Bilişim Dünyası 24 HAZİRAN 2013 / 09:18

Kanalı değiştirmek lazım!

Erol Kuseyri
Context Türkiye Ülke Müdürü

Öncelikle Kanal olgusunu kısaca açıklayalım. Benim için bilişim sektöründe kanal, perakende, toptan, aratoptan, AVM, e-ticaret ve büyük sistem bütünleştirici olmayan şirketlerdir. Bugün Türkiye’de bilişim dağıtıcılarına hemen hemen her gün müşteri olarak başvuran şirket sayısı 20’nin üzerindeyken bir o kadarı da dükkanı kapatmaktadır. Tahmini olarak da Kanal’a ait 8 bin bayi var. Kanal, diğer alanlara oranla çok daha canlı, dinamik bir yapı ve ciddi bir satın alma potansiyeli hala var.
Türkiye’de bilişim sektörü üzerine pazarlama alanlarına baktığımız zaman ise yapılacak iş modeli çok kısıtlıdır. Büyük çoğunluğunu “kutu satışı” dediğimiz bir satış modelini oluştursa da ciro kadar kârı önemseyen şirketler hizmet ve servis alanlarını tercih ettiklerini görüyoruz. İşte bu modeli uygulayanlar hem satıyor hem kâr ediyor. Sadece kutu satışını tercih eden şirketlerin hayatta kalması ise zorlaşıyor. Zincir mağazalar ve e-marketler Kanal’ı çok ciddi tehdit ediyor ve etmeye de devam edecek gibi gözüküyor. Lakin Kanal, günü yaşamaktan uzun vadeli plan yapamıyor. Zaten TÜBİSAD verilerine baktığımız zaman da ‘çözüm bekleyen konular’ başlığında 2012’de yüzde 57 ile ilk sırada yer alan ‘nitelikli iş gücü açığı’ yattığını görüyoruz. Kanal’ı değiştirmek için ciddi bir bakış açısı değişikliğine ihtiyacımız var.

Peki bunu nasıl yapacağız?
Gelişmiş ülkelerde paralel anlamda Kanal’a baktığımız zaman, onların ağırlıklı ilgi alanının son yıllarda ‘bulut bilişim’, ‘büyük veri’, ‘yazılım ve aplikasyon programları’, ‘e-ticaret’ gibi içerisinde servis ve hizmet içeren, sürekliliği olan, yaratıcı fikirleri içinde barındıran, nitelikli bir organizasyon yapılarında olduklarını görüyoruz. Bizde ise hala bu kavramlar birer muamma. Bu durum, sadece Kanal’ın değil Bilişim’in en büyük sorunlarından birini teşkil ediyor. Konunun devletin politikalarından birisi olması, bu alanlara yatırım yapanlara ekstra teşvikler getirilmesi gerekiyor. Bu konuda ciddi atılımlarda var ama maalesef yetersiz.
Elbette tüm bunların yanında Kanal’da iş yapan iş sahiplerine de çok büyük görevler düşüyor. Geleceği gören, geleceği takip eden, değer yaratan, farklı fikirler üreten, gelişmeye açık şirketlerin uzun vadeli olacaklarını ve gerçek anlamda para kazanacaklarını düşünüyorum. Kutu satışının yanında sunucu da satan ve kuran, yanında yazılımını da satan, bakım anlaşması yapan, yeni teknolojileri yakından takip edip onlara göre şirketine pozisyon aldırmaları gerekiyor.
Türkiye, Avrupa’da yaşanan ekonomi krizini iyi yönetiyor ve hala uluslararası şirketlerin cazibe merkezi konumunda. Genç ve teknolojik anlamda aç olan bu nüfusa iyi hizmet sağladığınızda neler olabileceğini yakın geçmişte 25 milyon pound’a şirketini İngiltere Veri Merkezi TelecityGroup’a satan SadeceHosting şirketinin gururla söyleyebiliriz. Burada altı çizilecek bir yer de şirketin 2005 yılında kurulmuş olduğudur. Bu gibi başarı öyküleri için aklın yolu bir...
ekuseyri@contextworld.com
ETİKETLER : Sayı:927