Bilişim Dünyası 16 ARALIK 2017 / 18:14

KOBİ’ler için e-ihracatla dünyaya açılma vakti!

Alibaba.com Türkiye; e-ihracat ve dijital dönüşüm, ihracatta verimlilik artışı ve yeni ihracatçılar ile yeni pazarlar ve ihracat menzilinde artış hedefliyor. 
 
Alibaba.com; Ekonomi Bakanlığı'nın himayesinde ve TİM’in destekleriyle Türk KOBİ’lerinin yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak, yeni ihracatçılar oluşturmak, KOBİ’lerin dijital dönüşümüne katkı sağlamak ve geleneksel ihracattan e-ihracata dönüşümü sağlamak adına bir e-ticaret projesi geliştirdi. İhracatçıya yeni pazarlar oluşturmak, dış pazarlarda sürekli artan ve sabit müşteri portföyü oluşturmak, mevcut ihracatçıların verimliliğini artırmak gibi hedefleri de olan e-ticaret projesiyle her yıl ihracat yapan ihracatçı sayısını ve ihracat menzilini artırmayı da amaçladıklarını vurgulayan Alibaba.com Türkiye Ülke Müdürü Cüneyt Erpolat’ın verdiği bilgiye göre, e-ticaret sitelerine üye olan KOBİ’lerin üyelik ücretlerinin yüzde 80’i devlet tarafından hibe ediliyor. Ayrıca, Alibaba.com’un büyük veri kaynağıyla potansiyel ürün ve ürün grubu ile bölge ve ülkelerin belirlenmesi, verimliliğin artırılması, e-ticaretin toplam ticaret içindeki payını gelişmiş ülkeler seviyesine çıkartmak da amaçlanıyor. Projeye ilginin her geçen gün artarak devam ettiği bilgisini veren Cüneyt Erpolat, “Lansmandan bu yana, katılım arttı ve bu yeni üyelerimiz, e-ticaret potansiyellerini keşfederek iş hacimlerini artırmaya başladı” bilgisini paylaştı. Cüneyt Erpolat, 2017 yılı değerlendirmesi ve 2018 yılı planlarını paylaşırken, Türkiye pazarının potansiyelini de şöyle anlattı:
 
Küresel bazda e-ticaretin geleceğine yönelik beklentileriniz neler?
 
2020 yılında toplam uluslararası e-ticaret hacminin 10 trilyon dolara ulaşması bekleniyor ve bunun yaklaşık 6.7 trilyon dolarının B2B tarafında gerçekleşmesi öngörülüyor. Dolayısıyla, yaklaşık 2 yıl içinde dünya e-ticaret hacmi ile birlikte büyüyen ekosistem üzerinde de büyük değişiklikler olmasını bekliyoruz. Bu süreç dahilinde ticaretin 'e' halinin ortadan kalkıp, artık ticaretin bizzat kendisine dönüştüğüne şahit olacağız. Bu çerçevede ülkemize çok büyük görevler düşerken, aynı zamanda da aynı büyüklükte fırsatlar ortaya çıkıyor.
 
Türkiye pazarını ve potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Türkiye’de toplam e-ticaret hacmi 2017 yılı itibariyle yaklaşık 55-57 milyar TL civarında oldu ve bu da tüm ticaretin yaklaşık yüzde 2’si demek oluyor. Öne çıkan segmentler arasında perakende, elektronik biletleme ve seyahat yer alıyor. Bu rakamın yüzde 6’ya çekilmesi halinde GSYH’ya katkısı yaklaşık 250-260 milyar dolar olacak. Bu rakamın yüzde 25’inin ihracata döndüğünü düşünürsek, 50 milyar dolarlık bir fırsat ortaya çıkıyor. Yani 5 yılın sonunda 50 milyar dolarlık bir ihracat yaratmış oluyoruz. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında yer alan 500 milyar dolarlık ihracat ve 2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklük için de dijitalleşme gerekiyor. Türkiye’de KOBİ’lerin dijitalleşme oranlarının çok düşük olduğunu görüyoruz ve bu konuda gerek eğitimlerimiz gerekse bilgilendirmelerimizle herkese ulaşmaya çalışıyoruz. Ekonomi Bakanlığı’nın himayesinde gerçekleştirdiğimiz e-ticaret projemizi, bu oranı arttırmak ve KOBİ’leri dijital dünyaya adapte etmek için bir fırsat olarak görüyoruz. Bu noktada yeni bir istihdam kapısı da açılmış oldu.
Türkiye’deki iş ortağımız E-Glober ile birlikte, bu projenin dışında uçtan uca hizmet verecek bir yapı da oluşturmayı planlıyoruz. KOBİ’nin sadece ürettiği değil, diğer bütün süreçleri içeren bir yapı oluşturuyoruz. KOBİ’lerin sermaye, ihracat yapabilme ve pazar bilgisi gibi bazı dezavantajları bulunuyor. Amacımız KOBİ’lerin dünyanın herhangi bir yerine kolaylıkla ihracat yapabilmesi ve ürünlerini ulaştırabilmesi. Hedefimiz, Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) destekleriyle hayata geçirilen e-ihracat projesi için 1 yıl içerisinde 10 bin yeni ihracatçıyı sisteme dahil edebilmek. Bu anlamda Ekonomi Bakanlığımızın da bizlere sunduğu bu katkı oldukça kıymetli. Mevcut durumda, Türkiye’de e-ticaret sektöründeki 67 bin civarındaki ihracatçı sayımızı da arttırmamız oldukça önemli.
 
Aras Kargo işbirliği ışığında, Türkiye pazarına özel ne gibi çalışmalar gündeminizde?
 
Aras Kargo ile gerçekleştirilen işbirliği, Alibaba Group için ayrı bir grup olan lojistik şirketimizle gerçekleştirildi. O işbirliği çerçevesinde Türkiye’ye ürünler çok daha hızlı ve yerel lojistik şirketiyle gelecek, yerel bir şirket takip edecek. Alibaba.com olarak ise bizler, Türkiye’de gerek öğrencilerin gerekse e-ticarete yönelmek isteyen KOBİ’lerin eğitimleriyle ilgili olarak Bahçeşehir Üniversitesi ile bir işbirliği gerçekleştireceğiz. Tüm illeri ziyaret etmeye devam ederek, e-ticaretin geleceği ve KOBİ’lerin uluslararası ticarete açılmalarıyla elde edecekleri avantajları anlatmaya ve en önemlisi, Türk KOBİ sayısını ve iş gücünü dijital dünyaya entegre etmek için yeni girişimlerimize devam edeceğiz.
 
2017 yılı gerek küresel bazda gerekse Türkiye pazarında nasıl geçti?
 
Alibaba.com Türkiye olarak yıllık yüzde 20 büyümemize devam ettik, ücretli üye sayımız son 8 ayda 3’e katlandı ve şu anda 3,5 milyonu aşan üyemiz var. 2017 yılında bizim için en önemli gelişme, Ekonomi Bakanlığı'nın himayesinde hayata geçirilen yeni e-ticaret projesi ve bu yıl başlattığımız il ziyaretlerimizdi. Bu ziyaretlerle çeşitli illerdeki odalar ve KOBİ’lerle bir araya geldik. Bu bizler ve Türk KOBİ’leri için karşılıklı çok faydalı oldu, bu ziyaretlerimize devam edeceğiz. 
 
2018 yılı hedef ve planlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
 
Türkiye’de 3,5 milyonu aşan üye sayısı ve Avrupa’nın en büyük ikinci pazarı olarak, Türk KOBİ’lerinin Alibaba.com üzerinden dış pazarlara açılarak yeni fırsatlar yaratmalarını desteklemeye devam ediyoruz. Alibaba.com’un kuruluş amacı; KOBİ’lerin uluslararası alanda iş yapmalarını kolaylaştırmak ve geliştirmek. Oldukça genç ve adaptasyon hızı yüksek bir nüfusa sahibiz. Olumsuzlukları fırsata çevirmeyi çok iyi biliyor, online kanalları kullanarak olumsuz zamanlarda daha çok çalışarak daha yüksek hacimli sonuçlar alıyoruz. Bu özelliğimiz, yerele bağlı kalmadan her koşulda uluslararası projeleri olumsuz şartlardan bağımsız sunabilmemizi sağlıyor, Ekonomi Bakanlığı himayesinde gerçekleştirdiğimiz yeni projemiz de bunun en iyi örneği. Önümüzdeki dönemlerde Türkiye’de büyümeye devam edeceğiz, uluslararası projelerimizi yerel iş ortağımızla pazara adapte edeceğiz.
  
Türkiye'de kamunun e-ticaretin gelişmesi yönünde adımlarını, bu arada bireylerin farkındalığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijital dönüşüm bu noktada oldukça önemli. Türkiye’de KOBİ’lerin dijitalleşme oranlarının çok düşük seyrettiğini gözlemliyoruz. Dijital dünyaya hızla adapte olabilmek adına biz öncelikle KOBİ’lere internet sitelerini kurmalarını öneriyoruz. Ardından Alibaba.com’a üye olan şirketlere e-ticarette nasıl başarıya ulaşabilirler, hangi adımları uygulamaları gerekiyor ve bu adımları uygularken nelere dikkat etmeleri gerekiyor, bunları anlatıyor ve sürekli eğitimler düzenliyoruz. Online ve anında soru sorup cevap alabilecekleri kanalımız 24 saat açık. Dijital artık hayatımızda ve daha da hızlanarak günlük hayatımızda ve iş yapış biçimlerimizde yer alarak iş yapış modellerimizi değiştirecek. İnsanlar her geçen gün aynı hızda bu yeni modelleri geliştirerek yeni iş kanalları açacaklar. Dijital alandaki gelişmelerin mutlaka takip edilmesini ve her gün güncellenerek değişime adapte olunmasını öneriyoruz. KOBİ’lerimizin dijital dünyayı kabullenmeleri ve bu dünyanın fırsatlarından yararlanabilmeleri için dijital dönüşüme açık olmaları gerek. Bu algı değişimi ile dijital dünyanın başta yeni iş potansiyeli yaratmak olmak üzere tüm verimlilik fırsatlarından yararlanabilirler. Bu durum, aslında zorunlu bir dönüşüm.
 

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics