Bilişim Dünyası 03 MART 2014 / 08:14

İdealizmi iş mantığıyla birleştirmek

Yurtdışındaki inovasyon ve girişim kültürünü ülkemize taşımayı hedefleyen TCP, Türkiye’de ortak çalışma alanları yaratılması için çalışıyor.

Brüksel’de kurulan Turkish Connections Platform (TCP), Avrupa’daki Türk ve diğer iş insanlarının bir araya gelmesi amacıyla kâr amacı gütmeden faaliyetlerini sürdürüyor. Girişimciliğin önünü açmak için etkinlikler düzenleyen platformun kurucularından Memet Ünsal ise TCP’yi, “Avrupa’da yaşayan yüzlerce iş sahibi Türk’ü ve Türkiye ile ilgilenenleri bir araya getiren, Türkiye - AB arasındaki diyaloğu güçlendirmeyi amaçlayan bir sivil toplum kuruluşu” şeklinde tanımlıyor.
Bu sivil toplum kuruluşu sayesinde edindikleri tecrübeleri İstanbul’a aktarmak istediklerini belirten Yenilikçilik ve Girişimcilik Derneği Başkanı Memet Ünsal, bu sebeple her ay düzenlenen “Meetup” buluşmalarını başlattılarını anlatıyor. Özellikle inovasyon ve girişimcilik alanında faaliyet gösteren bir STK’nın İstanbul’da etkili olacağını düşündüklerini aktaran Ünsal, “Grubumuzda halen Brüksel’de yaşayanlar olduğu gibi, İstanbul’da çalışanlar da var. Ben de yakın zamanda Brüksel’deki işimden bir senelik sabbatical izni alarak Türkiye’nin inovasyon ve girişimcilik ortamının gelişimine bir katkı yapmak için İstanbul’a geldim ve buraya yerleştim” diyor. Ünsal, TCP’nin ana amacını şu şekilde özetliyor:
“Ana amacımız, Türkiye’de katılımcı bir inovasyon ve girişimcilik ekosistemi yaratmak. Türkiye’de bu alanlardaki en büyük sorunun yeterince ortaklaşa çalışmanın olmaması ve güvensizlikten dolayı paylaşımın zayıf kalması olduğunu düşünüyoruz.”

“Ortak çalışma alanları yaratmak istiyoruz”
Girişimcilik dendiğinde Türkiye’nin geride kaldığı, girişimcilerin hem yeterli ortamı bulamadığı hem de finans kaynaklarına ulaşmada zorluk yaşadığı görülüyor. Yine de Türkiye’de de artık bazı kavramlar ortaya çıkmaya başlıyor. Ünsal da bu kavramlara şu örnekleri veriyor:
“Örneğin ortak çalışma alanları (cowork). Farklı disiplinlerden kişilerin bir araya gelip çalışması anlamına geliyor bu. Normalde evden ya da kafeden çalışanların ya da girişimcilerin yararlandığı işbirliğini cesaretlendiren açık ofis ortamları bunlar. Aynı zamanda ortak öğrenme ve ortak yaratma alanları da var. Fabrication Lab (FabLab) denilen özellikle prototiplerin yaratılması için kullanılan atölyeler de bunlara dahil.”
Ünsal, tüm bunları birleştiren ve paylaşımcı bir inovasyon ve girişimci topluluğuna ev sahipliği yapacak bir yer kurmak istediklerini sözlerine ekliyor. Her ay düzenlenen buluşmalarda böyle bir ortamı yaratacak, orada çalışacak, üretecek ve paylaşacak bir topluluğu yaratmak için de çalıştıklarına değinen Ünsal’a Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşan sosyal girişimcilik kavramıyla ilgili fikirlerini de soruyoruz. Kendilerini yalnızca sosyal girişimcilik alanında sınırlamadıklarını dile getirerek soruyu yanıtlamaya başlayan Ünsal, “Türkiye’de nasıl genel anlamda girişimcilik emekleme dönemindeyse sosyal girişimcilik de birçok ülkeye göre daha çok geride. Umudumuz bu tip girişimlerin sayılarının artması” şeklinde görüş belirtiyor.

İş düşüncesi ve kâr mantığı olmadan ayakta kalınamaz
Ülkemizdeki girişimcilere önerilerde de bulunan Ünsal, görüşlerini şu şekilde sıralıyor:
• İyi bir fikir ve iş planı,
• Kolay kolay pes etmeyen sağlam bir takım,
• Bu girişimi destekleyecek güvenilir ortaklar bulmak,
• Çok iyi tanımlanmış hedefler belirlemek.
Sosyal girişimlerin de kâr edebilmesi gerektiğine değinen Ünsal, sıraladığı şartlar sağlanmadan herhangi bir girişimin başarılı olmasının mümkün olmadığına işaret ediyor. Sosyal girişim özelinde de görüşlerini açıklayan Ünsal, kâr ederken topluma olumlu bir etki sağlamayı düşünürken, kâr etmeyi de hedefler arasına almak gerektiğini belirtiyor. Son olarak sosyal girişimlerin manevi olarak da önem taşıdığını aktaran Ünsal, “Bu tip girişimleri ülkemizde de daha çok görmek istiyoruz. Dolayısıyla sosyal sorumlulukla hareket etmek isteyenlerin iş dünyasının gerçeklerini gözden kaçırmamasını diliyoruz ki başarılı olabilsinler. Zaten en iyi bileşim, idealizmi iş kafasıyla birleştirmek, başarılı bir iş modeli kurarken toplumun ilerlemesine katkıda bulunmak” diyerek sözlerini tamamlıyor.