Bilişim Dünyası 20 AĞUSTOS 2016 / 14:49

İnternetin görünmeyen yüzüne dikkat!

Sosyal medyadaki her yorum, haber sitelerinde okunan her yazı, izlenen her dizi sanal dünyada kişisel iz bırakıyor ve bu izlerin daha sonra karşımıza nasıl çıkacağı belirsiz. Bu da siber güvenlikle ilgili temel önlemleri gerekli kılıyor. KPMG Türkiye Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı Şirket Ortağı Tanıl Durkaya’ya göre, dijital değişim rüzgarında bilgi güvenliği için aynı hızda çözümler bulunamıyor. Durkaya, bunu şu sözlerle örnekledi: 
“Dijital; elektronik haberleşmenin DNA’sında var. Sosyal medyanın yaygınlaşması ve devlet tarafından pek çok e-dönüşüm projesinin devreye girmesiyle insanlar hem özel hayatlarını hem vatandaşlık işlemlerini internet üzerinden yönetmeye başladılar. Bu dönüşüm kurumlara da bulaştı. Bugün internet trafiğini takip edip anlamlandırabilmek için hem kurumlar hem devletler ciddi yatırımlar yapıyor."
 
Yöntemlerinizi güncelleyin
İnternetin 'derin internet' olarak tanımlanan görünmeyen bir yüzü olduğunu hatırlatan Durkaya, "Bunu; farklı sunucu yöntemlerinin kullanılarak herkesin erişimine açık olmayan özel ağlarda barınan sitelerin olduğu, bildiğimiz internetten farklı bir dünya olarak tanımlayabiliriz” dedi ve şöyle devam etti:
“Savaşların bile siber dönüşümü tartışılırken, herkesin en büyük yanılgısı, verimsiz yöntemlerle siber saldırılardan korunmaya çalışmak. Kimin ne tür bir teknolojiye sahip olduğunu ve bu teknolojinin sizi zedeleyip zedelemeyeceğini bilmeniz mümkün değil. Asıl tehlike; belki de çoktan yaşanmış ancak henüz farkına varmadığınız olayla yaşanmış olabilir. Son dönemlerde sık sık gündeme gelen siber saldırıların sonuçlarını bugün yaşamaya devam ediyoruz. Yakın zamanda ifşa edildiği iddia edilen internet bilgilerinin kim tarafından ne zaman ve hangi yöntemlerle ele geçirildiği kanıtlanmadı. Bu gibi saldırıları önleyecek teknikleri, sorumluları tespit edecek altyapı ve farkındalığı oluşturmak önemli. Kurum ve kuruluşlar, ‘Dijital dönüşüm yolunda ilerlerken, bu rüzgârı arkamıza almak için neler yapmalıyız?’ sorusundan hareket etmeli. İnternetin görünmeyen yüzü olduğu unutulmamalı, 'deep web' üzerinde oluşan içerikleri de anlık olarak tespit etmek için eş zamanlı, kapsamlı ve gereksiz içeriklerden arındırılmış çözümler seçilmeli.”