Bilişim Dünyası 28 NİSAN 2014 / 08:11

İğnenin içinde kaybolduğu saman artıyor

Oracle EMEA Bölgesi Bütünleşik Sistemler Ürünleri Kıdemli Direktörü John Abel’a göre, artan veri miktarı karşısında hem donanım hem de yazılımın tek üreticiden çıkması önemli bir strateji.

Oracle’ın, yüksek performans için birlikte tasarlanan iş uygulamaları ve sistemlerinin tanıtıldığı “Oracle Systems: Enhancing Your Applications” etkinliği 15 Nisan 2014 tarihinde Pera Palace Jumeirah’da gerçekleşti. Etkinlikte açılışı yapan Oracle Sistem Satış Direktörü Serdar Sayar, artan mobil kullanıcıları ve sosyal medya etkileşimleri ile BT altyapılarında daha fazla kaynak gereksinimi doğduğunu; oluşacak gereksiz karmaşayı ve yüksek maliyeti engellemenin tek yönteminin BT altyapısının sadeleşmesi olduğunu ifade etti.
Açılışın bir diğer konuşmacısı olan Oracle İş Uygulamaları Direktörü Yüce Erim, Oracle’ın depolamadan başlayıp uygulamalara kadar uzanan piramitteki katmanların hepsine en iyi ürünler yerleştirdiğini, ürünlerin de zaten birlikte çalışmak için tasarlanan en iyi performansı sunduğunu belirtti.
Etkinliğin bir diğer konuğu olan Oracle EMEA Bölgesi Bütünleşik Sistemler Ürünleri Kıdemli Direktörü John Abel ile etkinliği ve Türkiye pazarını konuştuk.

BT ihtiyaçları değişiyor
“Bundan sadece birkaç yıl önce sanallaştırma, enerji ve konsolidasyon gibi BT ihtiyaçlarından söz ediyorduk. Bana kalırsa artık birçok kurum bu sorunların üstesinden geldi. Artık yeni ihtiyaçlar ortaya çıktı. İnovasyon, daha fazla müşteriye ulaşmak gibi kaygılar daha fazla önem kazandı” diyerek sözlerine başlayan Abel, Oracle’ın etkinlikte kendisini ayrıştırmasını şu şekilde açıkladı:
“Yazılım ve donanım bir arada tasarlandığında en iyi çözüm ortaya çıkıyor. Örneğin bugün konuştuğumuz konulardan biri olan bellek-içi uygulamaların önümüzdeki yıllar için sürükleyici olacağını düşünüyoruz. Bu eğilime şimdi yatırım yapılsa da çalışmaları çok daha öncesine dayanıyor. Oracle bu eğilim için çok önceden hazırlanıyordu.”
Türkiye’de kendisinin ilgisini çeken en önemli noktanın yeni teknolojilere uyum sağlama hızı olduğunu belirten Abel, Türkiye’deki inovasyon uyumu, iletişim olanakları ve finansal hizmetlere öncülük edilmesi gibi benzersiz özelliklere sahip bir ülkede bulunduğunu ifade etti. Türkiye’deki kurumların Oracle sistemlerinin maliyetlerini karşılayabilir düzeyde olduğunu anlatan Abel, ilk yatırım maliyetlerinin gün geçtikçe azaldığını, yatırım geri dönüşünün beklentilerden çok daha hızlı yaşandığını ve sağlanan performans artışının iş verimine katkısı olduğunu aktardı.

“Büyük veri samanlıkta iğne aramaya benziyor”
Verinin gün geçtikçe daha da büyüdüğünü hatırlatan Abel, “Büyük veri samanlıkta iğne aramaya benziyor. Samanlık sürekli büyüyor ancak iğne hala çok küçük. Veriyi anlamlı hale getirip yerini belirlemek için veri bilimcilere büyük iş düşüyor” şeklinde konuştu. Bu dev veri içerisinde kaybolmamak ve inovasyona zaman ayırabilmek için kurumlara yardımcı olduklarını belirten Abel, hangi bulut türü kullanılırsa kullanılsın, Oracle olarak destek vermeye devam ettiklerinin altını çizdi.