Bilişim Dünyası 09 EYLÜL 2013 / 08:06

İhracatın payı daha da artacak

Gelecek 3 yıl içinde gelirin yüzde 80’ini ihracattan elde etmeyi hedefleyen TMOB, yıl sonuna kadar yurtdışı ofis sayısını da 4’e çıkartacak.

Mobil uygulamalar konusunda birçok sektörde önemli çalışmalara imza atan TMOB, iç pazardaki çalışmalarına ek olarak, küresel duruşunu büyütmeyi hedefliyor. TMOB’un Kurucusu ve Genel Müdürü Rudi Dökmecioğlu, tek kanal yönetimi (omnichannel) yapısında büyüme beklediğini, burada da ana eksenin mobil olacağını söyledi. Bu yapıda tek bir kanala odaklanılıyor ve onun etrafındaki her şey bunun tamamlayıcısı oluyor. “Öncelikli tek kanalın artık mobil olduğunu düşünüyoruz ve ‘mobil kanalını ve servisini tasarla, sonra etrafındaki hizmetlerini tamamlayıcı olarak konumlandır’ diyoruz” bilgisini veren Dökmecioğlu ile kurumsal hedeflerini ve mobil dünyanın potansiyelini konuştuk.

Çalışmalarınızda temel odak noktanız ne?
2009 yılında kurulduğumuzda, Türkiye’de mobil uygulama yazabilen şirket sayısı çok azdı. Biz bu ihtiyacı görerek şirketi kurduk. Avea, TTNET, THY, Garanti Bankası gibi kuruluşların mobil taraftaki servislerini ve altyapılarını kurmaya çalıştık. Ön tarafta da uygulamaları yaptık. 2012 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark içinde bir Ar-Ge ofisi kurduk. Burada Ar-Ge’ye başladık. Son dönemlerde bu yaptığımız çalışmaları çeşitli sektörlerde ihtiyaçlara göre konumlandırıp pazarlıyoruz. Önümüzdeki dönem ‘şeylerin interneti’ (internet of things) olacak. Biz de bu mobilitenin her tarafında teknolojiler üreten, yazılımlar yapan, ürünler ve servisler tasarlayan bir şirketiz.

Ar-Ge süreçleri nasıl gelişiyor?
Biraz pazarı ve ihtiyaçları kokluyor, önümüzdeki dönemde bankaların veya operatörlerin nelere ihtiyaç duyacağını tahmin etmeye çalışıyoruz. Ar-Ge’nin belli bir sektör sınırı yok.

Amsterdam ve Bişkek’te ofisleriniz var. Yeni bir ofis planınız var mı?
Yurtdışı ofis açmak ihtiyaçtan doğdu. Türkiye’de mobil yazılım ve mobil teknoloji pazarı büyümeyi destekleyecek büyüklükte değil. Amacımız 3 yıl içinde gelirimizin yüzde 70-80’ini ihracattan elde etmek. Zaten şu anda belli bir orana ulaştık. Bişkek, test ofisi. Amsterdam ofisimiz ise proje yönetimi ve satış odaklı. Yılın sonuna kadar yurtdışında 2 ofisimiz daha olacak. Ben de önümüzdeki dönemde yurtdışı operasyonlara daha çok odaklanacağım. Söz konusu ülkelerde kendimiz yatırım yapıyoruz. Pazarı ve potansiyelini, oradaki yerel rakipleri araştırıyoruz.

Hangi sektörler çalışmalarınızda öne çıkıyor?
Dengeler dönem dönem değişiyor. Bir dönem e-ticaret ve biletleme tarafında çok çalıştık. Atlas Jet ve Anadolu Jet’te mobil biletleme ve mobil uygulama taraflarını yaptık. Ardından e-ticaret tarafını mobile taşımaya başladık. Yemeksepeti, Markafoni, Trendyol, Gittigidiyor, Teknosa gibi birçok e-ticaret sitesini mobile taşıdık. 2010’da Garanti Bankası ile ilk sayısal cüzdan yatırımlarını kurgulamaya, bunun için altyapıları oluşturmaya başladık. Sonra Türkiye’nin ilk 10 bankasının 6’sına kredi kartları ve sayısal cüzdan diyebileceğimiz altyapıyı verdik, mobil bankacılığa ağırlık verdik. En son DenizBank ile MobilDeniz çalışmasını yaptık. Son dönemde perakendenin ilgisi de görülüyor ve sektörün bu başlıkta çevrimiçi ve çevrimdışı bütünleştirmesi ile öne çıkacağını düşünüyoruz. O tarafta şu anda büyük bir iş ortağı ile beraber bir ürün çalışıyoruz ve 2014 için bu konuda bir yapı kuruyoruz.

Bir üniversitede mobil teknoloji eğitimleri vermiştiniz. Yeni eğitim çalışmaları olacak mı?
Evet, başka bir üniversitede 2013-2014 eğitim yılında, yine mobil teknoloji ve mobil yazılım tarafında eğitimlerimiz devam edecek. Bu konuda adımlarımız aslında ihtiyaçtan doğdu. 2009-2010 döneminde mobil uygulamalarla ilgili o kadar çok talep gelmeye başladı ki yetişemez olduk. Ekipte bu konuda yetkin arkadaşlarla bir eğitim programı oluşturup, üniversitede hem öğrettik hem de öğrenciler part-time gelip bizimle çalıştılar. Bu yıl da bir üniversite ile çalışmalarımız olacak.

Ortaklık teklifleri alıyor musunuz?
Evet, ama şu anda şirketin satışına hiç odaklanmadık. Biz bu şirketin birkaç kat daha büyüyebileceğini düşünüyoruz. Sonra belki bu tarz teklifleri değerlendirmeye başlarız. Ama şu anda bizim gidebileceğimiz çok yol var.

Hedef 20 ülke

“Bu yıl hızlı geçiyor. Yeni projeler yaptık, yeni ofise taşındık, 2012 yılı büyümesini devam ettiriyoruz” diyen Rudi Dökmecioğlu’nun 2014 yılı beklentileri ihracat odaklı. Yüzde 80’lik ihracat hedefine ulaşabilmek için 2017 yılına kadar 20 ülkeye ulaşmaları gerektiğini söyleyen Dökmecioğlu, bu ülkelerde iş yapabilir hale gelmeleri gerektiğinin altını çizdi. Bu hedef doğrultusunda kurumsal yapıda ve insan kaynağında çalışmalar da yapılıyor. “İşimiz asıl uygulama çıktıktan sonra başlıyor” diyen Dökmecioğlu, bu amaçla iki yıl önce ayrı bir birim kurduklarını söyledi. Bu ekip sadece tüm müşterilerin yayındaki uygulamalarını düzenli olarak izliyor, kullanıcıların yorumlarını ve uygulamaların içindeki çeşitli raporlama araçlarının yaptığı bildirimleri takip ediyor, arka planda testler ve güncellemeleri yapıyor.
ETİKETLER : Sayı:937