarafı. Günümüzde artık teknolojiye biraz daha farklı katma değerler katılması gerekiyor. Bu değerlerin başında ise hizmet geliyor. Farklı alanlarda hizmetler sunan Platin Bilişim Genel Müdürü Ayhan Bamyacı, sorularımızı yanıtladı:

Çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Odağımız veri güvenliği ve bu konuda niş çözümlere odaklanıp, uçtan uca hizmet vermeye çalışıyoruz. Finans ve holdingler başta olmak üzere yine birçok sektörde, ‘Yönetilebilir Hizmetler’ başlığında daha çok yedekleme tarafında hizmet veriyoruz. Aylık bedel karşılığında sistemin işlemesini üstleniyoruz.  Bu alanda hedefimiz, kendi donanım ve yazılımımızla bu hizmeti sunmak. Ama hizmette bu anlayışın oturması için biraz zamana ihtiyaç olduğu açık. ‘Kompleks servisler’ ise ayrı bir uzmanlık. Yetkin İK ve birçok sektöre hizmet verdiğimiz için her sektörün dinamiklerini, ihtiyaçlarını bilmek önemli birikim sağlıyor. Bizi farklı kılan katma değerimiz de bu. Önemli iş ortaklarımız var. Her ölçekte şirkete destek olma hedefiyle ilerliyoruz. İnsanlara servisi anlatmak en zor şey. Donanım ve yazılımda bu zorluk çoktan aşıldı. Biz ise hizmet önceliği ile kurulduk ve donanım satmama kararımızdan taviz vermedik. Sadece servis satmak, birileri donanım satsın, ama kurulum, güncelleme, kontrol, servis gibi başlıkları biz üstlenelim istedik. Bu sayede güçlü bir satış ekibimiz oldu.

Bu konuda hangi üreticilerle çalışıyorsunuz?

IBM’in QRadar ürünü bir güvenlik zekâsı çözümü. Bunun Türkiye’de ilk ve en güçlü sunumunu yapan firmayız. Son 2,5 yılda bu işin içine girdik. Yurtdışını araştırdık, kurduğumuz bağlantı ile anlaşma imzalama noktasına gelirken, IBM de bu yapıyı satın aldı. Bu konuda güçlü bir bayiyiz. Son 6 ayda pazar oluştu, ürün farklı bayilerin de ilgisini çekmeye başladı. Ama kaynakları bizim kadar güçlü değil, bizim kadar referansları yok. Referanslarımız 20’ye ulaştı ve bu konuda yetkin bir ekibimiz var. Bu, hem siber saldırılara hem de içerde bir takım olumsuzluklara karşı sistemli bir alarm üretebilen güvenlik yazılımı. Ağa akan veriyi inceleyerek ve tüm bilgisayarlarda uygulamalardaki log’ları tek noktaya toplayarak akıllı sonuçlar üretiyor, verileri ilişkilendiriyor ve güvenlik odaklı iş zekâsı çözümü sunuyor, anlık alarmlar üretiyor. Bu kurumsal ürünle finans ve ulaştırma sektöründe önemli projelere imza attık, atıyoruz. 2015’te proje sayısının artacağını düşünüyoruz.  Sonuçta sektör odağımız yok. Bunun yerine, kendi içimizde sektörel görev dağılımları yaptık. Çünkü her sektörün kendine has öncelikleri ve gereklilikleri, uymaları gereken standartlar ve sorumlu oldukları yapılar var. Bu yönüyle tüm sektörler bizim için potansiyel.

Türkiye’de veri güvenliği konusunda düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

BDDK bence çok büyük bir iş başardı ve bu sayede bankalar ciddi yatırımlar yapıyorlar. Ama sigorta sektörü, üretim şirketleri bu konuda ancak sıkıntı yaşarlarsa adım atıyorlar. Yani ya düzenlemelerin zorlaması gerek ya da bir sorunla karşılaşmaları. Bu açıkları kapabilmek için ciddi yatırımlara ve bilinçlenmeye ihtiyaç var. Açık kapılar bırakılarak düzenlemeler yapılmış. Örneğin çözümümüzün çıkış noktası 5651 sayılı yasa, yani log’ların yönetilmesi ve talep edildiğinde verilmesi ile ilgili. Ama yoruma açık başlıklar var. Standartların çerçevesi daha net çizilmeli. En önemli sıkıntı mevcut düzenlemelerin yoruma açık olması.  TÜBİTAK ile bir çalışmamız oldu. Bir yazılım geliştirdik. Bu bir zaman damgası. Bir sertifika alıyoruz TÜBİTAK’tan ve oradaki dosyalarımızı eşleyip o zaman damgasını üzerine basıyoruz. Bunu QRadar’a da koyduk. Bankaların, büyük ölçekli şirketlerin kullandığı bir başka rakip üründe ise bu özellik yok. Ama kimse bunu sorgulamıyor. Bu eksiklerin tamamlanması ve kapatılması lazım.

Gerek 2015 gerekse orta vadeye yönelik hedefleriniz neler?

Planımız, 3 yıl içinde belli bir büyüklüğe erişmek, sonrasında yurtdışında bir firma ile stratejik ortaklık yapmak. Ciddi bir mühendislik gücümüz var ve bu hizmetleri Türkiye’de olduğu gibi başka ülkelerde de verebiliriz. Halihazırda örneğin Azerbaycan’da, Almanya’da yaptığımız çalışmalar var. Bir problem olduğunda bağlanıp birkaç dakika içinde sorunu çözüyoruz. Maliyet avantajı sağladığı için kurumlar bu tarz çalışmaya sıcak bakıyor. Ayrıca Ankara’da bir iş ortağı ile bilgimizi oraya aktarma fırsatı yakalayabiliriz. Belli büyüklükte ve deneyimde şirketler zaten bizi tanıyor. Kamuya yönelmek ise farklı bir strateji. Güvenlik alanında bazı yeni ürünleri de inceliyoruz. Böylece IBM ve Symantec gibi iş ortağı olduğumuz yapıları genişleteceğiz. Temsil ettiğimiz markalar için kendi içinde yatırım yapan bir bayiyiz. Müşteride da farkındalık yaratmak, ona deneyim kazandırmak istiyoruz.

En değerli varlığımız, insan kaynağımız

Toplam 35 kişilik ekiple İstanbul merkezden hizmet sunan Platin Bilişim’in bu kadrosunun 25’ini teknik ekip oluşturuyor. Hedef, bu yıl toplam kadroda 40 kişiyi aşmak. Portföydeki kritik ürünler belli sayıda ve ürün bazında dedike, uzman bir ekip dağılımı söz konusu. Bu ekiplerin sürekli eğitimine de önem veriliyor. Detayları Ayhan Bamyacı anlatıyor:

“Geleceğin Genç  Mühendisleri isimli programımızla bünyemize yeni arkadaşlar katıyor, onlara eğitim ve kariyer haritası sunuyoruz. Stratejik bir ortaklık ile 100 kişiyi yetiştirebilecek bir noktaya gelip, bu yetkin yapıyı ve hizmeti küresel pazara götürmek istiyoruz. BT’de hizmet ihracatı imkanımız var sonuçta. Biz mühendislik hizmeti satıyoruz. Devletin bu başlıkta da teşvikleri ortaya koyması önemli. Bir hedefimiz de şirket binamızı bir Ar-Ge merkezine çevirmek. Kendi yazılımımız da var, ama devletin tanımladığı şekilde bir yazılım geliştirme değil ‘metot geliştirme’ yapıyoruz ve bunu anlatmamız uzun sürecek. Bu konuda danışmanlık alabileceğimiz bir firma arıyoruz. IBM ve Symantec ürünlerini Türkiye kurumsal yapısına ve sektörel ihtiyaçlara, yasal zorunluluklara uygun hale getirmek için yerelleştirilmiş ve özelleştirilmiş katma değeri sunmayı kamu ‘Ar-Ge faaliyeti’ olarak görmüyor, varolan yazılıma ekleme olarak değerlendiriyor. Oysa teknik ve buna ek olarak iş bağlamında bir katma değer var. İşte bunları anlatmak için danışmanlık arayışımız var.”

 
ETİKETLER : 1012